Yine yangınlardayım
Yine yalnızlarda
Heryer kapkara
ruhum çıkmazlarda
Bekliyorum ufukta
Umutsuz bir kıvılcım
Sönmüş göklerde
Mutlu yıldızlarım
Do mayacak güneşim
Biliyorum artık
Karanlık son kapına
Kahroluşum yakın
İşte böyle dostum.Yaşayıp gidiyoruz an ve an.İşler güçler bahsetti im gibi. Dün gece geçmişi andık foto rafınla. Güldüm bazen bazende hüzünlendim.sen hep baktın öylece hiç kımıldamadan. hatta gondoldaki halimize bile gülmedin.oysa hep gülerdin hatırladı ımızda.pek dışarı çıkmıyorum artık, konuşmuyorumda.sadece masadaki foto rafınla laflıyoruz arada bir.aşık olmayı denedim en son. belki yüre imdeki boşlu u doldurur diye.fakat nafile, uçurumları çakıl taşıyla doldurmaya çalışmışım me er.geceleri uyumak istemiyorum.elimde eski resilmer hani çektirmiştik ya.birkaç damla yaş düşüyor üzerlerine silmiyorum artık sanki hayat veriyorlar, canlanıveriyor hatıralar geçmişin tozlu sayfalarında.ılık bir meltem esiyor sonra, eskilerden beyaz bir güvercin minicik bir haıra bırakıyor ellerime.Tozlu kırık fakat canlı ve yüre imde.geçmişin yüre inde do uyor hatıralar daha dün gibi, tüm görkemiyle. gecenin merhaba ddi i yıldızlardan önce, geceye merhaba diten aşkın yıldızı venüs misali uzatıyorum elimi bir an fakat nafile erişemiyorum. bir nefes önümdeyken hatıralar birden mavi bir lotus oluyor. kutsal, uçurumlarda, ulaşılmazlarda açan.öylesine zarif, öylesine güzel, öylesine göz kamaştırıcı fakat bir okadar erişilmez ve ne yazıkki batıyor gece tüm aydınlı ıyla ve güneş do uyor tüm karanl ıyla.lanet okuyorum yine ayrıldı ımız günün üzerine, bir gün daha ekleyen kara güneşe.sonbaharı sever oldum son yıllarda, diriltiyor sanki baharın heryıl öldürdü ü beyaz ölümü...
Yine yalnızlarda
Heryer kapkara
ruhum çıkmazlarda
Bekliyorum ufukta
Umutsuz bir kıvılcım
Sönmüş göklerde
Mutlu yıldızlarım
Do mayacak güneşim
Biliyorum artık
Karanlık son kapına
Kahroluşum yakın
İşte böyle dostum.Yaşayıp gidiyoruz an ve an.İşler güçler bahsetti im gibi. Dün gece geçmişi andık foto rafınla. Güldüm bazen bazende hüzünlendim.sen hep baktın öylece hiç kımıldamadan. hatta gondoldaki halimize bile gülmedin.oysa hep gülerdin hatırladı ımızda.pek dışarı çıkmıyorum artık, konuşmuyorumda.sadece masadaki foto rafınla laflıyoruz arada bir.aşık olmayı denedim en son. belki yüre imdeki boşlu u doldurur diye.fakat nafile, uçurumları çakıl taşıyla doldurmaya çalışmışım me er.geceleri uyumak istemiyorum.elimde eski resilmer hani çektirmiştik ya.birkaç damla yaş düşüyor üzerlerine silmiyorum artık sanki hayat veriyorlar, canlanıveriyor hatıralar geçmişin tozlu sayfalarında.ılık bir meltem esiyor sonra, eskilerden beyaz bir güvercin minicik bir haıra bırakıyor ellerime.Tozlu kırık fakat canlı ve yüre imde.geçmişin yüre inde do uyor hatıralar daha dün gibi, tüm görkemiyle. gecenin merhaba ddi i yıldızlardan önce, geceye merhaba diten aşkın yıldızı venüs misali uzatıyorum elimi bir an fakat nafile erişemiyorum. bir nefes önümdeyken hatıralar birden mavi bir lotus oluyor. kutsal, uçurumlarda, ulaşılmazlarda açan.öylesine zarif, öylesine güzel, öylesine göz kamaştırıcı fakat bir okadar erişilmez ve ne yazıkki batıyor gece tüm aydınlı ıyla ve güneş do uyor tüm karanl ıyla.lanet okuyorum yine ayrıldı ımız günün üzerine, bir gün daha ekleyen kara güneşe.sonbaharı sever oldum son yıllarda, diriltiyor sanki baharın heryıl öldürdü ü beyaz ölümü...
