- Üyelik Tarihi
- 24 Ağu 2008
- Mesajlar
- 76
- Aldığı Beğeniler
- 0
- Konum
- SEVGİNİN DOĞDUĞU YER
- Takım
- Galatasaray
Yar’e ulaşmak istersen
(Dilimizle olsun istiyoruz, Allah gönlümüze indirsin inşaallah)
Yar’e ulaşmak istersen;
- Elden, Hayırdan başkasından gönül çekmelisin.
Huzura ermek dilersen;
- Çileleri sevmelisin.
- Aradaki engelleri (neyse ne) bir bir aşıp geçmelisin.
(Koyduk hedefe zamanın ğavsını diyelim, O da buyuruyor aramızda engeller var, engelleri bir bir aşıp geçmelisin.)
- Yolda döktüğün terleri cana minnet bilmelisin.
(Biraz yoruldun ya, cana minnet bil diyor o yorgunluğu, o yola giderken)
- Canı getirip Canan’a “Buyur” diye vermelisin.
- O kalpcağızını, Reddetmesin diye sana, göz yaşları dökmelisin.
(Diyelim ki, götürdün şunu yapardım, şunu yaptım, al gönlüm, al malım, al vaktim. Allah için bir şey yaptın diyelim. Bundan diyor arkadan şımarmamak için, Ebû Bekir efendimizin ahlakına bürüneceksin, bana reddedilmesin, aman kabul edilsin diye şu tarafta ağlayacaksın. Hedefe koydun çünkü, aşığı koydun. Aşık diyor dava gütmeyeceksin. )
- Nazla kapısın kapasa (bu kadar hizmet etmişsin, can, mal. O da tuttu kapısını kapattı. Yüzüne! Bazen garip kaldığını hissedersin. )
- Nazla kapısın kapasa, “Hakkı Vardır” demelisin.
(Yav benim gibi adama böyle yapılır mı diyeceğine, Benim nefsim zaten bunu çoktaaan hak etmişti de, geç bile kalmış de)
- Nazla kapısın kapasa, “Hakkı Vardır” demelisin. (Zulüm etti değil)
- Seni bin kere kovsa da, dönüp yine gelmelisin.
(Başka bi yere gitmeyeceksin, mağsus kovar, benim mi benim değil mi, bi sebeple seni şöyle biraz itiyo gibi olur. KAÇMA! Dön bi daha gel. Bi kere daha seni yoklar, nesin diye, kovar gibi yapar, Dön bi daha gel diyor sen hep buraya gel. )
(O bin kerenin sonun da bir kapı açılsa dünyana ahiretine bedel olur.)
- Ne kadar hizmete koşsan, kendin aciz görmelisin.
- Taktir yahut tenkit alsan, susup boyun bükmelisin.
(‘Bu kadar vakıf hizmetinde koştum adam bana selam vermiyor’ diyor. Amelini korumak için yüzler ekşitiyor biliyor musunuz. Sen Alemleri Rabbinin rızası için yap diye, yapmadıysan tövbe et diye. İnsanlar için ne adım attıysan insanlar sana düşman ediliyor. Önce çay içerdiniz sohbet ederdiniz. Başta, kucakta gezerdin, şimdi çiğniyorlar. Niye çiğniyorlar biliyor musun ? İhlasını bul diye. Rabbinden başkası için amel etme diye. Seni tenkit te ederler şımarma, kokma. Övdüler şişirdiler hiç aldırma. Sen dön de Rabbinle hukukunu güzelleştirmeye bak. )
- Taktir yahut tenkit alsan, susup boyun bükmelisin.
- Aşkın kanunu böyledir. Usulünce gitmelisin.
- Yar derse canını getir. O an bayram etmelisin.
- Dosttan gayri her güzelden, kalp bağını kesmelisin.
- Nasibin varsa ezelden, kavuşursun bilmelisin. ‘diyor’
Allah ezelde nasibi olanlardan eylesin. Ve nasibimizi bol eylesin çok eylesin….
(AMİN)
(Dilimizle olsun istiyoruz, Allah gönlümüze indirsin inşaallah)
Yar’e ulaşmak istersen;
- Elden, Hayırdan başkasından gönül çekmelisin.
Huzura ermek dilersen;
- Çileleri sevmelisin.
- Aradaki engelleri (neyse ne) bir bir aşıp geçmelisin.
(Koyduk hedefe zamanın ğavsını diyelim, O da buyuruyor aramızda engeller var, engelleri bir bir aşıp geçmelisin.)
- Yolda döktüğün terleri cana minnet bilmelisin.
(Biraz yoruldun ya, cana minnet bil diyor o yorgunluğu, o yola giderken)
- Canı getirip Canan’a “Buyur” diye vermelisin.
- O kalpcağızını, Reddetmesin diye sana, göz yaşları dökmelisin.
(Diyelim ki, götürdün şunu yapardım, şunu yaptım, al gönlüm, al malım, al vaktim. Allah için bir şey yaptın diyelim. Bundan diyor arkadan şımarmamak için, Ebû Bekir efendimizin ahlakına bürüneceksin, bana reddedilmesin, aman kabul edilsin diye şu tarafta ağlayacaksın. Hedefe koydun çünkü, aşığı koydun. Aşık diyor dava gütmeyeceksin. )
- Nazla kapısın kapasa (bu kadar hizmet etmişsin, can, mal. O da tuttu kapısını kapattı. Yüzüne! Bazen garip kaldığını hissedersin. )
- Nazla kapısın kapasa, “Hakkı Vardır” demelisin.
(Yav benim gibi adama böyle yapılır mı diyeceğine, Benim nefsim zaten bunu çoktaaan hak etmişti de, geç bile kalmış de)
- Nazla kapısın kapasa, “Hakkı Vardır” demelisin. (Zulüm etti değil)
- Seni bin kere kovsa da, dönüp yine gelmelisin.
(Başka bi yere gitmeyeceksin, mağsus kovar, benim mi benim değil mi, bi sebeple seni şöyle biraz itiyo gibi olur. KAÇMA! Dön bi daha gel. Bi kere daha seni yoklar, nesin diye, kovar gibi yapar, Dön bi daha gel diyor sen hep buraya gel. )
(O bin kerenin sonun da bir kapı açılsa dünyana ahiretine bedel olur.)
- Ne kadar hizmete koşsan, kendin aciz görmelisin.
- Taktir yahut tenkit alsan, susup boyun bükmelisin.
(‘Bu kadar vakıf hizmetinde koştum adam bana selam vermiyor’ diyor. Amelini korumak için yüzler ekşitiyor biliyor musunuz. Sen Alemleri Rabbinin rızası için yap diye, yapmadıysan tövbe et diye. İnsanlar için ne adım attıysan insanlar sana düşman ediliyor. Önce çay içerdiniz sohbet ederdiniz. Başta, kucakta gezerdin, şimdi çiğniyorlar. Niye çiğniyorlar biliyor musun ? İhlasını bul diye. Rabbinden başkası için amel etme diye. Seni tenkit te ederler şımarma, kokma. Övdüler şişirdiler hiç aldırma. Sen dön de Rabbinle hukukunu güzelleştirmeye bak. )
- Taktir yahut tenkit alsan, susup boyun bükmelisin.
- Aşkın kanunu böyledir. Usulünce gitmelisin.
- Yar derse canını getir. O an bayram etmelisin.
- Dosttan gayri her güzelden, kalp bağını kesmelisin.
- Nasibin varsa ezelden, kavuşursun bilmelisin. ‘diyor’
Allah ezelde nasibi olanlardan eylesin. Ve nasibimizi bol eylesin çok eylesin….
(AMİN)