- Üyelik Tarihi
- 24 Eki 2005
- Mesajlar
- 2,864
- Aldığı Beğeniler
- 20
Dost, zor kazanılan ama kolay kaybedilebilen bir değerdir. Vefasızlığı, hele ihaneti asla kabul etmez. Dostluk, yaşanan bir sürecin sonunda kemale erer. Yani test edilmeye muhtaçtır. Dostu tanımak için; sevinçli ve üzüntülü, zengin ve yoksul, muktedir ve mustazaf hallerdeki tavır ve davranışını görmek gerek.
En büyük dost, yaradan Allahtır. O, insanı en güzel şekilde yarattı. Ona akıl verdi. İnsan bir fıtrat üzere yaratılmıştır. Fıtrata uygun bir inanç ve bu inancın gereği bir hayat sürdükçe Allahın dostluğunu kazanacaktır. Allahın dostluğu, başka dostluklara benzemez. O dost olunca; bir yardımcı, bir koruyucu, bir şefaatçidir de. Onun dostluğunu kaybedenin hiçbir koruyucusu, yardımcısı şefaatçisi olamaz.
Yaradana dostluk, müminleri dost edinmeyi gerektirir. Rahmanı seven, Onu sevenleri sever. Onun yolunu yol edinenlere güvenir. Onlarla yakınlaşır, bütünleşir. Onları sahiplenmenin gereğine inanır. Mazlumların, kimsesizlerin sahibi olur. "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder katından bize bir yardımcı lütfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınların çığlıklarını yüreğinde hisseder. Onların sahibi oluverir. Bilir ki, bu çığlığı duymazlıktan gelmek zalimleri azdırır. Zulmün egemen olduğu bir dünyada yaşanılmaz. Malı ile, canı ile, yüreği ile, tavrı ile sahiplik sorumluğunu ifa eder.
Dost, sert kasırgalar karşısında bir limandır. Umutların tükendiği yerde, fedakarca ortaya çıkan kurtarıcı eldir.
Dost; hicret yurdunda barındırır. Sıcak yüreği ve paylaşımı ile özlem, yalnızlık ve hasreti giderir.
Dost; yanında iken dostluğun kıymetini bilir. Gidenin geri gelmeyeceği bilinci ile dostluğun nimetlerinden yararlanır.
Dostluk; yükü birlikte omuzlamaktır, sevmektir, saymaktır, korumaktır, değer vermektir. Özlemektir, aramaktır, sahiplenmektir.
Bir mimar hassasiyeti ile inşa ettiğimiz dostlukları daim kılalım.
Geç kalmadan gerçek Dosta dost olalım. Hem de İbrahim gibi Halilullah olmayı şiar edinerek. Onun dostlarını dost edinelim.
Dost yüreği cam gibi hassastır. Kırmaya gelmez!
En büyük dost, yaradan Allahtır. O, insanı en güzel şekilde yarattı. Ona akıl verdi. İnsan bir fıtrat üzere yaratılmıştır. Fıtrata uygun bir inanç ve bu inancın gereği bir hayat sürdükçe Allahın dostluğunu kazanacaktır. Allahın dostluğu, başka dostluklara benzemez. O dost olunca; bir yardımcı, bir koruyucu, bir şefaatçidir de. Onun dostluğunu kaybedenin hiçbir koruyucusu, yardımcısı şefaatçisi olamaz.
Yaradana dostluk, müminleri dost edinmeyi gerektirir. Rahmanı seven, Onu sevenleri sever. Onun yolunu yol edinenlere güvenir. Onlarla yakınlaşır, bütünleşir. Onları sahiplenmenin gereğine inanır. Mazlumların, kimsesizlerin sahibi olur. "Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, katından bize bir sahip çıkan gönder katından bize bir yardımcı lütfet" diyen zavallı çocuklar, erkekler ve kadınların çığlıklarını yüreğinde hisseder. Onların sahibi oluverir. Bilir ki, bu çığlığı duymazlıktan gelmek zalimleri azdırır. Zulmün egemen olduğu bir dünyada yaşanılmaz. Malı ile, canı ile, yüreği ile, tavrı ile sahiplik sorumluğunu ifa eder.
Dost, sert kasırgalar karşısında bir limandır. Umutların tükendiği yerde, fedakarca ortaya çıkan kurtarıcı eldir.
Dost; hicret yurdunda barındırır. Sıcak yüreği ve paylaşımı ile özlem, yalnızlık ve hasreti giderir.
Dost; yanında iken dostluğun kıymetini bilir. Gidenin geri gelmeyeceği bilinci ile dostluğun nimetlerinden yararlanır.
Dostluk; yükü birlikte omuzlamaktır, sevmektir, saymaktır, korumaktır, değer vermektir. Özlemektir, aramaktır, sahiplenmektir.
Bir mimar hassasiyeti ile inşa ettiğimiz dostlukları daim kılalım.
Geç kalmadan gerçek Dosta dost olalım. Hem de İbrahim gibi Halilullah olmayı şiar edinerek. Onun dostlarını dost edinelim.
Dost yüreği cam gibi hassastır. Kırmaya gelmez!