Hasret Sana bu gözler, gönlüm yolunu gözler,
Huzûra ersem bir kez, bahara döner güzler...
Erse pâyine başım, hep çaglasa gözyaşım,
"Sen Sen" deyip aglasam, kalkar bütün pürüzler...
Köyünün pembe rengi, bulunmaz asla dengi;
Temizlenip giderler, günâhla gelen yüzler.
Gelenler erer nûra, her biri bir sürûra,
Rahmet yagar heryana, kalır mahrûm gözsüzler...
Topragından tozundan, o mübârek izinden
Zulmetli dünyâlara akar gelir gündüzler...
Ölgün ne desem Sana, medhin düşmezdi bana;
Birşey diyeyim dedim, vefâ etmedi sözler.
O derin şefkatinden, çok engin himmetinden,
Dönüp bir teveccüh kıl; rûhum lütfunu özler!
-----------------------------------
Ar eder mürekkep seni yazmaya
Günahkâr kalemim, elim efendim
Korkuyorum cemâlini üzmeye
Günahkâr dudagım, dilim efendim
Senin sevgin ile doluyken özüm
Adını zikretsem kızarır yüzüm
Coşkun nehir olsa, çaglasa gözüm
Günahkâr dökülen selim efendim
Yaratılışta ki sırsın, hikmetsin
Ahmetsin, Mahmutsun, ol Muhammetsin
Sen ki çöle inen nursun, rahmetsin
Günahkâr topragım, çölüm efendim
Helâl nimet için yorulun dedin
Nefretle akmayın, durulun dedin
Allahın ipine sarılın dedin
Günahkâr, uzanmaz kolum efendim
Nurun son halkası, son nebisisin
Yaralı kalplerin sen tabibisin
Hakkın sevgilisi, tek habibisin
Günahkârdır yönüm, yolum efendim
Şefaat diyerek gelirim sana
Güzelligin yansır gülde ki cana
O gül kokun neden gelmiyor bana ?
Günahkâr yapragım, dalım efendim
Ayagında zerre olsam, toz olsam
Düşlerimde görsem, yansam, köz olsam
Dilinde ümmetim diyen söz olsam
Günahkâr benim her hâlim efendim
Huzûra ersem bir kez, bahara döner güzler...
Erse pâyine başım, hep çaglasa gözyaşım,
"Sen Sen" deyip aglasam, kalkar bütün pürüzler...
Köyünün pembe rengi, bulunmaz asla dengi;
Temizlenip giderler, günâhla gelen yüzler.
Gelenler erer nûra, her biri bir sürûra,
Rahmet yagar heryana, kalır mahrûm gözsüzler...
Topragından tozundan, o mübârek izinden
Zulmetli dünyâlara akar gelir gündüzler...
Ölgün ne desem Sana, medhin düşmezdi bana;
Birşey diyeyim dedim, vefâ etmedi sözler.
O derin şefkatinden, çok engin himmetinden,
Dönüp bir teveccüh kıl; rûhum lütfunu özler!
-----------------------------------
Ar eder mürekkep seni yazmaya
Günahkâr kalemim, elim efendim
Korkuyorum cemâlini üzmeye
Günahkâr dudagım, dilim efendim
Senin sevgin ile doluyken özüm
Adını zikretsem kızarır yüzüm
Coşkun nehir olsa, çaglasa gözüm
Günahkâr dökülen selim efendim
Yaratılışta ki sırsın, hikmetsin
Ahmetsin, Mahmutsun, ol Muhammetsin
Sen ki çöle inen nursun, rahmetsin
Günahkâr topragım, çölüm efendim
Helâl nimet için yorulun dedin
Nefretle akmayın, durulun dedin
Allahın ipine sarılın dedin
Günahkâr, uzanmaz kolum efendim
Nurun son halkası, son nebisisin
Yaralı kalplerin sen tabibisin
Hakkın sevgilisi, tek habibisin
Günahkârdır yönüm, yolum efendim
Şefaat diyerek gelirim sana
Güzelligin yansır gülde ki cana
O gül kokun neden gelmiyor bana ?
Günahkâr yapragım, dalım efendim
Ayagında zerre olsam, toz olsam
Düşlerimde görsem, yansam, köz olsam
Dilinde ümmetim diyen söz olsam
Günahkâr benim her hâlim efendim