Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
b-51882-dost.jpg


Seveceksen öylece sev.
Ne kusursuz insan ara ne de insanda kusur.
Birincisini zaten bulamazsın ikincisinde ise bulduğun her kusur öğrendiğin her ayıp sahibini değil seni çirkinleştirir. Her ikisi de seni mutsuz eder. Birincisini bulamadığın için ikincisini ise bulduğun için mutsuz olursun...
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
--------------------------------------------------------------------------------

Bir gün New-York´ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. Gruptan biri, Kızılderili´dir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek cırcır böceğini ar...amaya baslar.

Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder. Aralarından bir tanesi inanmasa da, onunla aramaya devam eder.

Kızılderili, yolun karsı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır böceği bulurlar. Arkadaşı, Kızılderili´ye: "Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar.

Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini takip etmesini söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar. Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder.

Kızılderili, arkadaşına dönerek: "Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin." der.
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Televizyon arıza yapmış, tamirci gelip TV nin arkasını açmış ki bir sürü ekmek kırıntısı...Tabi kimin yaptığını hemen anlamışlar.
Evin dört yaşındaki yaramaz kızı. Bu hangi ailemizde gerçekleşirse gerçekleşsin ilk göstereceğimiz tepki genellikle öfkeli bir davranıştır. Tamircinin yanında bağırır, çağırırız.
Fakat anne öyle yapmamış, çocuğuyla konuşmayı denemiş ve ekmek kırıntılarını neden oraya attığını öğrendiklerinden sonra hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Çocuk ekranda Afrika daki aç çocukları gördükçe mutfaktan ekmek alıp TV nin açık bulduğu tek yerinden, arkasındaki ızgaralardan açlık çeken kardeşlerine ulaşması için içeri atıyormuş...
 

*zehra*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2009
Mesajlar
2,258
Aldığı Beğeniler
38
Takım
Diğer
her birimiz bu şekilde düşünsek açlık sınırı belkide yok denilecek kadar az olur bu zihniyet düzelmediği müdetçe böylede sürüp gider rabbim düşünenlerden eylesin en azından çocuk kadar:(
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Tevazu...
Bir adam kötü yoldan para kazanip bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektas Veli'nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister. > > O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektas Veli'ye anlatır ve Hacı Bektas Veli : - ' Helal değildir '
diye bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve ayni durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana ise ; bu hediyeyi kabul eder. Adam ayni şeyi Hacı Bektas Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.
Mevlana söyle der: - Biz bir karga isek Hacı Bektas Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektas dergâhı'na gider ve Hacı Bektas Veli'ye, Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektas Veli'ye sorar.
Hacı Bektas da söyle der: - Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir." > >
Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen insanlar olmamız dileğiyle..
__________________
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
EyvAllah kardesim paylasim icin tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla........
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
İnsan biraz çocuk olmalı, bir balon gördüğünde istiyorum diye tutturup ağlayabilmeli.
İnsanın bir annesi olmalı eteğini çekiştirebileceği...
İnsan yolda yürürken biraz da etrafına bakmalı değişik hayatları görmek için.
İnsan heyecan duymalı yeni günün getirdiği ışıklar için.
İnsan sinirlenmeli, kavga etmeli inandığı değerler için.
İnsan arada aşık olmalı sonunda acı olduğunu bilerek...
İnsan bazen de sarhoş olmalı, bir türkü tutturup sokakları arşınlamalı.
İnsan efkarlanmalı tabi biraz da; belki hiç olmayacak şeylere sırf efkar olsun diye...
İnsan ara ara kocaman olmalı dünyalar kadar; herkesi kucaklamalı.
İnsan bazen kendi olmalı bazen herkesten bir parça...
İnsan bazen de aptal olmalı inanmak istediği şeylere inanmalı.
İnsan gerçek olmalı rüya görebilmek için.
İnsan ölmeli zamanı gelince; ama zamanı gelince...
__________________
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
cocuk-fakir.jpg
--------------------------------------------------------------------------------

Yağmurlu ve soğuk bir kış günü, yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı.

"Eski gazeteniz var mı, bayan?"

Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi.

"İçeri girin de size kakao yapayım." dedim.

Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri.

Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum.

Oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu.

Erkek çocuğu bana döndü ve

"Bayan, siz zengin misiniz?" diye sordu.

"Zengin mi? Yo hayır!" diye cevaplarken çocuğu, gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve

"Sizin fincanlarınız ve fincan tabaklarınız takım." dedi.

Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu. Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa.

Teşekkür bile etmemişlerdi, ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte birşey yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı.

Pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler.

Başımızı sokacak evimiz vardı.

Bir eşim vardı ve eşimin de bir işi, bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi uyum içindeydi.

Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim.

Çocukların sandaletlerinin çamur izleri halının üzerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu.​
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Hayatta zor i$ler, kolay işler var,
Bunları ayıran insan olmak zor...

Bilgiçlik taslamak, konuşmak kolay,
Az ve öz konuşup susan olmak zor...

Akıl vermek kolay, iş bozmak kolay,
Bozuğu onaran insan olmak zor...

Niyet etmek kolay, başlamak kolay,
Bir işi bitiren insan olmak zor...
...
Almak kolay, benlik, bencillik kolay,
Alan insan değil, veren olmak zor...
...
Merak kolay, olay seyretmek kolay,
Bakan insan değil, gören olmak zor...


Kazanç kolay, servet, zenginlik kolay,
Vicdanlı, namuslu patron olmak zor...
..
Açları kandırmak, azdırmak kolay,
Açları doyuran insan olmak zor...
...
Seçilmek, yükselmek, baş olmak kolay,
Sahtekar baskıyı kıran olmak zor...
...Hile, yalan, riya, kalleşlik kolay,
Doğru olmak, içten insan olmak zor...
...
Nefse uymak kolay, hırslanmak kolay,
Nefsini, hırsını yenen olmak zor...
...
Yuva kurmak, evlenmek kolay,
Yuvada huzura eren olmak zor...
...
Hayat kolay, doğmak, yaşlanmak kolay,
insanca yaşlanmak, insan olmak zor...
__________________
Hiç ama hiç kimse göründüğü kadar masum değildir. Muhakkak vardır içinde biryerlerde bir takım saklanan ve gün yüzüne çıkmayı bekleyenler...


Rabbim; Yüreğime Yüreğiyle Geleni Nasip Et...
 

Kemahlı

Yasaklı Üye
Yasaklı
Üyelik Tarihi
17 Nis 2011
Mesajlar
629
Aldığı Beğeniler
7
Konum
BeylerBeyi
Takım
Galatasaray
ALLAH razı olsun KARDEŞ

zevk ile okdum hepsini

emeğine sağlık..
 
Üst Alt