Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
DOĞADAKİ EN DAYANIKLI AMBALAJ: YUMURTA




Yüce Allah canlıların soylarını devam ettirebilmeleri için onları çeşitli sistemlerle birlikte yaratmıştır. Rabbimiz, bu sistemler ile canlıyı üremenin gerçekleştiği ilk andan itibaren koruma altına alır. Nitekim memelilerde yavrular, anne karnında plasenta içinde gelişmelerini tamamlarken, diğer birçok canlı türünün yavrusu anne karnının dışındaki bir ortamda dünyaya gelir. Anne rahmi dışındaki ortamda gelişen ceninin dünyadaki dış etkilere karşı son derece savunmasız olduğu düşünülebilir. Ancak aksine bu savunmasız yavrular için yaratılmış yumurtaların, gerçekte yavrular dünyaya gelene kadar onlar için konforlu ve dayanıklı birer yuva
olduğunu biliyor muydunuz?


Canlıların her biri Yüce Allah'ın üstün yaratışının birer delili olarak mükemmel özelliklere sahiptirler. Tüm canlıların, vücutlarında var olan kompleks sistemlerden birbirlerine karşı olan fedakar davranışlarına, yavrularına olan düşkünlüklerinden aralarındaki dayanışmaya kadar sahip oldukları mükemmel sistemler bize Rabbimiz'in sonsuz ilim ve kudretini gösteren delillerdendir.
Canlıların bu üstün özelliklerini belirlemek için yapılan araştırmalara her geçen gün bir yenisi daha eklenmektedir. Canlılar öyle mükemmel bir yaratılışa sahiptir ki, bilim adamları sürekli olarak yeni türler tanımlayabilmekte veya bir canlının bambaşka bir özelliğini keşfedebilmektedirler. Bu kapsamlı çalışmaların bir kısmı, canlıların soylarını sürdürme biçimleri üzerinde yoğunlaşmaktadır. Tek hücreli canlılar ve memeliler hariç diğer bütün canlıların büyük kısmının üreme şekli yumurtlamaya dayalıdır. Yüce Rabbimiz içinde yavruların geliştiği yumurtaları çok kusursuz bir yaratılışla var etmiştir. Yumurtanın sahip olduğu bu özellikleri şimdi birlikte inceleyelim:

Yumurtanın Gözenekli Yapısı

Yumurta kabuklarının en hayati özelliklerinden biri, üzerlerinde bulunan çok küçük gözeneklerdir. Bizim gözle göremediğimiz bu mikroskobik delikler sayesinde yavru dışarıdan oksijen alarak hayatını devam ettirir. Gözeneklerin diğer önemli bir görevi de yumurta içinde oluşan su buharını dışarıya çıkarmaktır. Eğer gözenekler gereğinden küçük olsaydı yavru oksijensiz kalarak ölecekti; gereğinden daha büyük olduğunda ise, yumurtanın besin maddesi içindeki su buharlaşacak ve yumurta kuruyacak, dolayısıyla gelişmekte olan embriyo yine ölecekti. Ancak Yüce Allah kendini savunmaktan aciz olan embriyoyu yumurtanın kabuğunda var ettiği özel bir sistem ile korumaktadır.1

Hemen hemen hergün gördüğümüz tavuk yumurtasının kabuğunda, golf topu girintilerini andıran 15 bin kadar gözenek bulunur. Daha küçük bazı kuşların yumurtaları ise, ancak mikroskop altında görülebilen süngersi bir kabuğa sahiptirler. Bu girintili çıkıntılı yapılar, kuş yumurtasına büyük bir esneklik kazandırmakta ve darbelere karşı direncini artırmaktadır.


Kuluçka dönemi sırasında, yumurtadaki suyun ortalama %16'sı gözeneklerden dışarı buharlaşarak kaybolur. Biyologlar eskiden bu su kaybının, yumurta kabuğunun hava geçirebilen yapısı nedeniyle zorunlu, ama zararlı bir kayıp olduğunu düşünüyorlardı. Oysa son araştırmalar, bu su kaybının yavrunun yumurtadan çıkması için gerekli olduğunu göstermiştir.
Konunun daha da ilginç olan yönü, farklı yumurta kabuklarının su kaybetme oranlarının da, ideal olan %15-20'lik su kaybını sağlayacak şekilde ayarlanmış olmasıdır. Örneğin, dalgıç kuşu yumurtasının su kaybetme oranı, daha kuru ortamda kuluçkaya yatırılan aynı büyüklükteki bir başka yumurtadan üç kat daha fazladır.

Darbelere Karşı Dirençli Bir Yapı

Yumurta, civcivi 20 günlük kuluçka dönemi boyunca koruyacak kadar sağlam, ama dışarı çıkmasına imkan sağlayacak kadar da kırılgandır. Civcivler, yumurtalarını kırmak için kullandıkları özel bir "yumurta dişi"ne sahiptir. İlginç olan, bu özel kırıcı dişin, civciv yumurtayı kırmadan önce belirmesi ve sonra da yok olmasıdır. Civcivin yumurtadan çıkarken gagasındaki yumurta dişini kullanarak kendisine bir delik açtığı ilk aşamada, fazla oksijene ve başını oynatacak kadar bir boşluğa gereksinimi vardır. Bu gereksinimler, yumurtadaki suyun kaybedilmesi, dolayısıyla yer açılması ve bu açılan yerde daha çok oksijen bulundurulmasıyla karşılanır.



Kuş Cinsine Göre Değişen Kabuk Yaratılışı

Kabuk, gelişmekte olan yavruyu dış darbelere karşı koruyacak ve kuluçkaya yatan annenin ağırlığını kaldırabilecek kadar dayanıklı olmalıdır. Nitekim kuş yumurtalarına baktığımızda, son derece dayanaklı bir biçimde yaratıldıklarını görürüz. Allah, küçük ve büyük yumurtaları birbirinden farklı şekilde yaratmıştır. Büyük kuşların yumurtaları genellikle sert ve esnek olmayan bir yapıya sahiptirler. Daha küçük kuşların yumurtaları ise yumuşak ve esnektir.
Örneğin tavuk yumurtalarının kabukları sert ve gevrektir, ancak yuvada birbirleri üzerine yuvarlandıklarında kırılmazlar. Bu tür kabuk, aslında tüm iri yumurtalarda bulunmaktadır. Bu sağlamlık, yumurtayı saldırılardan korumaktadır. Eğer bu sert ve gevrek kabuklar küçük yumurtalarda olsaydı çok çabuk kırılırlardı. Araştırmalar, küçük yumurtalardaki kabukların gevrek değil, ama dayanıklı ve esnek olduğunu göstermektedir. Olası bir darbede esneyebilmeleri onları kırılmaktan kurtarır.
Bir kabuğun gevrek ya da esnek yapıda olması, sadece yavruyu korumak açısından değil, onun dünyaya geliş biçimi açısından da belirleyici rol oynar. Sert ve gevrek bir kabuktan çıkacak olan yavrunun, kafasını ve bacaklarını çıkarmadan önce yumurtanın basık ucunda sadece bir-iki delik açması yeterlidir. Böylece delikleri birleştiren birtakım çatlaklar oluşur ve yavru şapka biçiminde bir kapağı kaldırmakla özgürlüğüne kavuşabilir.

Yavrunun Besin Kaynağı

Yumurta tam bir paketleme harikasıdır. Gelişmekte olan civcivin gereksinim duyduğu tüm besin ve suyu sağlar. Yumurtanın sarısı, protein, yağ, vitamin ve mineraller içerirken, akı da bir su deposu işlevini görür.
Gelişmekte olan civcivin besine ve suya olduğu kadar oksijen almaya ve karbondioksiti dışarı atmaya da gereksinimi vardır. Civcivin ayrıca bir ısı kaynağına, kemiklerinin gelişmesi için kalsiyuma, suyunun korunmasına, bakterilerin bulaşmasının engellenmesine ve mekanik darbelere karşı bir koruma sistemine gereksinimi vardır. Tüm bu gereksinimleri yumurta kabuğu karşılar. Civciv, kabuk zarlarının iç yüzeyinde bulunan bol damarlı bir katman aracılığıyla oksijen alır ve karbondioksitini atar. Bunun gerçekleşmesi, erişkin hayvanlarda olduğu gibi akciğerlerle değil, kabuktaki küçük gözenekler yoluyla olur.

Protein Deposu: Yumurta Beyazı

Yumurta sadece geliştiği canlıda değil, bu canlı dışında Yüce Allahın sonsuz merhametinin göstergelerinden biri olarak insanlar için de birçok yararlı özellik taşır. Nitekim yumurtanın beyazında birçok çoklu protein bulunur ve bu proteinlerden ikisi anti bakteriyel ilaçlar ve ürünler üretmek için farmakolojik açıdan oldukça yaygın bir kullanıma sahiptir. Ayrıca yüksek protein içerdiği için yumurtanın beyazının besin olarak tüketilmesi de doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir. Ancak bu noktada özellikle belirtilmelidir ki, kalp-damar hastalıkları riskini artıran yüksek kolestrol içeriği nedeniyle, yumurtanın sarısının tüketilmemesi gerektiği günümüzde tıp dünyasında sık sık vurgulanmaktadır.
Ayrıca yumurta akından, conalbumin adında yüksek antioksidan özelliği taşıyan bir madde elde edilir. Üstelik yumurtadaki tek antioksidan madde bu değildir, phosvitin de bunlardan bir diğeridir. Bilindiği gibi antioksidanlar, vücuttaki serbest radikaller adı verilen zararlı toksik maddeleri arındıran faydalı moleküllerdir. Antioksidan ve antimikrobiyal madde taşıyıcısı üretmek için yumurtanın beyazındaki proteinlerden faydalanılır. Bunlar yiyeceklerin, ilaçların ya da kimyasal maddelerin içinde kullanmak üzere suda çözünür paketler üretmede kullanılır.

Her Şey Yavruların Korunması İçin

Tüm bu mucizevi bilgilerin yanı sıra yumurtaların hayranlık uyandıran bir özelliği daha vardır: Kamuflaj Pek çok kuşun yumurtası kamufle olmalarını sağlayacak renklerde yaratılmıştır. Her kuş türünün yumurtası yuvasının ortamına has renk ve desene sahiptir. Eğer yumurtaların kamuflaj için, yuvadan düşmemelerini sağlayacak ağırlık merkezi ve yumurta şekli arasındaki orantıyı da hesaba katarsak, kuş yumurtalarındaki yaratılışın mükemmelliği bir kez daha ortaya çıkar.
Henüz doğmamış, akıl ve muhakemeden yoksun bir canlının, kendisi için en konforlu, en uygun sıcaklıktaki ortamı oluşturamayacağı, kendi ihtiyacına en uygun besin maddelerini bilip bu ortamda üretemeyeceği, kabuğun içindeyken dışarıdaki ortamı görüp ortama göre kamufle olamayacağı ortadadır. Her canlı türünün ihtiyacına uygun olarak yaratılan yumurtaların tüm bu özellikleri, Yüce Allah'ın kusursuz yaratışının, merhametinin, aklının ve sonsuz ilminin göstergelerinden sadece bir tanesidir. Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır:
"Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır." (Hud Suresi, 6)

KAYNAKLAR:
R. McNeill Alexander, Optima for Animals, Princeton University Press, 1996.
http://animalscience.ucdavis.edu/Avian/psym983.pdf---
April Holladay, Science Correspondent, November 28, 2001
Evrim Açmazı Cilt 2, Harun Yahya
Doğadaki Tasarım, Harun Yahya
1 (R. McNeill Alexander, Optima for Animals, Princeton University Press, 1996)
2 ( April Holladay, science correspondent, November 28, 2001)



İLMİ MERCEK DERGİSİNDEN ALINTIDIR
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
KAHVALTIDA YUMURTA, VÜCUT YAĞINI YAKIYOR
Yapılan bir araştırma, kahvaltıda yumurta tüketmenin, vücut yağlarının yakılmasında önemli rol oynadığını ortaya koydu.

İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Boyacıoğlu, yaptığı açıklamada, besinler içerisinde en kaliteli proteine sahip gıdanın yumurta olduğunu söyledi.



Yumurta proteinin, dışarıdan alınması gerekli olan 'elzem amino asitleri' yeterli ve dengeli miktarda içerdiğini vurgulayan Prof. Dr. Boyacıoğlu, yumurtanın sağlıklı yaşam açısından gerekli A, D, E ve B grubu vitaminleri başta olmak üzere birçok vitamini önemli oranda içerdiğini bildirdi.

Prof. Dr. Boyacıoğlu, protein, vitamin ve mineral açısından oldukça zengin olan yumurtanın, özellikle çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Kolin içeren yumurta, beynin gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Yumurtanın faydaları saymakla bitmez. Yumurta konusunda dünyanın farklı ülkelerindeki üniversitelerde çeşitli araştırmalar yapılıyor. ABD'de bir üniversitede yapılan araştırmada, kahvaltıda yumurta yemenin vücut yağının kaybedilmesinde etkili olduğu belirlendi. Yağsız kas kitlesinin korunmasına yardımcı olan 'lösin' amino asidinin zengin bir kaynağı olan yumurta, vücut yağının yakılmasında önemli rol oynuyor.''

Üniversitede 10 hafta süreli yapılan araştırmada, kahvaltıda yumurta, düşük yağlı süt ürünleri ve yağsız et gibi 'lösin' amino asidince zengin protein tüketen kişilerin, kahvaltılarında karbonhidratça zengin bir diyetle beslenen kişilere kıyasla iki kat daha fazla yağ kaybettiklerinin belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Boyacıoğlu, böylece yumurtanın farklı bir faydasının daha tespit edildiğini sözlerine ekledi.


tv.8.com
 
Üst Alt