Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Bir insanın dünya hayatında mutlu olması hem bedensel zevklerinin hem de ruhsal yönden tatminiyle mümkün olabilecekken, bedensel zevkleri yasaklayan din, nasıl olur da hem dünyada hem ahirette mutluluğu vadediyor olabilir?

Sorunuzun içerisinde cevabın kendisi de var. Evet, İslam dini diğer bütün dinlerden farklı olarak insanı hem bedenî, hem de ruhî yönlerden tatmin edecek özelliklere sahiptir. Fakat “bedensel zevkleri yasaklayan din” cümlesi İslamiyet açısından gerçeği yansıtmıyor. Bakınız Kur’an’da Allahu Teala nasıl buyuruyor:

“Yeyiniz içiniz. Fakat israf etmeyiniz. Muhakkak ki Allah israf edenleri sevmez” (Araf, 31)

“İçinizden bekâr olanları evlendirin” (Nur, 32)


Bu gibi pek çok ayetlerde Allahü Teala, insanın en temel maddî zevk ve ihtiyaçlarının önünü açmış, hatta teşvik etmiştir. Yani yasaklama diye bir şey söz konusu değildir. Fakat umumî yasaklama olmamakla beraber, çok faydalı olacak bazı sınırlarlamalar da getirmiştir.

Dinimiz, insanların hem kendilerinin, hem ailelerinin, hem toplumlarının zararına olan ve bunları temellerinden göçerten ve insanı ahlaken hayvandan da aşağı seviyelere düşmesine sebep olan içki ve zina gibi zararlı bazı zevkleri yasaklamıştır. Hergün medyada yer alan birçok sosyal facia haberlerinin arkasında en çok bulunan sebeplerin başında bu gibi zevklerin olduğu ortadadır.

Meşru sınırlar içinde olan zevkler ise, insanın mutlu bir hayat sürebilmesi için kâfidir. Bu gerçeği Bediüzzaman Said Nursî hazretleri şöyle ifade etmiştir: “Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.” (6. Söz)

Dinimiz insanın bedeni zevklerin esiri olmasını da istemez. Buna yönelik olarak da insanı terbiye eden bazı kuralları vardır. Ramazan’da bir ay orucun emredilmesi, israfın haram kılınması, zekâtın farz kılınması gibi emirler bunlardandır. “Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız, sizin için büyük bir mükafat vardır.” (Âl-i İmran, 179) gibi ayetler de bizleri günahlardan ve aşırılıklardan sakınmaya davet ve teşvik eder.

Bütün bu izahların temelinde, âhiret ve dünya hayatlarının dengesinin kurulması düşüncesi vardır. İslamiyet bütün kurallarını, bu dengeyi kurma ve dünya hayatının geçiciliği ve âhiret hayatının ebedîliği esası üzerine bina etmiştir. Şu ayet, bu dengenin nasıl kurulması gerektiğini bize tarif eder: “Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının bir geçimliği ve süsüdür. Allah katında olan (âhirettekiler) daha iyi ve devamlıdır. Akletmez misiniz?” (Kasas, 60) Bu sebeple, İslamiyetin dünya hayatını düzenleyen kurallarının doğru anlaşılabilmesi için ebedî bir ahiret hayatı inancının dikkate alınması şarttır.
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
çok güzel faydalı bi payLaşımdı
İslamiyetin dünya hayatını düzenleyen kurallarının doğru anlaşılabilmesi için ebedî bir ahiret hayatı inancının dikkate alınması şarttır.
buda bir şarttır zaten ahirete inanmak :)
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah canim paylasimin icin tesekkürler
Selam ve Dualarimla.....
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Paylaşımınız için Rabbim razı olsun kardeşim.Ellerinize ve yüreğinize sağlık.
Selam ve dua ile kalın.
 

ERCAANNN

NUR-UN ALA NUR
 
Üyelik Tarihi
12 Haz 2009
Mesajlar
208
Aldığı Beğeniler
2
Konum
AFYONKARAHİSAR
Evet gerÇekten gÜzel helal daİresİ keyfe kafİdİr.haram daİresİne gİrmeye gerek yok..mesela bİnbİr tane İÇecek var bunlarin bİn tanesİ helal,bİr tanesİ haram. Bİz o bİn tanesİ dururken bİr tane haram olan İÇkİye gİdersek haram daİresİne gİrmİŞ oluruz.
 
Üst Alt