- Üyelik Tarihi
- 30 Eki 2007
- Mesajlar
- 872
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Diğer
Dokuzuncu Kapi...
Ah ne bilirdim, ne bilirdim! Caddeler uzayip gidecekti ne bilirdim. Bilmezdim dü$tügüm yollar bu kadar uzundur. Bilemezdim cetin engellerle donatilmi$ oldugunu. Hazirliksiz yakalandim yolun karma$asina. Karanlikti. Ve ben yoldaydim, kimseler kalmami$ti kervanimda. Ben yapayalniz... Agir aksak adimlarla gidiyordum. Bulutlar bile inlerine cekilmi$ti. Hesaba katamadim ayin bu gece dogmayacagini; kurtlarin ulumaktan vazgecip, daglara cikacagini. Agaclar bile kimildamiyordu cilginca esen rüzgara ragmen. Sessizligin ihti$ami sarilmi$ti yollarin kanatlarina. Kimsesizlik ses veriyordu cana. Ayya$lar dola$irdı ya hani; evsiz barksiz ayya$lar, onlar bile yoktu sokakta. Kaldirim kenarlarinda yoktular. Dalginligimla, sükunetin getirdigi korkusuzluktan miydi bilmem ama güvenle dolu bir $ekilde yürüyordum. Bu, gecenin pürüzsüz siyah gelinligi bana bir kötülük yapmaz diyordum. Caddeler habire ikiye ayriliyordu oysa ve fakat hic sonlanmiyordu. Sonsuz caddelerde yürüyordum. Caddelerin sonsuzlugunda dalgalaniyordum.
Ikiye ayrilan caddelerin sag tarafima dü$enini tercih ettim her defasinda. Sag; güvenin, huzurun, insancilligin sembolü sag tarafa yöneliyordum $uurumun etkisi di$inda. Ayaklarim beni o tarafa götürüyor, önümden giden hayalim beni o yöne cagiriyordu. Ilerliyordum, nereye ilerledigimi bilemeden. Kivrimlari, keskin dönemecleri olmayan, gerilmi$ ok gibi dümdüz bir yoldu ilerledigim. Gidiyordum ruhumun derinlerden fisildayip, beni bir yerden cagirdiklari telkinine dikkat kesilerek. Teslimdim ruhuma, sükunete, geceye, yola, yolun sonunda bekleyene.
Yolun tek aydin oldugu, kücük bir noktada kapilar beliriverdi önümde. Sekiz kapi. Altindan, elmastan, zümrütten daha güzel süslerle tezyin edilmi$ sekiz ihti$amlı kapi. Her biri beni cagiriyordu. Gözlerim, elin hic degmedigi dokuzuncu kapiyi ariyordu.
Burak Cem
Ah ne bilirdim, ne bilirdim! Caddeler uzayip gidecekti ne bilirdim. Bilmezdim dü$tügüm yollar bu kadar uzundur. Bilemezdim cetin engellerle donatilmi$ oldugunu. Hazirliksiz yakalandim yolun karma$asina. Karanlikti. Ve ben yoldaydim, kimseler kalmami$ti kervanimda. Ben yapayalniz... Agir aksak adimlarla gidiyordum. Bulutlar bile inlerine cekilmi$ti. Hesaba katamadim ayin bu gece dogmayacagini; kurtlarin ulumaktan vazgecip, daglara cikacagini. Agaclar bile kimildamiyordu cilginca esen rüzgara ragmen. Sessizligin ihti$ami sarilmi$ti yollarin kanatlarina. Kimsesizlik ses veriyordu cana. Ayya$lar dola$irdı ya hani; evsiz barksiz ayya$lar, onlar bile yoktu sokakta. Kaldirim kenarlarinda yoktular. Dalginligimla, sükunetin getirdigi korkusuzluktan miydi bilmem ama güvenle dolu bir $ekilde yürüyordum. Bu, gecenin pürüzsüz siyah gelinligi bana bir kötülük yapmaz diyordum. Caddeler habire ikiye ayriliyordu oysa ve fakat hic sonlanmiyordu. Sonsuz caddelerde yürüyordum. Caddelerin sonsuzlugunda dalgalaniyordum.
Ikiye ayrilan caddelerin sag tarafima dü$enini tercih ettim her defasinda. Sag; güvenin, huzurun, insancilligin sembolü sag tarafa yöneliyordum $uurumun etkisi di$inda. Ayaklarim beni o tarafa götürüyor, önümden giden hayalim beni o yöne cagiriyordu. Ilerliyordum, nereye ilerledigimi bilemeden. Kivrimlari, keskin dönemecleri olmayan, gerilmi$ ok gibi dümdüz bir yoldu ilerledigim. Gidiyordum ruhumun derinlerden fisildayip, beni bir yerden cagirdiklari telkinine dikkat kesilerek. Teslimdim ruhuma, sükunete, geceye, yola, yolun sonunda bekleyene.
Yolun tek aydin oldugu, kücük bir noktada kapilar beliriverdi önümde. Sekiz kapi. Altindan, elmastan, zümrütten daha güzel süslerle tezyin edilmi$ sekiz ihti$amlı kapi. Her biri beni cagiriyordu. Gözlerim, elin hic degmedigi dokuzuncu kapiyi ariyordu.
Burak Cem