Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
İnsan kendi düşlerinin fosseptik çukurudur; gerçekleşmemiş düşler, karşılanmamış istekler insanın içinde birikip ruhunu zehirler.

Oysa, kabul edeceğimiz ilk gerçek, kendi düşlerimizin gerçekleşmesinin önündeki tek engelin kendimiz olduğudur. Bir kaç farklı içsel durum ayrı ayrı ya da hep birden yaşanıyor olabilir. Ya insanın kendine bakış açısı sağlıklı değildir, gerçek doğasını henüz tanıyamamış, neleri becerebileceğine dair gerçekçi bir bakış açısı edinememiştir. 'Hay Allah, ya ben kendime uygun düş kuramamışım' diye anlayışla yaklaşmaz, "Bak yine beceremedin" diye kendini kemirmeye başlar; egosunun davudi sesiyle... O ses de kendi sesindir aslında ama çevrenin sözcükleri ve kavramlarıyla yüklenir üzerine.

Evet, içimizde yankılanan, kaba, hep incitici, hep eleştiren laflarla konuşan nobran içseslerimiz var; Pembe Panter'deki Müfettiş Cluseau'nın uşağı Kato gibi en beklenmedik anda üzerimize saldırılar düzenleyip cesaretimizi kıran, korkularımızı sürekli besleyen. Dışarıdan bakınca pek komiktir hallerimiz; Kato ve Müfettiş Cluseau'ya katıla katıla gülmeyen yoktur.

Korkularımız düşleri gerçekleştirmekten pek bir güzel alıkoyar bizi; içsesimiz egonun baş-yardakçısı korkularımız. Yapamazsın, beceremezsin, sen salaksın, bir işe yaramazsın, çok şişkosun, çok zayıfsın, çirkinsin, sesin güzel değil, kalem tutmayı bile beceremiyorsun, tutarsızsın, delisin, bencilsin, kimseye bağlanamazsın, yapamazsın, edemezsin... Belki de yapmak zorunda kalmamak için bu denli sıkı sarılırız korkularımıza. Çünkü yapmaya kalksan önündeki yol uzun, zahmetli ve çetrefildir. Yolculuğun sana büyük bir mutluluk vereceğini bilsen bile...

Kimse "Ya ben tembelim galiba" demez kendine ama çoğu kere düşleri gerçekleştirmek çok çalışmayı da beraberinde getirir. Tembelliğe dikkat etmek gerek. Kendini bir düşe vakfedecek kadar içeriden istemiyorsan bir şeyi, sürekli erteler, bahaneler bulur durursun.. İngilizlerin sevdiğim deyimi "If there is a will, there is a way" der;istek varsa, bir yolu da vardır.

Ya gerçekten çok istemiyorsun, ya çok korkuyorsun, ya da aslında içeriden, derinlerden bir yerden sana göre bir yol olmadığını seziyorsun.. Hangisi? Cesaret aslında korkunun yokluğu değil, korkunun kabul edilmesi değil midir? Ve korkusuna rağmen ilk adımını attığında insan, gerisi de gelir.

Gerçekten isteyen başarabilir. Düş çukurumuz ruhumuzu zehirlemeden ilk adımı atmaya bakar. Bebek adımları ile başlar yürüyüş, acemice, paytak, düşe kalka ama bir bakmışız ki bacaklarımızın tüm gücü ile koşuyoruz...

Çağırın vidanjörü; alın kalemi, fırçayı, klarneti, gitarı, iskarpelayı elinize, geçirin spor ayakkabılarınızı ayağınıza, fotoğraf makinenizi alıp sokaklara çıkın, o diyete bugün başlayın, avaz avaz şarkı söyleyin, mutfağa girin ve en sevdiğiniz yemeği yaparak BAŞLAYIN.

Her neyse içinizde gizli bir yerlerde mayalanan düşleriniz, onları kapalı çukurlarda çürümeye bırakmayın. Yeteneklerinize ve düşlerinize bir şans verin. Olmuyorsa ne gam, düşlere kıran mı girdi? Başka bir düş seçin. Bir şeyi çok isteyen illa ki yolunu da bulur; YOL ÖNÜNDE AÇILIR MUTLAKA...

Alıntı
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
hakket güzeldi
istedikten sonra olmayacak sey yok..
göze almak gerek..
tesekkürler kardesim
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Güzel bir yaziydi Seylan kardesim emegine rahmet tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......
 
Üst Alt