Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Sükutu-ezber

Öyle işte,,,
 
Üyelik Tarihi
30 Nis 2018
Mesajlar
480
Aldığı Beğeniler
2,157
Bir çok şeye gücüm yetmeyecek, yetmiyor, yetmedi de. Adım gibi biliyorum bunu. Biliyor olmanın ağırlığı yok mu, tekrar tekrar çekip alıyor beni uçurumlardan, hevesle koşmaya niyetlendiğim ne varsa beni durduruyor...

Sümen altı edilmiş, belirsizliğe ertelenmiş, yüz verilmemiş ameller depremi şimdi yaşadığım. Paçalarımdan çekiştiren cümlelerden kurtulmaya, izimi kaybettirmeye çalıştıkça tekrar tekrar beni bulmaları bu yüzden, bu deprem yüzünden. Hayat dediğin, ertelenmiş ameller depremine tutulmuş bir apartman, içinde mahsur kalınmış bir ten kafes...

Hayat apartmanının her katından beni aşağıya itekliyor nefis. Kimi katlardan gönüllü atlıyorum aşağıya, aman Allah'ım bu bir delilik. İnsan nasıl olur da bin emekle çıktığı merdivenleri unutur, onca zahmeti tekrar göze alır; nasıl olur da kemâlatın süslerini terkeder, rüyalardan ayıkladığı onca rızkı çarcur eder, döktüğü onca gözyaşıyla zakkumlar sular; nasıl olur da nefsine cilvelerle, nazlarla eşlik ederek gönüllü atlar nice yükseklerden...

Her defasında zeminde bulmak kendini, her defasında yeniden en başa dönmek, yeniden ummak, yeniden kovdurmak kendini her kapıdan... "Böyle olmamalıydı, bu ben değilim" diye hayıflanırken bulmak kendini.

İnsan nice cürümler işler de, hemen sabahına, bir dakika, bir saniye sonrasına bile kalmadan affeder kendini. Güzelinden bir porsiyon hazırlar mesela, yemeden içmeden kesilmez. Bir filme sarar hemen, bir şarkıya, kalkıp etrafı temizler içini temizler gibi, toparlanamadıkça toparlamakla meşguldür dünyasını... İnsan en iyi yaptığı şeyi yapar, kendini bir şekilde affeder.

"Düşmek ne kadar fıtrattansa, yeniden kalkmak da öyledir" diyorum kendime. "Nefis emmâredir, levvâmedir, insan kanar, aldanır " diyorum sonra. Biliyor olmanın elleri bastırıyor omuzlarıma var gücüyle.

Yine de bu düşmek, bu tekrarlar, bu kendine içerleyişler, yüz çevirişler, bu kendini kınayışlar çok yorucu...

Günahlara karşı sabır istiyorum Allah'tan, ibadetlere karşı da!

Duaya çok muhtaç kardeşiniz,
Halil İbrahim Sert
 

Sükutu-ezber

Öyle işte,,,
 
Üyelik Tarihi
30 Nis 2018
Mesajlar
480
Aldığı Beğeniler
2,157
Muhteşem bir yazı...
Bir o kadar düşündürücü ve hüzün dolu!
Gerçek halimizin iç yüzünü siz anlatırken üzülüp hayıflanmamak mümkün değil!
Âdeta elimiz, kolumuz, ayağımız, gözümüz zincirlere vurulmuş. İçimizdeki belki kırıntı misâli, belki pek cılız muhabbetullah, muhabbeti Resulullah ile bir silkeleniyoruz tam bu prangalardan kendimizi Kurtarırken, diğer yandan şeytan ve nefsin başka ağlarına tekrar, tekrar yakalanıyoruz. Doğru bildiklerimize sahip çıkamadığımız gibi, elimizden buz gibi eriyip gitmesine de göz yumuyoruz...
Gerçekten çok zor bir mücâdele!
Çetrefilli bir hayatın süzgecinden ince ince eleniyoruz.. ne yapmak lazım?
Nereden başlamak lazım?
Sil Baştan yapa yapa nefs-i emmareden nefsi levvameden Öteye asla geçemedik...
Her halimize rağmen, yüreğimizde ki hüzün ve pişmanlık ateşinin var oluşuyla avunduk.
Tek tesellimiz ise, Hak'tan gelecek şifa'dan ve naz makamından vaz geçmeyişimiz, geçecekte değiliz!

Nihan Nur
 

Sükutu-ezber

Öyle işte,,,
 
Üyelik Tarihi
30 Nis 2018
Mesajlar
480
Aldığı Beğeniler
2,157
Halil İbrahim Sert
nefs-i levvâmede yığıldık kaldık. İman ediyor oluşun neş'esine muhtacız. Yüzlerimiz mukaddes tebessümlerin özlemiyle, manevi nimetlerden mahrum kırış kırış. Nefsin karşınsında yalın kılıç bir cehdden uzaklığın belası belki de başımızdaki, şeytan zâten apaçık bir düşman hayat elbisemizin her dikişinde fokurdayan...
 
Üst Alt