Ey insanoğlu! Allahı sevmek, Allah a gitmek istiyorsan, maddi ve manevi her işinde edeb ile gir, irfan ile çıkmaya çalış.
Beni Rabbim edeblendirdi. Ve ne güzel edebledi.
Âdemoğlu nun edebden nasibi yoksa, insan değildir.
İnsanla ****** arasındaki fark edebdir.
Edeble süslenmeyen akıl, silahsız kahramandır.
Edeb, aklın dıştan görünüşüdür.
Edeble varan, lütufla döner.
Edeb, evliyaullahın delilidir. Allah a kavuşma sebebidir.
Edeb olmadıkça asalet düzelmez.
Edeb, şeytanı öldüren bir silahtır.
Edeb en hayırlı sanattır. Hakk a giden yolun
azığıdır.
Edeb her şeyin başıdır. Tasavvufun tamamı edebdir.
Edeb, olgunlaşmanın ilk şartıdır.
Edebi terk eden, arif değildir.
Edebi berk et, her şeyi terk et!
Edebden mahrum olanlar Hak dergahından
kovulurlar.
Edebi olmayanın güvenilir ilmi yoktur.
Emir, edebin üstündedir.
Hakikatten maksat, ancak edebdir.
Hakiki edeb, nefsi terketmektir.
Ayıplarınızı edeble örtünüz.
Hakiki güzellik, ilim ve edeb güzelliğidir.
İnsanın ziyneti, edebin tamamıdır.
Babası ölen değil, ilim ve edebi olmayan
yetimdir.
Evlâdına edeb öğretmeyen, düşmanlarını
sevindirir.
Ruhen yükselmek, ancak edeble mümkündür.
Akıllı, edebi edebsizden öğrenir.
İlim şerefi ve edeble Âdem, melekten üstün
oldu.
Şeytan Allah ın huzurundan, edebi terkettiği
için kovulmuştur.
Edeb dışı hareketler, feyzi keser. Ve sahibini sultanının gönlünden uzaklaştırır.
Sohbet bir cesettir. Edeb ise, o cesedin ruhudur.
İmanın hakikatına ermek için, yakîn bilgi; yakîn bilgi için, ihlâslı amel, ihlâslı amel için, farzları eda; farzları eda için, sünneti tatbik; sünneti tatbik etmek için de, edebi korumak lazımdır.
Edeb; insanı her türlü hatadan koruyan bilgi ve prensiplere sahip olmaktır.
Sofilerin terbiye etmediği kimse, edebin
hakikatini anlayamaz.
Her şey çoğaldıkça ucuzlar. Fakat edeb çoğaldıkça, değeri artar.
Edeb, kendisinden yükseğini çok görmemek,
kendisinden aşağısını da hor görmemektir.
Üstadının edebi ile edeblenmeyen, sünnet ve hadisle edeblenemez. Sünnet ve hadisle edeblenemeyen de ayet ve Kur an la edeblenemez.
Üstadının meclisine edeble girenler, ondan nihayetsiz feyzlere erişirler.
Üstadına edeble hizmet edenler, ondan Arş derecesinde mertebeye kavuştular.
Edeb güzelliği, kişiyi nesebe muhtaç etmez.
Edeb, insanı kalpten sevdirir.
Edeb, insanı utanılacak şeylerden koruyan
melekedir.
Edeb, Sünnet-i Resulullah a uygun hareket etmektir.
Edebden daha üstün şeref yoktur.
Edeb kaidelerinin en alt derecesi, bir kimsenin, cehaletini sezdiği yerde durup, onu gidermesidir.
İlim elde etmek isteyen, edebli olsun.
İyi amel sahibi olmak isteyen, edebli bir şekilde ilim sahibi olmaya baksın.
Muhabbet ehli, sevgi işinde iyi niyete sahip oldukça, edebleri artmaya başlar.
Edeb, nefsi gerektiği şekilde terbiye etmek ve güzel ahlâk ile süslemektir.
Edeb insanın mutlak bir fazilet kaynağıdır.
Cennetteki makamlara, amel ve edeple ulaşılır.
İlim meclisinde aradım, kıldım taleb,
İlim en geridedir, illa edeb, illa edeb.
Setreder ayıbını insanın hep:
Ne güzel elbiseymiş esvab-ı edeb.
Gönül ehli arasında aradım, kıldım taleb,
Her hüner makbul imiş: illa edeb, illa edeb.
Edeb bir tâc imiş nûr-u Hüda dan
Giy ol tacı, emin ol her beladan.
İmanın hakikatına varmak için: Yakın bilgi.
Yakın bilgi için: İhlaslı amel.
İhlaslı amel için: Farzları eda.
Farzları eda için: Sünneti tatbik.
Edeb ve ahlakın en alt derecesi : Bir kimse cehaletini sezdimi, sezdiği yerde durup onu gidermesidir.
Edebin ve ahlakın dostları : Haya, samimiyet, teslimiyet, muhabbet, niyet, itaat, gayret, sohbet ve hizmettir.
LUGAT karşılığı:
EDEB---İyi terbiye, naziklik, usluluk, zariflik.
AHLAK---İnsanda bulunan ruhi ve zihni haller.
Beni Rabbim edeblendirdi. Ve ne güzel edebledi.
Âdemoğlu nun edebden nasibi yoksa, insan değildir.
İnsanla ****** arasındaki fark edebdir.
Edeble süslenmeyen akıl, silahsız kahramandır.
Edeb, aklın dıştan görünüşüdür.
Edeble varan, lütufla döner.
Edeb, evliyaullahın delilidir. Allah a kavuşma sebebidir.
Edeb olmadıkça asalet düzelmez.
Edeb, şeytanı öldüren bir silahtır.
Edeb en hayırlı sanattır. Hakk a giden yolun
azığıdır.
Edeb her şeyin başıdır. Tasavvufun tamamı edebdir.
Edeb, olgunlaşmanın ilk şartıdır.
Edebi terk eden, arif değildir.
Edebi berk et, her şeyi terk et!
Edebden mahrum olanlar Hak dergahından
kovulurlar.
Edebi olmayanın güvenilir ilmi yoktur.
Emir, edebin üstündedir.
Hakikatten maksat, ancak edebdir.
Hakiki edeb, nefsi terketmektir.
Ayıplarınızı edeble örtünüz.
Hakiki güzellik, ilim ve edeb güzelliğidir.
İnsanın ziyneti, edebin tamamıdır.
Babası ölen değil, ilim ve edebi olmayan
yetimdir.
Evlâdına edeb öğretmeyen, düşmanlarını
sevindirir.
Ruhen yükselmek, ancak edeble mümkündür.
Akıllı, edebi edebsizden öğrenir.
İlim şerefi ve edeble Âdem, melekten üstün
oldu.
Şeytan Allah ın huzurundan, edebi terkettiği
için kovulmuştur.
Edeb dışı hareketler, feyzi keser. Ve sahibini sultanının gönlünden uzaklaştırır.
Sohbet bir cesettir. Edeb ise, o cesedin ruhudur.
İmanın hakikatına ermek için, yakîn bilgi; yakîn bilgi için, ihlâslı amel, ihlâslı amel için, farzları eda; farzları eda için, sünneti tatbik; sünneti tatbik etmek için de, edebi korumak lazımdır.
Edeb; insanı her türlü hatadan koruyan bilgi ve prensiplere sahip olmaktır.
Sofilerin terbiye etmediği kimse, edebin
hakikatini anlayamaz.
Her şey çoğaldıkça ucuzlar. Fakat edeb çoğaldıkça, değeri artar.
Edeb, kendisinden yükseğini çok görmemek,
kendisinden aşağısını da hor görmemektir.
Üstadının edebi ile edeblenmeyen, sünnet ve hadisle edeblenemez. Sünnet ve hadisle edeblenemeyen de ayet ve Kur an la edeblenemez.
Üstadının meclisine edeble girenler, ondan nihayetsiz feyzlere erişirler.
Üstadına edeble hizmet edenler, ondan Arş derecesinde mertebeye kavuştular.
Edeb güzelliği, kişiyi nesebe muhtaç etmez.
Edeb, insanı kalpten sevdirir.
Edeb, insanı utanılacak şeylerden koruyan
melekedir.
Edeb, Sünnet-i Resulullah a uygun hareket etmektir.
Edebden daha üstün şeref yoktur.
Edeb kaidelerinin en alt derecesi, bir kimsenin, cehaletini sezdiği yerde durup, onu gidermesidir.
İlim elde etmek isteyen, edebli olsun.
İyi amel sahibi olmak isteyen, edebli bir şekilde ilim sahibi olmaya baksın.
Muhabbet ehli, sevgi işinde iyi niyete sahip oldukça, edebleri artmaya başlar.
Edeb, nefsi gerektiği şekilde terbiye etmek ve güzel ahlâk ile süslemektir.
Edeb insanın mutlak bir fazilet kaynağıdır.
Cennetteki makamlara, amel ve edeple ulaşılır.
İlim meclisinde aradım, kıldım taleb,
İlim en geridedir, illa edeb, illa edeb.
Setreder ayıbını insanın hep:
Ne güzel elbiseymiş esvab-ı edeb.
Gönül ehli arasında aradım, kıldım taleb,
Her hüner makbul imiş: illa edeb, illa edeb.
Edeb bir tâc imiş nûr-u Hüda dan
Giy ol tacı, emin ol her beladan.
İmanın hakikatına varmak için: Yakın bilgi.
Yakın bilgi için: İhlaslı amel.
İhlaslı amel için: Farzları eda.
Farzları eda için: Sünneti tatbik.
Edeb ve ahlakın en alt derecesi : Bir kimse cehaletini sezdimi, sezdiği yerde durup onu gidermesidir.
Edebin ve ahlakın dostları : Haya, samimiyet, teslimiyet, muhabbet, niyet, itaat, gayret, sohbet ve hizmettir.
LUGAT karşılığı:
EDEB---İyi terbiye, naziklik, usluluk, zariflik.
AHLAK---İnsanda bulunan ruhi ve zihni haller.
