Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
DÜNYA
MÜ'MİNE ZİNDANDIR
Nakledildigine göre, Bagdat ehlinden bir kadı, etrafındaki hizmetçileri ve tâbileri ile birlikte vezir gibi heybet ve haşmetle hamam ocaklarının bulundu u sokaktan geçerken, sanki yanaklarından katran damlayan simsiyah bir cehennemlik sûretindeki Yahudi külhancı (ocakçı), kadı efendinin önüne çıkıp, katırının yularından tutarak:
"Allah kadıyı kuvvetlendirsin! Sizin Peygamberinizin; "Dünya mü'minin zindanı, kâfir?in ise cennetidir." sözünün mânası nedir? Hâlbuki senin de gördü ün gibi dünya senin gibi bir Muhammedî mü'minin cenneti, benim gibi bir kâfir? Yahudinin ise zindanıdır. Hadis ise bunun aksini ifade etmektedir." deyince, üstün bir ilme sahip olan kadı efendi ona şöyle cevap verdi: "Allahu Teâlâ'nın bana vaadettigi cennete nispetle içinde bulundugum ziynet ve itibarlar, benim için zindandır. Sana söz verilen cehennem ateşine göre de, şu içinde bulundu un hâl cennettir."
Dünya âhiretten önce insanlara yakınlıgı veya denâeti (alçaklı ı) itibarıyla bu ismi almıştır. Âhiret ise ehlinden teehhur'u (geri kalması) münasebetiyle böyle adlandırılmıştır.
Allahu Teâlâ gayba iman teklifi ortadan kalkmasın diye, âhireti gözlerden uzak yapmıştır. Çünkü göz önünde hazır olsaydı, kimse onu inkâr edemezdi.
Mevlâ Teâlâ kullarını imtihan için dünya üzerindeki eşyayı bir ziynet yapmıştır. Dünyanın gerçek tarifi ise, "insanı Rabbisinden alıkoyan her şey"dir.
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
ALLAH KULUNU SEVDİ Mİ
ONU DÜNYADAN KORUR
Muhakkik âlimlerin beyanına göre, yaratılıp yok olma âleminden olan gökler, yerler ve içlerindeki her şey, dünya tarifine dâhildir. Arş, Kürsî ve onlarla ilgili salih amellerle temiz ruhlar, cennet ve içindekiler âhiretten sayılırlar. Allahu Teâlâ dünyayı yarattı ında ona:
"Ey dünya! Bana hizmet edene sen de hizmet et, sana hizmet edeni ise yor (kendine hizmetçi yap)"(4) diye hitap buyurmuş oldu undan bunu mecazı manasını şöyle açıklamışlardır, "dünya bazı Allah dostlarına kocakarı sûretinde gelerek evlerini süpürür, bazılarına da her gün pide getirir."
"E er Allahu Teâlâ bu dünyayı mü'minler için yarattı ı hâlde niçin ona karşı isteksiz olmayı emretmiştir?" denirse, buna şöyle cevap verilir:
"Dü ün şekerleri de damat için hazırlanmış oldu u hâlde, başına saçılan şekerleri damat toplamaz, zira milletin huzurunda onları alacak olsa ayıp olur." Bundan dolayı "Firdevs ziyafeti için nefislerinizi aç bırakın." buyrulmuştur. Nitekim hikmet sahibi olan bir misafir, sonunda helva gelecek ümidiyle yemekten doymadan el çeker.
Katade b. Numan Radıyallahu Anh'dan rivâyet edilen bir hadisi şerifte Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"Allah bir kulunu sevdi i zaman, sizin birinizin, hastasını sudan korur oldu u gibi o da onu dünyadan korur."(5)
Doktorlar bazı hastalara su içmeyi yasaklarlar, bu durumda hasta sahipleri, hastaları ne kadar su içmek istese de ona su vermezler, almak istese de mani olurlar. İşte böylece Mevlâ Teâlâ da sevdi i kullarını dünyadan korur, onlara azdıracak zenginlik vermez, verse de dünya sevgisini kalplerine sokmaz, bu suretle onları dünyanın fitnesinden korumuş olur.
Ebû Musa elEş'arî Radıyallahu Anh'dan rivâyet edilen bir hadisi şerifte Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"Dünyasını seven âhiretine zarar verir, âhiretini seven de dünyasına zarar verir, o halde bâkî olanı fânî olana tercih edin!"(6)
İmam Rabbânî Kuddise Sırruhu'nun yetmiş üçüncü mektupta nakletti i şu rivâyet de bu hadisi şeriften mânen alınmış olsa gerektir. "Dünya ile âhiret iki kuma gibidir, biri razı olursa mutlaka öbürü kızar."(7)
Abdullah b. Ömer Radıyallahu Anhümâ şöyle demiştir: "Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm benim omzumdan tuttu ve:
"Sen dünyada sanki bir garip (vatanından uzak bir yabancı) gibi yahut bir yoldan geçen (yolcu) gibi ol." buyurdu.
Abdullah b. Ömer şöyle derdi:
"Akşamladı ın zaman sabahı bekleme (daha evvel ölebilece ini düşün), sabahladı ında ise akşamı gözleme. Sıhhatinden hastalı ın için, hayatından da ölümün için bir miktar al, hasta olup da yapamayaca ın ibadetlerin yerine, sıhhatli iken fazla ibadetlerle meşgul ol. Hayatının günlerini de, ölümünden sonra Allahu Teâlâ indinde sana faide verecek amellerle geçirerek ganimet bil."(8)
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
DÜNYANIN SİVRİSİNEK
KANADI KADAR DEĞERİ YOK
Dünyanın zemmiyle alâkalı olarak, Sehl b. Sa'd Radıyallahu Anh'dan rivâyet edilen bir hadisi şerifte Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
"E er Allah indinde dünya, sivrisine in kanadı kadar bir de er taşısaydı, kâfir?e ondan bir yudum su içirmezdi."(9)
Ebû Hüreyre'den rivâyet edilen başka bir hadisi şerifte ise Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Dünya lânetlenmiştir, içinde ne varsa onlar da mel'ûndur. Ancak Allah'ın zikri ve ona yakın olan (zikirle alâkalı şeyler), bir de âlimle müteallim (hoca ile talebenin dini ilimlerle meşguliyetleri) müstesnadır." buyurmuştur.(10)
Ruhu'lBeyan tefsirinde, sadedinde oldu umuz âyeti celileye şu işârî mânalar verilmiştir:
Dünyevî ve nefsânî zevklerle çocuk oyunu ve isyan ehlinin e lencesi hâline gelen hayat, Allahu Teâlâ ile kul arasındaki perdeleri artırır. Şehvetleri terk edip Hak Teâlâ'nın gayrından yüz çevirerek Allahu Teâlâ'ya yönelmek ise, Allah ile, Allah'ın gayrinden sakınanlar için daha hayırlıdır. Mevlâ Teâlâ'nın:
"Ben seni kendim için seçtim."(11) kavli şerifinde buyurdu u üzere, Allahu Teâlâ'nın sizi başka bir şey için de il, sadece bu iş için yarattı ını hâlâ anlamayacak mısınız?
Ey Allah'ımız! Bizi, ömrümüzü zayi etmekten muhafaza eyle ve işin gerçe ine hidâyet eyle, çünkü muhakkak sen son derece hibe eden, karşılıksız veren ve hidâyet buyuransın.

4 İsmail Hakkı Bursevî, "Ruhu'lBeyan", 3/23
5 Tirmizî, Tıb 1, no: 2036, 4/381; Hâkim, "elMüstedrek",
no: 8757, 4/344; Taberânî, "elMu'cemü'lKebir", no: 4296, 4/252
6Ahmed b. Hanbel, Müsned, no: 19717,19718,7/165;
Hâkim, "elMüstedrek", no: 7853, 4/343;
Beyhaki, "Şuabü'lİman", no: 10337, 7/288
7 Mektûbât, 1/83
8 Buhârî, Rikak 3, no: 6053, 5/2358; Tirmizî, Zühd 25,
no: 2333, 4/567; İbn Mâce, Zühd 3, no: 4114, 2/1378
9 Tirmizî, Zühd 13, no: 2320, 4/560;
İbn Mâce, Zühd 3, no: 4110, 2/1377
10 İbn Mâce, Zühd 3, no: 4112, 2/1377;
Tirmizî, Zühd 14, no: 2322, 4/561
11 Tâhâ, 41
 
H

hayrunisa

Guest
Sen dünyada sanki bir garip (vatanından uzak bir yabancı) gibi yahut bir yoldan geçen (yolcu) gibi ol."


okadar kısaki yolumuz sadece bir nefescik kadar . ;( ama yinede okadar gafletteyizki ........ ;(

eger bir yolcu gibi olabilseydik her ana yola hazır mış gibi neler degisirdi hayatımızda ;(

okadar gafletteyimki .... ;( rahmanın rahmetine sıgınıyorum sadece. ;(
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Hazırlanınız; başka, daimî bir memlekete gide ceksiniz. Öyle bir memleket ki, bu memleket ona nisbeten bir zindan hükmündedir.

Risale-i NuR
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
AŞIK VEYSELİNDE DİZLERİNDE DİLE GETİRDİGİ GİBİ

2 kapılı bir handa gidiyoruz gündüz gece

biran bakacagızki yolun sonuna çıkışa gelmişiz

fakat ordan yeni bir hayat yeni bir aleme gözlerimizi açacagız

dilerimki niyazım odurki orasıda RAHMANIN cennet ve cemali ilahisi olsun :] :] :]
 
Üst Alt