Biri vardı bir yüreği güzelll...
dostlara hayran biri
bir gece derinmi derin
bir tefekkur kapladi onu
cok hallere girdi
halden hale girdii
cok seyin hesabini yapmaya basladii
bir gecee
gecenin karanliginda uyandi
kalkti hemen
pencereyi acti
oluleri dirilten ve herseye
gucu yeten Allahi her turlu eksikliklerden tenzih ederim dedi
abdest aldi
biraz oyle kaldi
seccadeye yoneldi
serdi seccadesini
oturdu
salavat getirdii
ellerini mevlasina kaldirdi
boyun buktu yalvardi
birkac damla gozyasi doktu
icini tesbihine dokmeye basladi
sanki tesbih tanelerini icine doldurdu
da gonlu tesbih oldu
elini semanin ucsusz bucaksiz
derinliklerine kaldirdi
heybesini doldurduu
tevbe ve istigfarda bulundu
ve derken
butun zerreleri buna dahil oldu
estagfurullah el azim
sen ne kadar yuceler yucesisin
senin magfiretini dilerim
derken kendisi kuculdu
kuculdu kuculdu
eridi kayboldu
sonra sanki huzura alindi
sanki cennet bahcelerinde salindi
o ani ne muthis bir andi
Allahim ozledim derken
gozlerinden yaslar bosaliyordu
ve dili tesbihte
hicbir ilah yoktur
sadece apacik bir hak ve her seyin sahibi olan
Allah cc vardir
cumlesini tamamliyamadi
agladi agladi agladi
vaadine sadik Resulaallah guvenilir resulaallah
dedi ferahlamisti o an
kainatin efendisini hatirlamisti
sanki o an resulu ekrem efendimiz
s.a.v yaninda idi
salavata basladi dili tatlanmisti
salavatlar katlandi katlndi katlandi
katlandikcada o kanatlaniyordu
salat ve selam sana olsun ya muhammed diyordu
ey yuce rabbim seyyidmiz efendimiz
muhammede onun ailesine
ashabina salat ve selam olsun diyordu
efendimizi goruyormus gibi gozunde canlandirdi
ayaklari yerden kesilmiti o an sanki
bambaska bir alemde idi
sanki efendimizin kalbine girmistii
orada kendini gorduu
sureler okuyup allahin habibine hediye ediyordu
sonra gecenin derinliginde
olumun sohukluhunu dusundu
tefekkuru mevt dedi
ici titredi sanki sur uflendi
oldu de dirildi
telkin verildi kefen bicildi sala soylendi
azraili gorduu
sanki yakin tanidigiymis gibi
bir sicaklik hissettii
mezara girdi
hic kimsenin olmadigi yanlizlar ve garibler mekani burasi
elhamdulillah imani vardi
bunun en buyuk kar oldugunu bilsede
onu bir korku sardii sarmaya basladii
Allahin izni ile amelleri ona arkadas olacakti
mahsere cikti mizana bakti
dizleri titredii cehennemin kukredigi duydu
rabbinin huzunda durdu
ve ona sual olundu
ne getirdin
yutkundu yutkundu gariblik diyebildi sadece
o gun Allah muminleri rahmetine alacak elbet
ama rahmeti gibi azabida cok cetindi
mucrimler kacacak yer arayacak
her yer daralacak
oda endise icerisinde
allah resulunu aradi durdu gozleri
mahser meydaninda kosustururken nurdan bir
toplulug a rastladi
hepsinin onunde alemlerin efendisi
alemlere rahmet olarak gonderilen nebi vardi
kalbini onun kalbine rabt ettii
oylece kala kaldi
nebevi bir feyz butun ruhunu kaplamaya baslamisti
bu ne guzel bir lezzet idi
bu feyz onu rabbine yaklastirdi
ve huzur deryasina daliverdi
bu tefekkurden ayrilip biraz once tattigi
beraberligi namaz ile taclandirmakti niyeti
tamda seher vakti idi
uc kalbi birlestirdii
insanin kalbi gecenin kalbi kuranin kalbi
uc gul derdi
birini rabbine birini resulune
birinide ustadina verdii
sonra yeniden tesbihini eline aldii
dili hep damaginda kaldi
Allah Allah Allah
nagmeleri inci taneleri gibiydi
kalbinden dokuluyorduu
zikrin tadini buldu kalbinde ise ayri bir sicaklik duydu
zikir ile mutmain olmak buydu galiba
manevi tahsil yapiyordu
her sinifta ayri tahsil yapiyordu
kagit kalem ve satirlar kullanmiyordu bu tahsilde
derslerin mahalli kalbler
ve sadirlardi
diplomasini en buyuk muallaim olan
efendimizden alacaktii
heyecani doruktaydii
yolun sonu yok
manevi ufuklar engin
bu yolculuk sonsuzluga bu yolculuk sonsuz huzura idi
ne mutlu onaki ne mutlu ona ki...
yüzakıyla ahirete göçebilene '((
ne mutlu onaki sirattan dusmeden gecebilene
kevserden kana kana icebilene
Rabbilalemin cümlemize nasip etsin...
dostlara hayran biri
bir gece derinmi derin
bir tefekkur kapladi onu
cok hallere girdi
halden hale girdii
cok seyin hesabini yapmaya basladii
bir gecee
gecenin karanliginda uyandi
kalkti hemen
pencereyi acti
oluleri dirilten ve herseye
gucu yeten Allahi her turlu eksikliklerden tenzih ederim dedi
abdest aldi
biraz oyle kaldi
seccadeye yoneldi
serdi seccadesini
oturdu
salavat getirdii
ellerini mevlasina kaldirdi
boyun buktu yalvardi
birkac damla gozyasi doktu
icini tesbihine dokmeye basladi
sanki tesbih tanelerini icine doldurdu
da gonlu tesbih oldu
elini semanin ucsusz bucaksiz
derinliklerine kaldirdi
heybesini doldurduu
tevbe ve istigfarda bulundu
ve derken
butun zerreleri buna dahil oldu
estagfurullah el azim
sen ne kadar yuceler yucesisin
senin magfiretini dilerim
derken kendisi kuculdu
kuculdu kuculdu
eridi kayboldu
sonra sanki huzura alindi
sanki cennet bahcelerinde salindi
o ani ne muthis bir andi
Allahim ozledim derken
gozlerinden yaslar bosaliyordu
ve dili tesbihte
hicbir ilah yoktur
sadece apacik bir hak ve her seyin sahibi olan
Allah cc vardir
cumlesini tamamliyamadi
agladi agladi agladi
vaadine sadik Resulaallah guvenilir resulaallah
dedi ferahlamisti o an
kainatin efendisini hatirlamisti
sanki o an resulu ekrem efendimiz
s.a.v yaninda idi
salavata basladi dili tatlanmisti
salavatlar katlandi katlndi katlandi
katlandikcada o kanatlaniyordu
salat ve selam sana olsun ya muhammed diyordu
ey yuce rabbim seyyidmiz efendimiz
muhammede onun ailesine
ashabina salat ve selam olsun diyordu
efendimizi goruyormus gibi gozunde canlandirdi
ayaklari yerden kesilmiti o an sanki
bambaska bir alemde idi
sanki efendimizin kalbine girmistii
orada kendini gorduu
sureler okuyup allahin habibine hediye ediyordu
sonra gecenin derinliginde
olumun sohukluhunu dusundu
tefekkuru mevt dedi
ici titredi sanki sur uflendi
oldu de dirildi
telkin verildi kefen bicildi sala soylendi
azraili gorduu
sanki yakin tanidigiymis gibi
bir sicaklik hissettii
mezara girdi
hic kimsenin olmadigi yanlizlar ve garibler mekani burasi
elhamdulillah imani vardi
bunun en buyuk kar oldugunu bilsede
onu bir korku sardii sarmaya basladii
Allahin izni ile amelleri ona arkadas olacakti
mahsere cikti mizana bakti
dizleri titredii cehennemin kukredigi duydu
rabbinin huzunda durdu
ve ona sual olundu
ne getirdin
yutkundu yutkundu gariblik diyebildi sadece
o gun Allah muminleri rahmetine alacak elbet
ama rahmeti gibi azabida cok cetindi
mucrimler kacacak yer arayacak
her yer daralacak
oda endise icerisinde
allah resulunu aradi durdu gozleri
mahser meydaninda kosustururken nurdan bir
toplulug a rastladi
hepsinin onunde alemlerin efendisi
alemlere rahmet olarak gonderilen nebi vardi
kalbini onun kalbine rabt ettii
oylece kala kaldi
nebevi bir feyz butun ruhunu kaplamaya baslamisti
bu ne guzel bir lezzet idi
bu feyz onu rabbine yaklastirdi
ve huzur deryasina daliverdi
bu tefekkurden ayrilip biraz once tattigi
beraberligi namaz ile taclandirmakti niyeti
tamda seher vakti idi
uc kalbi birlestirdii
insanin kalbi gecenin kalbi kuranin kalbi
uc gul derdi
birini rabbine birini resulune
birinide ustadina verdii
sonra yeniden tesbihini eline aldii
dili hep damaginda kaldi
Allah Allah Allah
nagmeleri inci taneleri gibiydi
kalbinden dokuluyorduu
zikrin tadini buldu kalbinde ise ayri bir sicaklik duydu
zikir ile mutmain olmak buydu galiba
manevi tahsil yapiyordu
her sinifta ayri tahsil yapiyordu
kagit kalem ve satirlar kullanmiyordu bu tahsilde
derslerin mahalli kalbler
ve sadirlardi
diplomasini en buyuk muallaim olan
efendimizden alacaktii
heyecani doruktaydii
yolun sonu yok
manevi ufuklar engin
bu yolculuk sonsuzluga bu yolculuk sonsuz huzura idi
ne mutlu onaki ne mutlu ona ki...
yüzakıyla ahirete göçebilene '((
ne mutlu onaki sirattan dusmeden gecebilene
kevserden kana kana icebilene
Rabbilalemin cümlemize nasip etsin...
Son düzenleme:
