- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
Hz.ALI'nin ağabeyi Cafer b. Ebu Talib'in oğlu Abdullah, sıcak bir
>günde,
>bir
>kabilenin hurmalığına inmişti.
>Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç
>parça
>ekmek geldiğini gördü. Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek
>üzereydi
>ki,
>birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi.
>Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. Köpek ekmeği derhal yedi.
>Köle ekmeğin ikinci parçasını da attı. Köpek bunu da bir kerede sildi
>süpürdü.
>Köle bunun üzerine üçüncü parçayı da köpeğe verdi. Kalkıp, yeniden
>işine
>dönmek üzereydi ki, olup biteni uzaktan seyreden Abdullah, yaklaşıp
>sordu:
>
>"Ey köle, bugünkü yiyeceğin ne kadardı?"
>Köle sıkılarak cevap verdi:
>"Işte bu üç parça ekmek."
>"O halde neden kendine hiç ayırmadın?"
>"Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak
>istemedim."
>"Peki sen ne yiyeceksin şimdi?"
>"Oruç tutacağım."
>Bunun üzerine, Abdullah b. Cafer, köleden sahibini, evinin nerede
>olduğunu..
>sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle birlikte
>satın
>
>aldı.
>Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın aldığını
>söyledi ve
>
>ekledi:
>"Seni azad ediyorum. Bu hurmalığı da sana hediye ediyorum."
>Cömertliğiyle meşhur Abdullah b. Cafer, kendisinden daha cömert birini
>tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, bu olayı anlatır ve:
>"Ama o köpeğe topu topu üç parça ekmek vermiş; sense ona koskoca bir
>hurmalığı ve hürriyetini vermişsin" dediklerinde, şu karşılığı
>verirdi:
>"Ama o elindeki herşeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını..."
>
>
>günde,
>bir
>kabilenin hurmalığına inmişti.
>Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti üç
>parça
>ekmek geldiğini gördü. Adam ekmeklerden birini ağzına götürmek
>üzereydi
>ki,
>birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi.
>Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. Köpek ekmeği derhal yedi.
>Köle ekmeğin ikinci parçasını da attı. Köpek bunu da bir kerede sildi
>süpürdü.
>Köle bunun üzerine üçüncü parçayı da köpeğe verdi. Kalkıp, yeniden
>işine
>dönmek üzereydi ki, olup biteni uzaktan seyreden Abdullah, yaklaşıp
>sordu:
>
>"Ey köle, bugünkü yiyeceğin ne kadardı?"
>Köle sıkılarak cevap verdi:
>"Işte bu üç parça ekmek."
>"O halde neden kendine hiç ayırmadın?"
>"Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak
>istemedim."
>"Peki sen ne yiyeceksin şimdi?"
>"Oruç tutacağım."
>Bunun üzerine, Abdullah b. Cafer, köleden sahibini, evinin nerede
>olduğunu..
>sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurmalığı içindeki köleyle birlikte
>satın
>
>aldı.
>Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın aldığını
>söyledi ve
>
>ekledi:
>"Seni azad ediyorum. Bu hurmalığı da sana hediye ediyorum."
>Cömertliğiyle meşhur Abdullah b. Cafer, kendisinden daha cömert birini
>tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, bu olayı anlatır ve:
>"Ama o köpeğe topu topu üç parça ekmek vermiş; sense ona koskoca bir
>hurmalığı ve hürriyetini vermişsin" dediklerinde, şu karşılığı
>verirdi:
>"Ama o elindeki herşeyi verdi; ben ise elimdekinin bir kısmını..."
>
>