- Üyelik Tarihi
- 22 Şub 2021
- Mesajlar
- 1,553
- Aldığı Beğeniler
- 3,761
EHL-İ SÜNNET KİMDİR?
Sıklıkla duyduğumuz "Ehl-i Sünnet" kavramı, "Rasûlullah -ﷺ- ve ashabının, dinin temel ve tartışmasız konularında takip ettikleri yolu benimseyenler" anlamına gelir. Efendimiz -ﷺ- döneminde "Ehl-i Sünnet" diye bir kavram mevcut olmasa da, Kur'ân ve Sünnet'e itirazsız itaat emri çerçevesinde, kavramın ruhunun o dönemde oluştuğu söylenebilir.
Hal böyleyken, bugün özellikle Türkiye'de, Ehl-i Sünnet'in tanımını yalnızca kendi küçücük cemaatlerine, gruplarına ve hatta bu grupların içindeki belli kliklere kadar daraltan bazı anlayışlar mevcut. Şöyle bir manzara var: Cennetin kapısına oturmuşlar, içeriye kimin girip kimin girmeyeceğine karar veriyorlar. Hadsiz yorumlarının "Allah adına konuşmak" olduğunu fark etmeden...
Bu konuya neden değindim?
Rahmetli Emin Saraç Hocamız'ın vefatından sonra, "O aslında Ehl-i Sünnet değildi" diyen veya bunu ima eden arsızlar ortaya çıktı. Emin Hoca'nın "suçu", İslâm dünyasından bazı isimlerle ilgili "yeterince sert" konuşmamış olması. Tekfir etmek veya cehenneme tıkmak yerine, hata yapanların hatasını Müslüman edebiyle dile getirip uhrevî hükmü Allah'a bırakması. Bu kadar.
Nasıl bir zamana düştük ki, itidal suç oldu?
Emin Saraç bile "Ehl-i Sünnet" değilse, bu ülkede kim Ehl-i Sünnet?
(Yorum kısmına isim veya herhangi birilerini çağrıştıracak cümleler yazılmamasını bilhassa istirham ediyorum. İşimiz isimlerle değil.)
Taha Kılınç
Sıklıkla duyduğumuz "Ehl-i Sünnet" kavramı, "Rasûlullah -ﷺ- ve ashabının, dinin temel ve tartışmasız konularında takip ettikleri yolu benimseyenler" anlamına gelir. Efendimiz -ﷺ- döneminde "Ehl-i Sünnet" diye bir kavram mevcut olmasa da, Kur'ân ve Sünnet'e itirazsız itaat emri çerçevesinde, kavramın ruhunun o dönemde oluştuğu söylenebilir.
Hal böyleyken, bugün özellikle Türkiye'de, Ehl-i Sünnet'in tanımını yalnızca kendi küçücük cemaatlerine, gruplarına ve hatta bu grupların içindeki belli kliklere kadar daraltan bazı anlayışlar mevcut. Şöyle bir manzara var: Cennetin kapısına oturmuşlar, içeriye kimin girip kimin girmeyeceğine karar veriyorlar. Hadsiz yorumlarının "Allah adına konuşmak" olduğunu fark etmeden...
Bu konuya neden değindim?
Rahmetli Emin Saraç Hocamız'ın vefatından sonra, "O aslında Ehl-i Sünnet değildi" diyen veya bunu ima eden arsızlar ortaya çıktı. Emin Hoca'nın "suçu", İslâm dünyasından bazı isimlerle ilgili "yeterince sert" konuşmamış olması. Tekfir etmek veya cehenneme tıkmak yerine, hata yapanların hatasını Müslüman edebiyle dile getirip uhrevî hükmü Allah'a bırakması. Bu kadar.
Nasıl bir zamana düştük ki, itidal suç oldu?
Emin Saraç bile "Ehl-i Sünnet" değilse, bu ülkede kim Ehl-i Sünnet?
(Yorum kısmına isim veya herhangi birilerini çağrıştıracak cümleler yazılmamasını bilhassa istirham ediyorum. İşimiz isimlerle değil.)
Taha Kılınç