- Üyelik Tarihi
- 4 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,198
- Aldığı Beğeniler
- 6
Efendimiz (sas) hayatının her karesinde anlatacagı bir hususu en uygun ve en güzel bir üslupla anlatmış ve ögretmede de aynı metodu kullanmıştır. Bütün insanlıga rehber olan Efendimiz (sas)'in hayatına bakıldıgında O'nun ögretim adına kullandıgı bazı metotları ögrenmek, bütün insanlar için iyi bir örnek oluşturacaktır. Burada Efendimiz'in kullandıgı her bir metoda, onun hangi söz veya davranışının dayanak oldugunu anlatmak yerine sadece metodu söyleyip geçmek istiyoruz:
1. Efendimiz, söyledigi hakikatleri bizzat yaşayarak hayatıyla göstermiştir.
2. Dinî yükümlülükleri tedrîcî (yavaş yavaş, basamak basamak) bir sistemle ögretmiştir.
3. Ögretmede orta yolda durmaya ve insanları bıktırmaktan uzak durmaya riayet etmiştir.
4. Ögrenenler arasındaki kişisel farklılıkları göz önünde bulundurmuştur.
5. Karşılıklı konuşma ve soru-cevap şeklini kullanmıştır.
6. Yanlış düşünceyi söküp atmak ve gerçek dogru bilgiyi net bir şekilde muhatabın kafasına yerleştirmek için aklî ölçüleri kullanmıştır.
7. Muhataplarına soru yöneltmiş, böylece onların zeka ve bilgi seviyelerini ölçmüştür.
8. Mukayese ve örneklendirme metodunu kullanmıştır.
9. Benzetme ve halk arasında yaygın olarak kullanılan örnekleri kullanmıştır.
10. Anlattıgı hususu, elinde herhangi bir şey ile yere ve topraga çizerek bizzat göstermiştir.
11. Sözle beraber jest ve mimiklerini kullanmış ve el ile işaretlerde bulunmuştur.
12. Önemine binaen, halin mümkün kıldıgı bir nesneyi bizzat eline almış, eliyle kaldırmış ve arkasından söyleyecegi hususu söylemiştir.
13. Muhataplarından bir soru gelmeden söze önce kendileri başlamıştır.
14. Muhatabının sorusuna eksik ve fazla olmadan cevap vermiştir.
15. Muhatabının sorusuna, onun ihtiyacına binaen sordugundan daha fazlasıyla cevap vermiştir.
16. Muhatabını, güzel bir hikmete binaen, sordugu sorudan daha önemli bir hususa yönlendirdigi de olmuştur.
17. Soru soranın sordugu soruyu tekrarlamasını istemiştir.
18. Muhatabın aldıgı cevabı tekrar etmesini istemiştir. Böylece cevap unutulmayacaktır.
19. Bildigi bir husustan dolayı kişiyi imtihan etmiştir ki bununla dogru cevap verecegi için kişiyi sena etmek, övmek istemiştir.
20. Önünde olan bir olaya karşı susma yolunu tercih etmiştir.
21. Ögretme esnasında meydana gelebilecek imkan ve fırsatları degerlendirmiştir.
22. Latife ve şaka yoluyla ögretmeyi tercih etmiştir.
23. Ögrettigi hususu yeminle tekit etmiş perçinlemiştir.
24. Ögretilen hususun önemine binaen sözü üç kere tekrar etmiştir.
25. Konunun önemini oturuşunu ve duruşunu degiştirerek ve sözü tekrar ederek göstermiştir.
26. Cevabı geciktirerek muhatabın sorusunu tekrar etmesini saglayarak onu uyarmıştır.
27. Muhatabı intibaha sevk etmek için, onu omuzundan veya elinden tutmuştur.
28. Muhatabı teşvik için veya onu sıkıntıya sokacak bir durumdan dolayı, bazı hususların gizli kalmasını yeglemiştir.
29. Söyleyecegi hususun hafızalarda daha iyi yer etmesi veya ezberlenmesi için, sözü kısa ve öz bir şekilde ifade etmiş, daha sonra ise ayrıntılarına geçmiştir.
30. Cevabın birkaç madde ile verilecegi durumlarda önce cevabın kaç maddeden oluştugunu bildirmek için sayıyı söylemiş daha sonra saymıştır.
31. Vaaz etme, nasihat etme ve ögüt verme metodunu kullanmıştır.
32. İnsanların şevklerini kamçılama veya neticesi elem verici hususlardan şiddetle uzaklaştırma (Tergib ve terhib) metodunu kullanmıştır.
33. Kıssa ve geçmiş ümmetlere ve insanlara dair haberlerle ögretme metodunu uygulamıştır.
34. Sorunun cevabının muhatabı utandırma ihtimali olan hususlarda önce nazik bir hazırlık süreci hazırlamış ve soruyu öyle cevaplandırmıştır.
35. Sorunun cevabının muhatabı utandırma ihtimali olan hususlarda üstü kapalı olarak kinaye yoluyla ve işaret ederek yetinmiştir.
36. Kadınlara ögretmeyi ve nasihat etmeyi de asla ihmal etmemiştir.
37. Halin gerektirdigi durumlarda ögretme hususunda azarlayıp paylamayı (ta'nif) ve kızmayı (gadab) da ihmal etmemiştir. Ne var ki onun paylaması ve kızması da merhamet yörüngesinde ve ümmetinin selameti için olmuştur.
38. Talim ve tebligde, kitabeti (yazma metodunu) da kullanmıştır.
39. Yabancı dilleri (mesela Süryaniceyi) ögrenmesi için bazı sahabileri görevlendirmiştir ki bu husus da günümüzde dünyanın dört bir tarafında İslam'ın güzelliklerini ögrenmek isteyenlere karşı yapılacak vazifenin çok önemli bir basamagını teşkil etmektedir.
40. Bizzat kendi mübarek zatıyla talimde bulunmuştur.
Evet, Efendimiz (sas) evrensel bir egitim-ögretim sistemi getirmiş ve bütün kalbleri, bütün ruhları, bütün akılları, bütün nefisleri ideal ufka yükseltecek bir mesaj sunmuştur. Sadece O'nun getirdigi sistemdir ki hem ruhu, hem aklı hem de nefsi, yükselebilecek en son noktaya ulaştırmıştır.
1. Efendimiz, söyledigi hakikatleri bizzat yaşayarak hayatıyla göstermiştir.
2. Dinî yükümlülükleri tedrîcî (yavaş yavaş, basamak basamak) bir sistemle ögretmiştir.
3. Ögretmede orta yolda durmaya ve insanları bıktırmaktan uzak durmaya riayet etmiştir.
4. Ögrenenler arasındaki kişisel farklılıkları göz önünde bulundurmuştur.
5. Karşılıklı konuşma ve soru-cevap şeklini kullanmıştır.
6. Yanlış düşünceyi söküp atmak ve gerçek dogru bilgiyi net bir şekilde muhatabın kafasına yerleştirmek için aklî ölçüleri kullanmıştır.
7. Muhataplarına soru yöneltmiş, böylece onların zeka ve bilgi seviyelerini ölçmüştür.
8. Mukayese ve örneklendirme metodunu kullanmıştır.
9. Benzetme ve halk arasında yaygın olarak kullanılan örnekleri kullanmıştır.
10. Anlattıgı hususu, elinde herhangi bir şey ile yere ve topraga çizerek bizzat göstermiştir.
11. Sözle beraber jest ve mimiklerini kullanmış ve el ile işaretlerde bulunmuştur.
12. Önemine binaen, halin mümkün kıldıgı bir nesneyi bizzat eline almış, eliyle kaldırmış ve arkasından söyleyecegi hususu söylemiştir.
13. Muhataplarından bir soru gelmeden söze önce kendileri başlamıştır.
14. Muhatabının sorusuna eksik ve fazla olmadan cevap vermiştir.
15. Muhatabının sorusuna, onun ihtiyacına binaen sordugundan daha fazlasıyla cevap vermiştir.
16. Muhatabını, güzel bir hikmete binaen, sordugu sorudan daha önemli bir hususa yönlendirdigi de olmuştur.
17. Soru soranın sordugu soruyu tekrarlamasını istemiştir.
18. Muhatabın aldıgı cevabı tekrar etmesini istemiştir. Böylece cevap unutulmayacaktır.
19. Bildigi bir husustan dolayı kişiyi imtihan etmiştir ki bununla dogru cevap verecegi için kişiyi sena etmek, övmek istemiştir.
20. Önünde olan bir olaya karşı susma yolunu tercih etmiştir.
21. Ögretme esnasında meydana gelebilecek imkan ve fırsatları degerlendirmiştir.
22. Latife ve şaka yoluyla ögretmeyi tercih etmiştir.
23. Ögrettigi hususu yeminle tekit etmiş perçinlemiştir.
24. Ögretilen hususun önemine binaen sözü üç kere tekrar etmiştir.
25. Konunun önemini oturuşunu ve duruşunu degiştirerek ve sözü tekrar ederek göstermiştir.
26. Cevabı geciktirerek muhatabın sorusunu tekrar etmesini saglayarak onu uyarmıştır.
27. Muhatabı intibaha sevk etmek için, onu omuzundan veya elinden tutmuştur.
28. Muhatabı teşvik için veya onu sıkıntıya sokacak bir durumdan dolayı, bazı hususların gizli kalmasını yeglemiştir.
29. Söyleyecegi hususun hafızalarda daha iyi yer etmesi veya ezberlenmesi için, sözü kısa ve öz bir şekilde ifade etmiş, daha sonra ise ayrıntılarına geçmiştir.
30. Cevabın birkaç madde ile verilecegi durumlarda önce cevabın kaç maddeden oluştugunu bildirmek için sayıyı söylemiş daha sonra saymıştır.
31. Vaaz etme, nasihat etme ve ögüt verme metodunu kullanmıştır.
32. İnsanların şevklerini kamçılama veya neticesi elem verici hususlardan şiddetle uzaklaştırma (Tergib ve terhib) metodunu kullanmıştır.
33. Kıssa ve geçmiş ümmetlere ve insanlara dair haberlerle ögretme metodunu uygulamıştır.
34. Sorunun cevabının muhatabı utandırma ihtimali olan hususlarda önce nazik bir hazırlık süreci hazırlamış ve soruyu öyle cevaplandırmıştır.
35. Sorunun cevabının muhatabı utandırma ihtimali olan hususlarda üstü kapalı olarak kinaye yoluyla ve işaret ederek yetinmiştir.
36. Kadınlara ögretmeyi ve nasihat etmeyi de asla ihmal etmemiştir.
37. Halin gerektirdigi durumlarda ögretme hususunda azarlayıp paylamayı (ta'nif) ve kızmayı (gadab) da ihmal etmemiştir. Ne var ki onun paylaması ve kızması da merhamet yörüngesinde ve ümmetinin selameti için olmuştur.
38. Talim ve tebligde, kitabeti (yazma metodunu) da kullanmıştır.
39. Yabancı dilleri (mesela Süryaniceyi) ögrenmesi için bazı sahabileri görevlendirmiştir ki bu husus da günümüzde dünyanın dört bir tarafında İslam'ın güzelliklerini ögrenmek isteyenlere karşı yapılacak vazifenin çok önemli bir basamagını teşkil etmektedir.
40. Bizzat kendi mübarek zatıyla talimde bulunmuştur.
Evet, Efendimiz (sas) evrensel bir egitim-ögretim sistemi getirmiş ve bütün kalbleri, bütün ruhları, bütün akılları, bütün nefisleri ideal ufka yükseltecek bir mesaj sunmuştur. Sadece O'nun getirdigi sistemdir ki hem ruhu, hem aklı hem de nefsi, yükselebilecek en son noktaya ulaştırmıştır.