Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Şu an gözlerinizi kapamanızı istesem, acaba hangi duygular gelir içinize, ne hissedersiniz? Heyecan, merak, üzüntü, özlem… Belki de “abhiman”; yani, sevdiğiniz biri tarafından kalbiniz kırıldığında yaşanan acı ve kızgınlık. Duygunun kökeninde üzüntü ve şok var ama hızla şiddetli ve yaralanmış bir onura dönüşüyor. Belki de yıkık dökük binalara ve terk edilmiş yerlere karşı konulmaz bir çekim hissiniz var; yani, “ruinenlust.”

Tüm duygularımızın, bir grup temel duyguya indirgenebileceğine dair teoriler var. Bu temel duygular; mutluluk, üzüntü, korku, iğrenme, öfke ve şaşırma. Diğer tüm duyguların, bu duyguların temelinde oluştuğu düşünülüyor bazılarına göre. Tıpkı ana ve ara renkler gibi. Ancak bu durum, o duygulara temastan kaçınmamızı engellemiyor elbette. Dilimizde bariz bir karşılığı olmayan ancak içimizden hissedilen duygular rüyalarımızı, davranışlarımızı, düşüncelerimizi belki de karşılığı olandan daha fazla etkiliyor. Çünkü bilincimize getirebildiğimiz duygular dillendirebildiklerimiz ve ifade edebildiklerimiz, peki ya dile getiremeyip etkisini hissettiklerimiz?

Duygular Sözlüğü’nün yaratıcısı Tiffany Watt Smith, Queen Mary Üniversitesi’nde Duygular Tarihi Merkezi’nde araştırma görevlisi bir yazar. Kitabıyla bir tür duygu haritasında ilerlememizi ve duyguların antropolojik, sosyolojik, psikolojik açılımlarıyla duygulara dair yeni ve sıradışı sözcükler öğrenmemizi sağlıyor. Bu sözcükler, iç dünyamızın derinliklerine erişebilmemize destek oluyor.

Kitabın önsözünde yazar bazen duyguların bize ait değil de bizim duygulara ait olduğumuza dair bir ifade kullanıyor. Burada insan ruhsallığının duygulardan oluştuğuna yaptığı vurgu, ruhsal sağlığın duygulardan geçtiğini düşündürüyor bana. Kitapta duygulara dair birçok tarihsel anekdota da rastlıyoruz. Örneğin Antik Yunan’da bazı kişiler isyankar öfkeyi, hastalıklı bir rüzgarın getirdiğine inanıyormuş. İlk Hıristiyanlar da can sıkıntısının, kötü niyetli şeytanlar tarafından ruha yerleştirildiğini düşünüyormuş...

Duygu nedir, diye düşündüğümüzde, bunun cevabı kuşkusuz sadece psikolojik kişisel tarihimizde yatmıyor. İçinde yaşadığımız kültürle, coğrafyayla, inançlarla, sosyo-ekonomik, politik tüm diğer değişkenlerle de belirleniyor. Kitapta yer alan bir bölümde bahsedildiği gibi, 17. yüzyıl soylularından François de la Rochefoucauld, en coşkulu dürtülerimizin bile geleneğe uyum sağlama ihtiyacından ortaya çıktığını kabul ediyormuş. Ona göre, “Bazı insanlar eğer aşk hakkında konuşulduğunu duymamış olsalardı asla âşık olmazlardı.”

Yazar kitabın tüm duyguları kapsama ya da iç dünyamızın derinliğine inip merkezine varma hevesinde olmadığını söylüyor. Derdi, daha çok, duygularımızın nasıl şekil değiştirdiğine ve birbirlerine nasıl karıştığına ilişkin bir rota sunmak. Ve aynı zamanda iç dünyamızın karmaşıklığını bir grup duyguya indirgemeye çalışanlara çok daha fazlasının olabileceğini göstermek.

Kitapta yaklaşık 150 duygudan bahsediliyor. Benim duygu hazneme dahil olan birkaç tanesine bu yazı vesilesiyle yer vermek isterim: “Papua Yeni Gineli Baining halkı ‘awumbuk’ dedikleri, çok sevilen bir misafir gittiğinde çöken kasvet ve durgunluk hissini içine çekmesi için gece dışarıya bir kâse su bırakıyorlarmış. Üstelik bu ritüel her seferinde işe yarıyormuş.”. Bir diğer duygu da “amae.” Japon psikanalist Takeo Doi’ye göre, “bir kişinin sevgisini çantada keklik görmek ve değerini bilmemek anlamına geliyor ve bu duygu, karşılığında şükran duyma gereği görmeden birinden destek aldığınız zaman ortaya çıkıyor. Hatta çok çalıştığımız zamanlar kendimize de biraz amae göstermemiz teşvik ediliyor.”. Bir de Hollandalıların ifade ettikleri bir duygu var ki, içinizi yumuşacık yapıyor; gezelligheid. Yani dışarısı soğuk ve kasvetliyken sizin arkadaşlarınızla sıcak ve rahat hissettiğiniz duygusu.

Tuğçe Isıyel
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
ruinenlust

Olduğumuda ögrendim :)
İnsanı bir kaç duyguya sığdırmak ruh için oldukça sıkıcı olurdu zaten.

merak ettim doğrusu
teşekkürler abi.
 
Üst Alt