Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Resul-ü Zişan Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) buyuruyor: “Benim kokumu duymak isteyen, kırmızı gül koklasın.”

Güllerin kokusunu aldıkları, insanların en güzeli, o kadar güzeldi ki; kainattaki bütün güzellikleri, ‘Cemal’ isminden küçücük bir tecelliyle var eden Yüce Mevla; o gül kokuluya 'Habibim' yani 'Çok sevdiğim' diye hitap buyuruyordu.

Asırlar boyunca, O Habib’in sünnetine tam ittiba edenler; hep O'nun gibi güzel koktular; etraflarına hep güzellikler saçtılar. Çünkü o koku, Cemal sahibi Mevla'dan gelen kokudur. Kim Mevla'ya manen yaklaşırsa, o kokudan pay alır…

Asırlar boyunca Anadolu'yu, Türkistan'ı, Bağdat'ı, Medine'yi, bütün İslam coğrafyasını mekan tutan Beyazıd-ı Bestamlar, Cüneyd-i Bağdadi'ler, Şah-ı Nakşibend'ler, İmam-ı Rabbani'ler, Ahmed Yesevi'ler, Mevlana'lar, Yunus'lar (kaddesallahu esrarahum) hep gül gibi kokarlardı. O kokularını, bütün siretleriyle, sûretleriyle taklit ettikleri Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)'den alıyorlardı.

O zamanlar, İslam toprakları bir baştan bir başa sanki gülistan idi. O gülistanda hep güller biterdi. O gülistanda gezenler hep gül kokardı…

Şimdi İslam toprakları, diken bahçesine döndü. Artık manevi güller, gül kokulular yok denecek kadar az... Güzel kokular da nadirata düştü. Müslümanlar Muhammed Mustafa’yı (sallallahu aleyhi vesellem) unuttu unutalı, dikenli tarlalara mahkum oldular. Ruh dünyası çoraklaştı. Kalpler karanlığa mahkum oldu…

Tüm güzellikler, güzel sözler, güzel haller, Ahsen’ül Alem’in olandan gelirdi… O’nun sünneti saadet kaynağıydı. Şimdi hayatımızda O’nun sünneti yok. Evlerimiz, adetlerimiz, kılığımız, kıyafetimiz, O güzeller güzelinden mahrum kaldı.

Ne evlerimizde huzur kaldı, ne sokaklarımızda düzen… Ne yüzlerimizde nur var, ne sohbetlerimizde letafet... Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)in konu edilmediği sözlerde letafet olur mu?

Şimdi anladık ki O’nsuz olmuyor. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) olmadan hayat yaşanmıyor. Ya da bir ‘belhum adal’ gibi… O’nu bırakan insanlar, insanlığı da kaybediyor… Yeniden sarılmaya başladık O’na… Çünkü ‘esfele safilin’ çukurlarında battıkça batıyoruz…

Şimdi bir baştan bir başa, kaktüslerin doldurduğu bu çölleşen vatanı, Gülistan’a döndürmek için Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)in hayat ve saadet kaynağı sünnetine sarılmak zamanı geldi…

Anadolu, Rumeli, Türkistan, Cezayir… Tüm İslam coğrafyası, Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)in tıpkısı, yani O’nun izinden giden Yunus’ları, Mevlana’ları bekliyor…

Müslümanlar, Allah sevgisi kültürü demek olan tasavvufu arıyor… Allah sevgilisine kalbini, yüzünü çeviren gönül erbabının etrafında pervane oluyor…

Bu toprakların bir baştan bir başa gülistan olacağı günler yaklaşıyor…
Alla-u Teala cümlemizi Habibine aşık etsin…

Bu hasbihalimizi, Hicri 1421 yılında, Medine-i Münevvere’de gönlümüze ilham olunan bir şiirle bitiriyoruz:


DÜŞTÜM AHMED SEVDASINA

Düştüm aşkın ateşine
Yanarım Allah yanarım
Habibine aşık oldum
Anarım Allah anarım

Bilmem ki ben ne haldeyim
Ne yerdeyim ne gökteyim
Hep Muhammed demekteyim
Yazarım Allah yazarım



Bir kez sevmişim adını
Başka bilmem ki yadını
Kıtmiri tak sen adımı
Havlarım Allah havlarım

Ben hiç bilmezem ben neyim
Gece gündüz Ahmedleyim
Onunlayım, hiçbir şeyim
Kanarım Allah kanarım

Düştüm Ahmed sevdasına
Bakmam o bu başkasına
Muhammed’in deryasına
Dalarım Allah dalarım

Ebu Reyhan yazar durur
Ciğer yanar başın vurur
Gözü yaşı akar durur
Dönerim Allah dönerim

ABDULLAH MUHAMMED REYHAN
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Agbi üzgünüm konu mevcut bulunmaktadir Kilit!...


Buradan
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt