Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Zühre

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
665
Aldığı Beğeniler
1
Muhyiddîn-i Arabî (kuddise sırruh) hazretlerinden:
Fakirin biri, bir ağaç dibinde gölgelenmekte olan Hz. Ali (r.a.) ye gelir, ihtiyaçlarını arz eder:
 Çoluk-çocuk sıkıntı içindeyim, ne olur bana biraz yardımda bulunun, der.
Hz. Ali (r.a.) hemen yerden bir avuç kum alır, üzerine okumaya başlar.
Sonra da avucunu açar ki, kum tanecikleri altın külçeleri hâline gelmiş...
 Al, der fakire. İhtiyacını karşıla!
Fakirin gözleri yerlerinden fırlayacak gibi olur:
 Allah aşkına söyle yâ Emîrel-müminîn! Ne okudun da kum tanecikleri altın oluverdi? der. Hz. Ali (r.a.) anlatır:
 Kurân-ı Kerîm, Fâtiha sûresine gizlenmiştir.
Bende Kuran-ı Kerîmi okudum, yani Fâtiha sûresini okudum bu kumlara...
Bunu öğrenen fakir durur mu? O da bir avuç kum alır ve başlar okumaya. Okur, okur, okur...
Ama kumlarda bir değişiklik yoktur.
Altın filan olmuyor, aynen duruyor.tekrar gelir ve İmam Ali kerremallâhü vechehû hazretlerine:
 Ben de okudum, ama birşey değişmiyor; kumlar altın olmuyor, der.
Emîrül- Mümînin Hz. Ali (r.a.) boynunu büker, mahcup bir edâ ile cevap verir:
 Ne yapayım, der. Duâ aynı duâ; ama, okuyan ağız aynı değildir!
Duâ tamam; lâkin, okuyanın ihlâsı ve teveccühü tamam değildir! ..
İşte bütün mesele buradadır.
Okuyanın ihlâsında ve teveccühünde...
Aynı duâ; aynı îman, aynı İhlâs ve aynı teveccühle okunacak ki, aynı netice elde edilebilsin.
Yoksa kumu altın yapmak gibi bir iksire sahip olabilmek mümkün olmaz
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun kardeşim güzel bir paylaşımdı yüreğine sağlık...
 
Üst Alt