arkanı dönüp gitmek bize yakışmazdı
gönlümüz kabul etmezdi
arkamızdakilerden bir parça yanımıza alır
yüreğimizi onlarda bırakıp giderdik
yakışmazdı bize ağlayıp gitmek
dualarla yolcu edilirdik
şimdi kaçak gibi gidiyorum
sessizce gururumu çiğneyerek
yarınlarımızı unutarak
bedenimin ağır yükünü sırtımda taşıyarak
Gidiyorum
elveda demeye kalmaz sözcükler
gözler yansıtırdı yüreğimdeki parçalanmayı
koyu hasreti de bırakıp
tebessümlerimi de unutup
yalnızlığıma koşuyorum..
söylenecek söz yoktu giderken
ne bir not ne de bir gözyaşı
uyandığında hayretler içinde boşluktaydı gözler...
adımız yoktu bizim
geçmiş diye birşey olmamalıydı bizde
kalmalıydı yerinde verilen sözler
sözlerimi de unutup gidiyorum
tuttuğum ellerden bırakıp
yalnızlığıma koşuyorum
bakmayın bana gidişimden haberiniz olmasın
ne ben dayanabilirim ne de siz...
elimde fırsat olsaydı hiç gitmezdim
ama mecbur kaldım...
ayrılık diye yazılmasın senelerimize bu günümüz
sebepsizce ter etmek değil ki
gidiyorum hadi küçüğüm bırak ellerimi
gözlerine bakamıyorum
kapat!
sakın nereye gidiyorsun deme küçüğüm
sana verebilecek hiçbir cevabım yok
taşıdığım kalplerinizi, emanet sevgilerinizi
size bırakıyorum
bir elveda sözcüğü bile demeden
gururumu ayaklar altına alıp
sessizce yalnızlığıma koşuyorum...