Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Günümüz müslümanı hayatında duaya nasıl bir yer veriyor? Dualar içtenlikle mi yapılıyor? Yoksa namaz sonraları bile duayı ihmal mi ediyoruz? Dualar gafletle mi yapılıyor, yoksa bilinçle mi? Bunun toplumda, ailede, iş yerinde ne gibi yansımaları oluyor. Bugün en büyük derdimiz gaflet, dolayısıyla dualarımız da bir formaliteden öte geçemiyor.

Bir yandan nefsimizin dilediği gibi yaşıyoruz, Allah’ın istediği gibi değil; öbür taraftan gafletle dua edip tesir etmesini, isteğimizin kabul olmasını bekliyoruz. Allah bizim kuralımıza göre iş yapmıyor, kendi kuralına göre iş yapıyor. O halde O’nun kurallarına göre kulluk ve dua etmemiz gerekiyor. Bazı insanların arabaya binerken besmele çekmesi, maşallah demesi, gibi sadece alışkanlık, kültür ve folklorik bir yaklaşım duanın tesirini yok ediyor. Özellikle bazı çevreler, bu tür şeyleri folklorik, kültürel bir alışkanlık haline getirmek için gayret gösteriyor. Yani bazıları bilinçli olarak toplum mühendisliği yapıyor, Müslümanların inancını sarsmaya çalışıyor.

Tabi bu durum inancı zayıf veya şüpheli kesimlerde daha yaygın, yani bazıları dini, bir tür hurafeler yığını gibi göstermeye çalışıyorlar. İçteki inanma ihtiyacını, samimi ve içten olmayan duayla tatmin etmeye çalışmak, insanı hakiki huzura götürmez.

Gerçi bazı dindar olmaya çalışan insanlar duayı ve besmeleyi hatırlamazken; diğer bazılarının besmeleyi ihmal etmemesi de fıtratın uyanışı ve kişinin sığınma ihtiyacının da bir göstergesi olabilir.

Buluşma ve ayrılma anlarında söylenen selam ve dua merkezli ifadelerin yerini, yabancı ve sahte ifadelerin alması ayrı bir toplumsal hastalık. ‘Allah’a ısmarladık’, ‘Allah’a emanet ol’ gibi duaların yerine; ‘bay bay’, ‘bye’ veya ‘güle güle’ vs. gibi bizim dilimiz, dinimiz ve kültürümüzde karşılığı olmayan veya sonradan sokulan deyimler, doğru (sahih) örften uzaklaşmanın ve yozlaşmanın boyutlarını göstermektedir. Evet, hedef anlaşılıyor, dilimizi yozlaştırıp, dini ölçüleri günlük hayattan silmek…

Oysa hiçbir kelime ve hareket, boş ve anlamsız olarak yapılmamaktadır. Mesela; sabah karşılaştığınız bir kimseye ‘günaydın’ dediğinizde, sadece dünyevi anlamda bir iyi niyet dileğinde bulunmuş olursunuz, fakat hiçbir şey sizin dilemenizle olmadığı için bu söz boş ve yersiz bir dilekten öteye geçmez; ama ‘hayırlı sabahlar’ dediğinizde, o kişi için Allah’tan hayır dilemiş, dua etmiş olursunuz. Ve her şeye sözü geçen, yapan, yaratan Allah olduğu için sizin duanızın bir karşılığı ve manası vardır.

Biz bir ayeti kerime ile sohbetimizi neticelendirelim. “Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme” (Kehf, 28).

Bunları yapabilirsek, özlediğimiz verimli toplumsal huzura kavuşabiliriz. Allah katında dualarımızla değerli olabilmek temennisiyle…
 
Son düzenleme:

LeyL

Bismihû
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2007
Mesajlar
1,794
Aldığı Beğeniler
4
Konum
Ankara/Almanya
Yazar: Dr. Hüseyin Emin Sert

dua kalbe inen serinliktir..
Allah razı olsun
dua edip dua almak dileği ile..
 

Hansa

Lailahe İllallah..
 
Üyelik Tarihi
11 Ocak 2009
Mesajlar
608
Aldığı Beğeniler
7
Takım
Diğer
paylaşım için teşekkürler abi..
Hak Teala ebeden ve daimen razı olsun
vesselam
 
Üst Alt