Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Ahmet Levent

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
16 Ağu 2008
Mesajlar
29
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Ankara
Takım
Fenerbahçe
MERHABA !!..
Güle, gülşene...
Cana, Cana...
Yare, yarene...
MERHABA !!..
Sevgiye, sevgililere...
Dosta, dostluğa....
Acıya, acı çekene...
Hastaya, emeğe, emekçiye...
Alın terine...
MERHABA !!...
Güne, güneşe...
Aya, yıldıza...
Gökyüzüne, yeryüzüne...
İnsana, eşyaya...
MERHABA !!!...
Yaratılanı yaratandan dolayı seviyoruz...
Tüm dostlara, can kardeşlere MERHABA !!...

Yıllar öncesinde, bir radyo programında, sunucu, programını yukarıdaki sözlerle açıyordu…. O zamanlar çok hoşuma gitmişti….
Bugün de ben açılışı böyle yapayım istedim…..

YENİDEN MERHABALAR EFENDİM !....

Notlarımı karıştırırken Ahmet Turan Alkan'dan okuduğum bir hikaye (bir fabl) önüme çıkageldi…. Ancak ne zaman bu hikayeyi okusam aklıma hemen köyümdeki bir Pir-i fani gelir…. Dar-ı Bekaya intikal etmiş olan bu muhterem zata Allahtan rahmet diliyorum…. Mekanı cennet olsun İnşaallah…. Ve sizlerden de bir Fatiha istirham ediyorum….

Ufak-tefek bu nur yüzlü pir-i fani; sohbet ederken gözlerini karşısındakinin gözlerine diker ve işaret parmağını birkaç kez sallayarak arada bir şöyle derdi:

“DOĞRU, ALLAH’A GİDER !!!...”

Söyleyişi hala gözümün önündedir….

Şimdi dönelim hikayemize….

Günün birinde hayvanlar bir araya gelerek aralarındaki hır-gürü sona erdirmek maksadıyla yeni bir kanun yapmaya karar vermişler. Demişler ki, "Bundan böyle hiçbir hayvan bir diğerine 'Sana inanmıyorum; yalan söylüyorsun!' demeyecek ve bu suçu işleyen öldürülecek."
Her hayvan kendi lisanınca ses çıkararak bu ahdi bozmayacağına ve itaat edeceğine söz vermiş.
Bir zaman sonra hayvanlar büyük bir ağacın gölgesi altında sohbet ediyorlarmış. Söz kıtlığından bunalan kaplan esneyerek söze başlamış: "Biliyor musunuz dostlar; geçenlerde yukarı doğru sıçradım. O kadar yükseğe eriştim ki, pençelerimle gökyüzüne dokundum!"
Bütün hayvanlar birbirlerinin yüzüne bakmışlar. Kimsede çıt yok tabii. Kaplan, ortalığı kaplayan manidar sükuneti tasvip manasında kabul ederek öğünmesini sürdürmüş.
- Evet, o kadar yükseğe sıçradım, o kadar yukarılara yükseldim ki gökyüzünü pençelerimle yırttım ve sonra tekrar yere indim.
Yeni bir sessizlik dalgası içinde bütün hayvanat bir kere daha birbirini kolaçan etmeye başlamış, lakin yine kimsede çıt yok. Kaplan bu insafsız palavranın hoşnutluğuyla gerinirken arkalardan zayıf bir ses yükselmiş,
- Sana inanmıyorum; yalan söylüyorsun!...
Ortalığı aniden bir ölüm sessizliği bürümüş. Kaplumbağa buruşuk kafasını iki yana sallayarak sözlerine devam etmiş:
- Hiçbir hayvan o kadar yükseğe çıkamaz; hatta kuşlar bile. Kaplan yalan söylüyor; ona inanmıyorum! …
Kaplan, "Ne diyor bu be!" makamında homurdanarak doğrulmuş,
- Yanlış duymadım değil mi, beni yalanlamaya kalkıştın ve sana inanmıyorum dedin?...
Kaplumbağa hırstan titreyen bir sesle sözünü ikrar etmiş:
- Doğru duydun, sana inanmıyorum ve yeni kanun gereği başıma geleceği de biliyorum!..
Gizlice tasvip etseler de diğer hayvanlar, kaplumbağanın itirazını en azından "formel" açıdan bir müddet önce oybirliği ile kabul ettikleri yeni kanuna aykırı bulduklarını belirtmişler. Kısa bir görüşmeden sonra "infaz"ın ilginç bir tarzda icrasına karar verilmiş. Kaplumbağa, ormanın ucundaki bir uçuruma götürülecek ve oradan fırlatılacakmış.
Kaplumbağanın hızıyla oraya ulaşmaları günler boyu süreceğinden onu zürafanın başına yerleştirmişler ve hep birlikte infaz mahalline doğru yürüyüşe geçmişler. Derken karşılarına bir nehir çıkmış; nehrin üstünde iri bir ağaç gövdesinden ibaret bir köprü varmış. Sırayla geçmeye başlamışlar. Zürafa tam köprünün ortasında iken kaplumbağa var gücüyle çığlık atmış:
- İmdat!... Kurtarın beni, nehirden sıçrayan bir balık beni fena halde ısırıyor, imdat! ..
Bütün hayvanat birbirine bakmış, lakin kaplumbağa feryatta berdevam...
- Can kurtaran yok mu, bir balık beni ısırıyor, imdat!...
Hayvanlar hep bir ağızdan:
- Sana inanmıyoruz; yalan söylüyorsun; hiçbir balık o kadar yükseğe sıçrayamaz ve velev ki sana erişse bile o kalın kabuğunu ısıramaz. Üstelik biz ortada balık filan görmüyoruz. Gerçek şu ki sen yalan söylüyorsun!…
Sözlerini tamamlar tamamlamaz ortalığı yeniden derin bir sessizlik kaplamış…
Kaplumbağa demiş ki:
- Galiba anlıyorsunuz, benimle birlikte hepinizin ölmesi gerekiyor!…
- .........!
Zürafa boynunu sessizce yere uzatmış. Kaplumbağa yere inmiş ve bütün hayvanlar sessizce evlerinin yolunu tutmuşlar…
……………..
Ne demişti bizim nur yüzlü Pir-i fani ?....
“DOĞRU, ALLAH’A GİDER !!!...”
Evet, hem de her zaman….

ALLAH’a GİDEN DOĞRULARDAN OLMAMIZ DİLEĞİ İLE….
AŞKINIZ CEMAL, CEMALİNİZ NUR, NURUNUZ AYN OLSUN !…
Dr. Ahmet Levent, 19.10.2008, Ankara
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Yeniden hosgelmissiniz sizi ve güzel yazilarinizi yeniden görmek cok güzel
Yüreginize kaleminize saglik anlamli bir yazi devaminin daim olmasi duasiyla
Cenab-i Hak razi olsun herdaim
Selam ve Dualarimla......
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
:alkis:Rabbim razı olsun çok manalı bir paylaşımdı ömrünüze bereket..
 

nurnesli

Hayat üç noktadan ibaret...
 
Üyelik Tarihi
15 Ağu 2008
Mesajlar
3,752
Aldığı Beğeniler
124
Konum
gönül ikliminden...
Allah razı olsun yine çok güzel ve anlamlı bir paylaşım inşallah devamının daim olması duasıyla
 

Fahl_

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Haz 2011
Mesajlar
1,821
Aldığı Beğeniler
30
Konum
Antalya
Takım
Beşiktaş
Ne demişti bizim nur yüzlü Pir-i fani ?....
“DOĞRU, ALLAH’A GİDER !!!...”
Evet, hem de her zaman….


Allah razı olsun..

Yüreğinize sağlık..

Manidar hisselerde hayata dair bir bakış açısı daha kazanabilmek dileğiyle..
 
Üst Alt