Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Prof Dr Tarık Yarılgaç
*
DOSTLUK ÜZERİNE
Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslam İlmihali’ni okurken, şu hadis-i şerifle karşılaştım:
*‘Eski dostluğu devam ettirmek, imandandır.’*
‘Dostlukta kıdem esastır’ nasihati gereğince,
hemen üç kadim dostumu aradım ve Peygamber sav Efendimizin bu mübârek sözünü onlarla paylaştım.
İslam’a göre, dostluk,
bir nasip meselesidir ve insanın dışında gelişir.
Şununla dost olayım deyip olamazsınız.
Dostluk, yürürken belirginleşen bir şeydir.
‘Katlandığımız değil,
razı olduğumuz insanlar dostlarımızdır.’
*‘Önce refîk, sonra tarîk’* denilerek, yola çıkacağımız insanları dikkatli ve rikkatli seçmemiz tembihlenir.
İlk olarak şunu söyleyelim:
*‘İnsanı, yol değil, yol arkadaşları yorar.’*
Yola çıkacağımız insanları yüzde yüz isabetle seçme şansımız ise maalesef yoktur.
Çünkü bu seçimi veya elemeyi, esas itibariyle yapacak olan bizler değilizdir;
yoldur, yolculuktur. Yanımızdakinin dostumuz olup olmadığı, yolculuk esnasında ortaya çıkar.
Özellikle siyasette ve ticarette, bu yürüyüşlerin büyük bir kısmı hüsranla sonuçlanır.
Tanıdığımızı sandığımız insanları tanıyamamış olmanın üzüntüsü ve şaşkınlığı,
bizi, yolculuktan daha fazla yorar.
Tam da burada şunu sormalı:
Kırk yıl birlikte olmuş olsak bile, bir insanı ne kadar tanıyabiliriz?
Rakamlar maddiyatı,
harfler ise maneviyatı temsil eder.
Dolayısıyla, rakamlar (ve hesaplar)
üzerinden sahici bir dostluk oluşmaz, sadece ortaklık kurulur.
Taraflar, ancak bir harfin (anlamın) ucundan tutarlarsa,
dost olabilir veya kalabilirler.
Rakam ile harfi toplamaya kalkışırsanız eğer, bu işlem, sizi Nurettin Topçu’nun şu sözüne götürür:
*"Menfaat yaşamak, ahlak ise yaşatmak ister."*
Kadim bir dostluğun oluşabilmesi için zorluklara,
yokluklara ve imtihanlara ihtiyaç vardır. Bütün bunlardan alnının akıyla çıkan münasebete ise
‘sınanmış dostluk’ diyoruz.
Şöyle anlatalım:
Asıl marifet, bahar aylarında veya yaz mevsiminde değil,
kışın açabilmektir.
Yani iyi gün dostu olmak kolaydır, en mühimi,
kötü gün dostu olabilmektir.
Toparlayalım, dünyevi şeyler için ‘kırk yıllık dostların’ birbirini yok saydığı günlerden geçiyoruz.
Hesap yapmaktan iş yapmaya veya dostluk kurmaya vakit bulamayanların sayısı da her geçen gün artıyor.
Bazı dost bildiklerimiz ise kırıcı, kıyıcı ve ifşa edici.
Oysa dostluk, açmayı değil,
kapatmayı gerektirir.
Sözgelimi dostunun sırrını herkesten saklamak, ayıplarını örtmek, sözüne müdahale etmemek, iyiliğini istemek, onun hüznüyle mahzun olmak; bütün bunlar, *‘dostluğun edepleri’* arasındadır.
Çünkü dostluk ve kardeşlik,
öldükten sonra da devam eden kıymetlerimizden biridir.
*‘Ahiret kardeşliği’* diye boşuna denilmiyor.

*Bir dostun not defterinden*????????????
 

yeniyasamm

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Şub 2017
Mesajlar
26
Aldığı Beğeniler
6
Konum
istanbul
Takım
Fenerbahçe
Bir elin parmaklarını geçmemeli dost dediği insanın.
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
Rabbim razı olsun
Paylaşim için teşekkür ederim
:gul:
 

yenitayfun

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eki 2018
Mesajlar
44
Aldığı Beğeniler
6
Takım
Beşiktaş
İyi insanlarla arkadaş olunuz. Kötü kimseyle arkadaşlık etmektense, yalnız olmak evladır.
 
Üst Alt