Dua, aciz, fakir, muhtaç ve kendine yetmediğinin şuurunda olan kulun, tazarru ve alçak gönüllülük içinde, Cenab-ı Hakka yönelip, hâlini Ona arz etmesi ve istediklerini Ondan dilemesidir.
Bu aynı zamanda kulun Rabbine karşı iman ve itimadının bir gereğidir. Ancak kulun, duasında neleri, nasıl isteyeceği de duanın kabulü adına önemlidir. Dua esnasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır:
1- Günah olmayan bir şeyi istemenin bir mahzuru yoktur. Ancak dua ederken Allahın yasakladığı şeyleri istemek yanlıştır. Mesela, Faiz muamelem iyi işlesin. Rüşvetten iyi kazanayım. Çok zengin olayım ve bu şekilde insanlar üzerinde bir hâkimiyet kurayım... şeklinde dualar etmeyi Allah yasaklamıştır.
2- Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) dua ederken gulüvden men etmiştir. Gulüv, bir şeyde aşırı gitmek demektir. İnsanın, daha kısa ve öz ifadelerle halini Allaha arz edip, bir şeyler istemesi mümkünken, uzun sözlerle gulüv yaparak dua etmesi makbul değildir. Burada hemen şunu ifade edelim ki, Allaha yapılan uzun münacâtlar bunun dışındadır. Çünkü bunlar, birer istek değildir.
3- Cenab-ı Hakktan dua maksatlı isteklerde bulunurken detaylara girmekten kaçınmak gerekir. Mesela bir insanın Ya Rabbi! Beni cennete koy. Cennette beni koyacağın köşkün döşemeleri kavârîr, inci ve lülüden olsun. Köşkün direkleri altından, sütunları gümüşten olsun. Hurilerden bazıları sarı, bazıları da esmer olsun... türünden isteklerde bulunması gereksizdir.
4- Ashab-ı kiramdan Ubâde ibn Sâmitin yukarıdakine benzer ifadelerle dua eden oğluna yaptığı Oğlum, ben Rasûlullahtan duada ifrattan sakındıran sözler duydum. ikazı da bu şekilde anlaşılmalıdır. O ifratı (aşırılığı) meselenin keyfiyetiyle alâkalı detaylarla uğraşma şeklinde anlıyor. Yoksa, Cenâb-ı Hak Ey iman edenler, Allahı çok anın, çok yâd edin. (Ahzab Sûresi, 33/41) derken, bir insan sabahtan akşama kadar durmadan Sübhanallâhi ve bihamdihî sübhânallahilazîm dese yine duanın hakkını eda etmiş olamaz. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu duanın sabah akşam yüzer defa söylenmesini tavsiye ediyor. Ümmü Seleme validemiz de taşları veya fasulye tanelerini yanına koyuyor ve onlarla sayarak her gün yüz defa bu duayı okuyor.
......BİR GÜZEL DUA.......
Ey yücelerden yüce rabbimiz! Biz her ne kadar Senin rahmetine ve keremine lâyık olmasak da, şüphesiz Senin rahmetin, bizim gibi hayatının çoğu düşüp kalkmakla geçmiş mücrimlere bile ulaşacak kadar geniş ve boldur.
Ya Rab! Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hisse- dâr kıl.. imanımızı kemâle ulaştırmak sûretiyle kalblerimizi itminanla doldur.. lütfunla yakînimizi etemmiyet vasfıyla zenginleştir!
SÖZÜN ÖZÜ...
Okuduğumuz Kur'an-ı Kerim ve yaptığımız evrad u ezkarın şuursuzca yapılması matlup değilse de, böyle yapılırsa da bir kısım duygularımıza hitap eder ve bu itibarla istifade etmiş oluruz.
Daha derin mülahazalara açılabilmek için de insanın kendini biraz zorlaması lazımdır. Her kelimeyi, her ifadeyi bir idrak ve şuur içinde kalbin derinliklerine bir cehd ile indirmek gerekir. Şuurluca duyabilme, biri bin yapar. Şuurluca okuyamıyorum diyerek terk etmek de hata olur.
_________________
Ya Rab! Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hisse- dâr kıl.. imanımızı kemâle ulaştırmak sûretiyle kalblerimizi itminanla doldur.. lütfunla yakînimizi etemmiyet vasfıyla zenginleştir!
Bu aynı zamanda kulun Rabbine karşı iman ve itimadının bir gereğidir. Ancak kulun, duasında neleri, nasıl isteyeceği de duanın kabulü adına önemlidir. Dua esnasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır:
1- Günah olmayan bir şeyi istemenin bir mahzuru yoktur. Ancak dua ederken Allahın yasakladığı şeyleri istemek yanlıştır. Mesela, Faiz muamelem iyi işlesin. Rüşvetten iyi kazanayım. Çok zengin olayım ve bu şekilde insanlar üzerinde bir hâkimiyet kurayım... şeklinde dualar etmeyi Allah yasaklamıştır.
2- Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) dua ederken gulüvden men etmiştir. Gulüv, bir şeyde aşırı gitmek demektir. İnsanın, daha kısa ve öz ifadelerle halini Allaha arz edip, bir şeyler istemesi mümkünken, uzun sözlerle gulüv yaparak dua etmesi makbul değildir. Burada hemen şunu ifade edelim ki, Allaha yapılan uzun münacâtlar bunun dışındadır. Çünkü bunlar, birer istek değildir.
3- Cenab-ı Hakktan dua maksatlı isteklerde bulunurken detaylara girmekten kaçınmak gerekir. Mesela bir insanın Ya Rabbi! Beni cennete koy. Cennette beni koyacağın köşkün döşemeleri kavârîr, inci ve lülüden olsun. Köşkün direkleri altından, sütunları gümüşten olsun. Hurilerden bazıları sarı, bazıları da esmer olsun... türünden isteklerde bulunması gereksizdir.
4- Ashab-ı kiramdan Ubâde ibn Sâmitin yukarıdakine benzer ifadelerle dua eden oğluna yaptığı Oğlum, ben Rasûlullahtan duada ifrattan sakındıran sözler duydum. ikazı da bu şekilde anlaşılmalıdır. O ifratı (aşırılığı) meselenin keyfiyetiyle alâkalı detaylarla uğraşma şeklinde anlıyor. Yoksa, Cenâb-ı Hak Ey iman edenler, Allahı çok anın, çok yâd edin. (Ahzab Sûresi, 33/41) derken, bir insan sabahtan akşama kadar durmadan Sübhanallâhi ve bihamdihî sübhânallahilazîm dese yine duanın hakkını eda etmiş olamaz. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu duanın sabah akşam yüzer defa söylenmesini tavsiye ediyor. Ümmü Seleme validemiz de taşları veya fasulye tanelerini yanına koyuyor ve onlarla sayarak her gün yüz defa bu duayı okuyor.
......BİR GÜZEL DUA.......
Ey yücelerden yüce rabbimiz! Biz her ne kadar Senin rahmetine ve keremine lâyık olmasak da, şüphesiz Senin rahmetin, bizim gibi hayatının çoğu düşüp kalkmakla geçmiş mücrimlere bile ulaşacak kadar geniş ve boldur.
Ya Rab! Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hisse- dâr kıl.. imanımızı kemâle ulaştırmak sûretiyle kalblerimizi itminanla doldur.. lütfunla yakînimizi etemmiyet vasfıyla zenginleştir!
SÖZÜN ÖZÜ...
Okuduğumuz Kur'an-ı Kerim ve yaptığımız evrad u ezkarın şuursuzca yapılması matlup değilse de, böyle yapılırsa da bir kısım duygularımıza hitap eder ve bu itibarla istifade etmiş oluruz.
Daha derin mülahazalara açılabilmek için de insanın kendini biraz zorlaması lazımdır. Her kelimeyi, her ifadeyi bir idrak ve şuur içinde kalbin derinliklerine bir cehd ile indirmek gerekir. Şuurluca duyabilme, biri bin yapar. Şuurluca okuyamıyorum diyerek terk etmek de hata olur.
_________________
Ya Rab! Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hisse- dâr kıl.. imanımızı kemâle ulaştırmak sûretiyle kalblerimizi itminanla doldur.. lütfunla yakînimizi etemmiyet vasfıyla zenginleştir!