Öğrendikleriniz sahte, okuduklarınız değil hakikat.. içinde gömüldükleriniz sadece çenenizi kapamak için verilen suni bir emzik!.. hepsi kör etmek için dimağınızı geceli-gündüzlü gayretteler, sakat ediyorlar sizi farkında değilsiniz! inkar etmeyin, hele alınmamazlık gafletine hiç düşmeyin, bana sadece tüm tecrübenizi bir cümleyle özetleyin.. ne diyeceğim diye düşünürken; felsefeden mi, bilimden mi, edebiyattan mı, dinden-diyanetten mi, tasavvuftan mı, fezadan mı, tarihden mi?!... hangisinden dem vuracağınızı hala mı kestiremediniz?! hey efendiler, hindiye taş çıkartıyorsunuz.. bırakın bir kenara bunları; yakın kitapları!!
Kaç kere dünya yıktınız, kaç gecede dünya kurdunuz?! kaç saat, ateşli münakaşalar ile arkadaşlarınızı uyutmadınız, kaç yazı kaleme aldınız, kaç kere Kuran hatmettiniz, kaç şiir ezberlediniz, kaç kitapcık bitirdiniz, kaç insan tanıdınız, kaç kere sokaktaki cocuklara şeker dağıttınız, kaç dünya gezdiniz, kaç kere adam oldunuz, kaç dil öğrendiniz, kaç kere ağladınız, kaç ömrünüz oldu, kaç kere öldünüz, kaç kere aynadaki gördüğünüze sövdünüz, kaç kere sizi ezen zengin para budalalarını övdünüz, kaç dostunuz oldu, kaçı sizi yarı yolda bıraktı,kaç kere aşık olduğunuzu sandınız, kaç kere pişman oldunuz, kaç kere yine günaha döndünüz,kaç rabıta yaptınız, kaç seccade eskittiniz, kaç kere mescit bile tanımadınız, kaç vakit camiye uğradınız, kaç kere denizi geçtiniz, kaç kere kaçtınız kendinizden!!?? cevaplar mı; hepsi sizin cebinizde, belki de yanıt dahi veremiyorsunuz bilemem.. öyleyse ne diye tutuyorsunuz kelimeleri; yakın lugatları!!
Bu ülke'de dirilişler ölecekse, ideolocya örgüsü rafta çürüyecekse, ama hangi Atatük diye aklın şüpheye düşecekse, benim gözümde Menderes'ler üşüyecekse, Avrupa'nın 50 büyük yalanı sana hala ninni gelecekse, mağaradakiler seni medeni edecekse, umrandan uygarlığa ruhun göçmeyecekse, müdafaalarım seni yola getirmeyecekse, ruhun gurbet içinde gurbet çekmeyecekse, gavur bye bye Türkçe derken senin için bunu sindirecekse, Kırım kan ağlıyorken senin yüzün gülecekse, bir adam yaratmak varken gözün karartma gecelerinde ise, ayak takımı aşklara sarılıyorsan, kötüye çıkıyorsa Babil'de ölüm İstanbul'da aşkın adı ve yüreğin katre-i matemden bihaber ise; hepsinden de öte bu sıraladıklarım nezdinde sadece bir cümle ise, tavanarasına kaçmışsa aklın; birşey diyemiyorum arkadaşım!! yakın hayatları..
Yanlış anlaşılmasın efendiler, bir meczup ne derece akildir ki?! ve ne kadar tesir eder dedikleri, orası meçhuldur fakat cümlelerin fiyakasının hakkı yenmemeli.. sanınız ki vicdanınız aldı karşısına sizi, bu gece paralıyor... gıkınızı çıkarmadan bir deyiverin kendinize hadi, ben koca bir ...?...! (orasını da bilemem gari).........
Katre-i Matem..
Kaç kere dünya yıktınız, kaç gecede dünya kurdunuz?! kaç saat, ateşli münakaşalar ile arkadaşlarınızı uyutmadınız, kaç yazı kaleme aldınız, kaç kere Kuran hatmettiniz, kaç şiir ezberlediniz, kaç kitapcık bitirdiniz, kaç insan tanıdınız, kaç kere sokaktaki cocuklara şeker dağıttınız, kaç dünya gezdiniz, kaç kere adam oldunuz, kaç dil öğrendiniz, kaç kere ağladınız, kaç ömrünüz oldu, kaç kere öldünüz, kaç kere aynadaki gördüğünüze sövdünüz, kaç kere sizi ezen zengin para budalalarını övdünüz, kaç dostunuz oldu, kaçı sizi yarı yolda bıraktı,kaç kere aşık olduğunuzu sandınız, kaç kere pişman oldunuz, kaç kere yine günaha döndünüz,kaç rabıta yaptınız, kaç seccade eskittiniz, kaç kere mescit bile tanımadınız, kaç vakit camiye uğradınız, kaç kere denizi geçtiniz, kaç kere kaçtınız kendinizden!!?? cevaplar mı; hepsi sizin cebinizde, belki de yanıt dahi veremiyorsunuz bilemem.. öyleyse ne diye tutuyorsunuz kelimeleri; yakın lugatları!!
Bu ülke'de dirilişler ölecekse, ideolocya örgüsü rafta çürüyecekse, ama hangi Atatük diye aklın şüpheye düşecekse, benim gözümde Menderes'ler üşüyecekse, Avrupa'nın 50 büyük yalanı sana hala ninni gelecekse, mağaradakiler seni medeni edecekse, umrandan uygarlığa ruhun göçmeyecekse, müdafaalarım seni yola getirmeyecekse, ruhun gurbet içinde gurbet çekmeyecekse, gavur bye bye Türkçe derken senin için bunu sindirecekse, Kırım kan ağlıyorken senin yüzün gülecekse, bir adam yaratmak varken gözün karartma gecelerinde ise, ayak takımı aşklara sarılıyorsan, kötüye çıkıyorsa Babil'de ölüm İstanbul'da aşkın adı ve yüreğin katre-i matemden bihaber ise; hepsinden de öte bu sıraladıklarım nezdinde sadece bir cümle ise, tavanarasına kaçmışsa aklın; birşey diyemiyorum arkadaşım!! yakın hayatları..
Yanlış anlaşılmasın efendiler, bir meczup ne derece akildir ki?! ve ne kadar tesir eder dedikleri, orası meçhuldur fakat cümlelerin fiyakasının hakkı yenmemeli.. sanınız ki vicdanınız aldı karşısına sizi, bu gece paralıyor... gıkınızı çıkarmadan bir deyiverin kendinize hadi, ben koca bir ...?...! (orasını da bilemem gari).........
Katre-i Matem..