- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
"oysa acemilik. efendimiz acemilik. bir taş alacaksınız. yontmaya başlayacaksınız. şekillenmeye yüz tutmuşken atacaksınız elinizden. bir başka taş, bir başka daha. sonunda bir yığın yarım yamalak biçimler bırakacaksınız. belki başkaları sever tamamlar. ama her taşa sarılırken gücünüz, aşkınız, korkunuz yenidir, tazedir. başaramamak kaygısının zevkiyle çalışacaksınız.
gelin böyle yapın demiyorum. durduğum yerde kalmaktan korkuyorum. şiir bir sanat olayı değildir. bir yaşama çabasıdır önce. yaşadığımıza tanıklık eder. her gün yeni bir dünya içinde, her gün yeniden ve başka etkilerle duygulanan insan, her gün bunları yeni biçimlerle söylemelidir.
... çağımız insanı gitgide rahatına daha düşkün olmaya başladı. belki her çağda böyleydi. ama bugünkü kadar mıydı bilmem? bunda bilimin, endüstrinin büyük payı var. herkes birbirinin örneği olmayı hiçbir çağda bu kadar istemedi. ‘yeni dünya’nın gerçekleşmesi yakın belki de. bir örnek giyimler, bir örnek şarkılar, bir örnek aşklar. uçaklar, radyolar, sinemalar durmadan bizi birbirimize benzetmeye çabalıyorlar. kişiliksiz bir yaşamayı baştacı ettik. gönüllüyüz. kişiliksiz bir çağın şiiri de ister istemez kişiliksiz olmak zorundadır. bu kadar yenilenmiş bir çağın şiiri, şiirin kelimeleri ne kadar eski, bir düşündünüz mü?
... bir de bir kenarda sessiz sedasız bir insanoğlu var. uyamadığı, maddi manevi her türlü imkânsızlıkları ile uyamadığı değişmenin farkında. önünden iyice kavrayamadığı birşeyler akıp gidiyor. durmuş da eskiye hasret mi çekiyor. hayır. kendisi ile çekişiyor. ağır aksak yaşamasının hesabını vermeye çalışıyor. dünyadan bildik tanıdık şeyler yakalamaya çalışıyor kısacası.
sorun bir şiir sorunu değildir. yaşama sorunudur. zaten ben hiçbir zaman şiiri hayattan ayrı düşünmedim. hayatımızda olmayan sorun şiirimizde de olamaz.
evet değişmek. anlamlı bir yaşama için değişmek. bu bir ölüm kalım meselesidir. ne dersiniz?"/ Turgut Uyar, Efendimiz Acemilik
gelin böyle yapın demiyorum. durduğum yerde kalmaktan korkuyorum. şiir bir sanat olayı değildir. bir yaşama çabasıdır önce. yaşadığımıza tanıklık eder. her gün yeni bir dünya içinde, her gün yeniden ve başka etkilerle duygulanan insan, her gün bunları yeni biçimlerle söylemelidir.
... çağımız insanı gitgide rahatına daha düşkün olmaya başladı. belki her çağda böyleydi. ama bugünkü kadar mıydı bilmem? bunda bilimin, endüstrinin büyük payı var. herkes birbirinin örneği olmayı hiçbir çağda bu kadar istemedi. ‘yeni dünya’nın gerçekleşmesi yakın belki de. bir örnek giyimler, bir örnek şarkılar, bir örnek aşklar. uçaklar, radyolar, sinemalar durmadan bizi birbirimize benzetmeye çabalıyorlar. kişiliksiz bir yaşamayı baştacı ettik. gönüllüyüz. kişiliksiz bir çağın şiiri de ister istemez kişiliksiz olmak zorundadır. bu kadar yenilenmiş bir çağın şiiri, şiirin kelimeleri ne kadar eski, bir düşündünüz mü?
... bir de bir kenarda sessiz sedasız bir insanoğlu var. uyamadığı, maddi manevi her türlü imkânsızlıkları ile uyamadığı değişmenin farkında. önünden iyice kavrayamadığı birşeyler akıp gidiyor. durmuş da eskiye hasret mi çekiyor. hayır. kendisi ile çekişiyor. ağır aksak yaşamasının hesabını vermeye çalışıyor. dünyadan bildik tanıdık şeyler yakalamaya çalışıyor kısacası.
sorun bir şiir sorunu değildir. yaşama sorunudur. zaten ben hiçbir zaman şiiri hayattan ayrı düşünmedim. hayatımızda olmayan sorun şiirimizde de olamaz.
evet değişmek. anlamlı bir yaşama için değişmek. bu bir ölüm kalım meselesidir. ne dersiniz?"/ Turgut Uyar, Efendimiz Acemilik