Bismillahirrahmanirrahim
Cenab-i Hak buyuruyor:
"Ey iman edenler! Allah icin hakki ayakta tutan, adaletle sahitlik eden kimseler olun. Bir topluluga duydugunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha cok yakisan (bir davranis) tir. Allah'a isyandan sakinin. Allah yaptiklarinizi hakkiyla bilmektedir." (Maide, 8 )
Rasulullah (sav) buyuruyor:
"Verdigi hükümlerde, ailesinin ve halkin yönetiminde adaletli davranan yöneticiler, kiyamet gününde Allah Teala'nin yaninda nurdan yüksek koltuklar üzerinde otururlar." (Müslim, Imaret 18 )
"Suc Murafaasi Üzresin, Ayaga Kalk!”
Fatih, Istanbul'un fethinden sonra, vazifesini emrinin hilafina (ziddini) yapan bir hiristiyan mimarin kolunu kestirmisti. Istanbul kadisi Hizir Bey, Fatih'in en yakin arkadasi ve dostu idi. Kendisini Istanbul kadiligina da Fatih tayin etmisti.
Eli kesilen hiristiyan mimar, Kadi Hizir Bey'e gidip Fatih'i dava etti. Fatih'e hitap tarzi "es-Sultan ibnü's-Sultan el-Gazi Ebu'l-Feth MUHAMMED HAN-i Sani" iken kadi Hizir Bey, teb'anin herhangi bir insanina kullanilan hitabla:
"Murad oglu Mehmed, su saatte mahkemeye gelin!" celbini gönderdi.
Fatih, murafaa (durusma) günü mütevazi bir ferd-i millet gibi alayissiz (gösterissiz) bir surette mahkemeye gitti. Maznun (sanik) sandalyesine oturdu. Hizir Bey, yerini aldi. Ve muhakeme basladi.
Mahkemelerde hakim adalet tevzi ettigi icin oturur, digerleri ayaga kalkarak, ayakta ifade verirdi. Hizir Bey, Fatih'i otururken görünce, O'na:
"–Suc murafaasi üzresin, ayaga kalk!" diye ihtar etti.
Bu ikaz üzerine Fatih, ifade icin ayaga kalkti. Kadi Hizir Bey, muhakeme neticesinde Fatih'i suclu, hiristiyan mimari mazlum buldu. Kisas ayetini okudu. Ve Fatih'in kolunun ayni sekilde kesilmesine karar verdi.
Bütün dünyayi dize getiren cihan padisahi Fatih, karari sükunet ve tevekkülle karsilayarak:
"–Hüküm ser'-i serifindir!.." dedi.
Hiristiyan mimar, bu ulvi adalet sahnesinden fevkalade duygulanarak gözyaslari icinde:
"–Hakkimdan vazgeciyor, diyet kabul ediyorum!.." dedi.
Is, bu suretle tatliya baglandiktan sonra Fatih, Hizir Bey'e:
"–Benden degil de Allah'dan korktugun icin seni tebrik ederim!.." dedi.
Kadi Hizir Bey de, oturdugu minderin altindan bir topuz cikardi:
"–Eger verdigim hükmü kabul etmeseydin, bununla kafana vuracaktim." dedi.
Fatih de, buna cevaben kaftaninin altinda sakladigi kilici gösterdi ve:
"–Sen de eger adalet üzre hükmetmeseydin, bununla kafani vuracaktim…" dedi.
Ayrica Fatih, sahsi malindan hiristiyan mimara bir ev bagisladi. Bunun üzerine hiristiyan mimar:
"–Dünyada böyle bir adaletin esi yoktur. Ben artik bu andan itibaren müslümanim…" diyerek kelime-i sehadet getirdi.
( Abide Sahsiyetleri ve Müesseseleriyle Osmanli)
Ya Rabb! Hazret-i Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'in müjdesine nail olmus o büyük cihangir Fatih Sultan Mehmed Han'in ruhundaki ulvi hasletlerden, hususiyle din gayretinden ve fetih hamlesinden su son asirlarda sahipsiz kalan nesline de bir nasip ihsan ve ikram eyleyip onlar eliyle Islam'i ve müslümanlari yeniden aziz eyle!..
Amin...Amin...
...Salatu Selam Ile...
...Fi Emanillah...
Cenab-i Hak buyuruyor:
"Ey iman edenler! Allah icin hakki ayakta tutan, adaletle sahitlik eden kimseler olun. Bir topluluga duydugunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha cok yakisan (bir davranis) tir. Allah'a isyandan sakinin. Allah yaptiklarinizi hakkiyla bilmektedir." (Maide, 8 )
Rasulullah (sav) buyuruyor:
"Verdigi hükümlerde, ailesinin ve halkin yönetiminde adaletli davranan yöneticiler, kiyamet gününde Allah Teala'nin yaninda nurdan yüksek koltuklar üzerinde otururlar." (Müslim, Imaret 18 )
"Suc Murafaasi Üzresin, Ayaga Kalk!”
Fatih, Istanbul'un fethinden sonra, vazifesini emrinin hilafina (ziddini) yapan bir hiristiyan mimarin kolunu kestirmisti. Istanbul kadisi Hizir Bey, Fatih'in en yakin arkadasi ve dostu idi. Kendisini Istanbul kadiligina da Fatih tayin etmisti.
Eli kesilen hiristiyan mimar, Kadi Hizir Bey'e gidip Fatih'i dava etti. Fatih'e hitap tarzi "es-Sultan ibnü's-Sultan el-Gazi Ebu'l-Feth MUHAMMED HAN-i Sani" iken kadi Hizir Bey, teb'anin herhangi bir insanina kullanilan hitabla:
"Murad oglu Mehmed, su saatte mahkemeye gelin!" celbini gönderdi.
Fatih, murafaa (durusma) günü mütevazi bir ferd-i millet gibi alayissiz (gösterissiz) bir surette mahkemeye gitti. Maznun (sanik) sandalyesine oturdu. Hizir Bey, yerini aldi. Ve muhakeme basladi.
Mahkemelerde hakim adalet tevzi ettigi icin oturur, digerleri ayaga kalkarak, ayakta ifade verirdi. Hizir Bey, Fatih'i otururken görünce, O'na:
"–Suc murafaasi üzresin, ayaga kalk!" diye ihtar etti.
Bu ikaz üzerine Fatih, ifade icin ayaga kalkti. Kadi Hizir Bey, muhakeme neticesinde Fatih'i suclu, hiristiyan mimari mazlum buldu. Kisas ayetini okudu. Ve Fatih'in kolunun ayni sekilde kesilmesine karar verdi.
Bütün dünyayi dize getiren cihan padisahi Fatih, karari sükunet ve tevekkülle karsilayarak:
"–Hüküm ser'-i serifindir!.." dedi.
Hiristiyan mimar, bu ulvi adalet sahnesinden fevkalade duygulanarak gözyaslari icinde:
"–Hakkimdan vazgeciyor, diyet kabul ediyorum!.." dedi.
Is, bu suretle tatliya baglandiktan sonra Fatih, Hizir Bey'e:
"–Benden degil de Allah'dan korktugun icin seni tebrik ederim!.." dedi.
Kadi Hizir Bey de, oturdugu minderin altindan bir topuz cikardi:
"–Eger verdigim hükmü kabul etmeseydin, bununla kafana vuracaktim." dedi.
Fatih de, buna cevaben kaftaninin altinda sakladigi kilici gösterdi ve:
"–Sen de eger adalet üzre hükmetmeseydin, bununla kafani vuracaktim…" dedi.
Ayrica Fatih, sahsi malindan hiristiyan mimara bir ev bagisladi. Bunun üzerine hiristiyan mimar:
"–Dünyada böyle bir adaletin esi yoktur. Ben artik bu andan itibaren müslümanim…" diyerek kelime-i sehadet getirdi.
( Abide Sahsiyetleri ve Müesseseleriyle Osmanli)
Ya Rabb! Hazret-i Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'in müjdesine nail olmus o büyük cihangir Fatih Sultan Mehmed Han'in ruhundaki ulvi hasletlerden, hususiyle din gayretinden ve fetih hamlesinden su son asirlarda sahipsiz kalan nesline de bir nasip ihsan ve ikram eyleyip onlar eliyle Islam'i ve müslümanlari yeniden aziz eyle!..
Amin...Amin...
...Salatu Selam Ile...
...Fi Emanillah...
Son düzenleme: