Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

blue

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Eyl 2005
Mesajlar
90
Aldığı Beğeniler
0


akavakli.jpg


Ali Erkan Kavaklı

En başarılı, en etkileyici, en sevilen egitimci Hz. Muhammed (sav)

Amerikalı ilim adamı Michael Hart, 1979 yılında dünyanın gelmiş geçmiş en etkili 100 büyük insanını seçme çalışması yaptı. Büyük insanların kabiliyetlerini, mücadelelerini, icraat ve başarılarını bilgisayarına kaydetti. Aylar süren çalışmadan sonra bilgisayar, veriler ışı ında dünyanın en büyük ismini seçti. Sonuç Hz. Muhammed (sav) idi.
Araştırmanın ardından Fransız dergisi Le Point, Hz. Muhammed (sav)'i 1979'da "yılın adamı" seçti. 29 Aralık 1979 tarihli gazeteler, habere yer verirken seçimin gerekçesi olarak şunları yazdılar:
"Hz. Muhammed (sav) (571-632) yılları arasında yaşamış olmasına ragmen dünyadaki etkisi çıg gibi büyüyor ve milyonlarca insan, onun gösterdigi yolda yürüyor."
Bir insan, vefatından yüz yıllar sonra, üstelik Batılı ve gayri Müslim bir araştırmacı tarafından "yılın adamı" seçiliyorsa onun davasının insanlar için ne kadar önemli oldu u kendiliginden ortaya çıkar.
Hz. Muhammed (sav)'in getirdigi mesaj, egitim anlayışı ve egitim metotlarını yeni egitim araştırmaları ile birlikte anlatan bir kitap hazırlıgı içindeyim. Kitap üzerine sohbet ederken bir ögretmen arkadaşım, "Hz. Peygamber (sav)'in başarısını kısaca anlatmak istesek beş-on cümle ile neler söyleyebiliriz" dedi. Bu sütunun hacmi içinde konuyu ele almak ve tafsilatı kitaba havale etmek istiyorum.
1. Dünyanın en etkili, en başarılı ve en sevilen egitimcisinin en önemli vasfı, muhakkak ki anlattıgı davaya kendisinin zerrelerine kadar inanmış olması ve kendisini davasına adaması idi. Gecesini gündüzünü, malını mülkünü davası ugrunda harcadı.
2. Anlattıgı İslâm davası, insanların problemlerini çözüyor. Merhametli, şefkatli, âdil ve bizi çok seven Rabbimizin bizi yarattıgını, dünyaya imtihan için gönderdigini, İslâm'ın emirlerine uyarsak dünya ve ahiretimizin cennete dönecegini müjdeliyor.
3. Şefkat Peygamberi (sav) insan fıtratına uygun bir e itim metodu takip etti. İnsanlarla ilgilendi, onları sevdi, kendisini onlara sevdirdi.
4. Müjdeledi, korkutmadı, kolaylaştırdı, zorlaştırmadı. "Allah'ın varlıgına ve birligine inanan cennete gider" buyurdu. Beş vakit namazını kılanın günahlarının affolacagını müjdeledi. Rabbimizin affının çok geniş oldugunu, samimi tövbe edenin bütün günahlarını bagışlayacagını ifade etti.
5. İnsanlara tavsiye ettiklerini kendisi yaşadı. Mal, mülk, şan, şöhret için çalışmadı. İhlasla Allah rızasını aradı. Gecelerde seccadesini gözyaşları ile ıslattı.
6. Zorluklar, itirazlar, tehditler, saldırılar, suikastlar, savaşlar karşısında yılmadı. Kendisine vaat edilenlere dönüp bakmadı. Amcası Ebû Talib'in Kureyşliler adına söyledi i; "Sana mal mülk verelim, Sen'i en güzel kızlarımızla evlendirelim, Sen'i başımıza reis yapalım" gibi sözlerine meyletmedi ve şöyle dedi:
"Amca, bir elime Ay'ı, bir elime Güneş'i koysanız bu davadan dönmem."
7. İslâmiyet için her çileyi sineye çekti. Kureyşliler, işi kendisine suikast düzenlemeye kadar vardırınca evini, yurdunu terk etti ve Medine'ye hicret etti.
8. Kur'an hakikatlerini yaşayarak anlattı. Ne söyledi ise kendi nefsinde yaşadı. İnsanlara göstererek örnek oldu. İnsanlardan şikâyet etmedi, problem çözdü, çözüm üretti.
9. İyi, güzel, faydalı ve huzur verici şeyleri tavsiye etti. Kötü, çirkin, zararlı ve huzursuzluk veren şeyleri yasakladı.
10. Rabbimizin razı olacagı ve sevecegi bir hayat yaşadı. O'na dayandı, O'na güvendi, O'ndan yardım istedi. Kalplerin kilidi ve kilitlerin anahtarı elinde olan merhametli ve şefkatli Rabbimiz O'nu sevdi, korudu, O'na yardım etti. Binden fazla mucize ile O'nu destekledi ve sonunda O'nu muvaffak eyledi. Yaşadıgı çagı, bütün dünyanın imrendigi "Asr-ı Saadet" (saadet çagı) haline getirdi.
Allah'ın izni ve yardımıyla vahşi, zalim, cani, katil, bedevi insanlardan oluşan bir toplumu; medeni, merhametli, adaletli, hak ve hukuku gözeten huzurlu bir topluma dönüştürdü.
Egitimciler olarak, O'nu ve O'nun egitim metotlarını örnek almalı ve onun prensipleri ile yola devam etmeliyiz. O'nun yolunu takip edebilirsek hiçbir şikâyet, olumsuzluk ve huzursuzluk kalmaz. Her problem çözülür.
Not: Abdulfettah Ebû Gudde'nin Bir Egitimci Olarak Hz.Muhammed ve Ögretim Metotları isimli Yasin Yayınevi'nin neşrettigi kitabı okuyucularıma tavsiye ederim. Konuyla ilgili iyi bir el kitabı. İrtibat: 0212 635 30 55


Ali Erkan Kavaklı

HER ÖĞRENCİ POTANSİYEL BİR DAHİDİR...?!

Egitim, motivasyonla başlar. İyi ö retmen, çok iyi bir motivasyon ustasıdır. Ögrenciyi motive eder ve ögretmek istedi iniz şeyin onun için lüzumlu ve faydalı olduguna inandırırsanız işiniz kolay. Ayrıca verimli ders çalışma metotları da ögretilirse egitimde verimlilik artar. Ögrenciyi motive etmek için neler mi yapmalı? Şöyle bir yol takip edilebilir:
1. Ögrenciyi mutlaka bir alanda yetenekli olduguna inandırmalı. İnanan insan güçlüdür. İman, güç kaynagıdır. İnsan, inanmadıgı hiçbir işi başaramaz. Her zafer, beyinde kazanılır. Beyin araştırmacıları, her ögrencinin deha potansiyeline sahip oldugunu söylüyor.
İngiliz beyin araştırmacısı Tony Buzan:
"Dehanın temel do ası her insanda var; önemli olan bu doganın egitilmesi ve yönlendirilmesidir" der.
Amerikalı psikolog James Asher:
"Aslında herkes bir dahidir. Bütün bilgi, gerekli olan her şey içimizdedir. Yapmamız gereken şey, içimizdeki dahi çocu un dışarı çıkmasına izin vermektir. Bunun için de sol beynin bize sürekli telkin etti i 'yapamam' duygusundan uzaklaşmalıyız."
Antony Robins, Sınırsız Güç, isimli eserinde şöyle der:
"Hepimizin içinde uyumakta olan bir dev var. Hepimizin bir istidadı, bir yetenegi, kapısının açılmasını bekleyen bir dehası var. Bu belki bir satış dehası, belki müzik, onarım, belki iletişim dehası. Yüce Yaratıcı, hepimizi farklı yaratmış, ama hepimize hayatımızı dolu dolu yaşayacak çok zengin fırsatlar vermiştir."
Kur'an'da Rabbimiz, Hz. Adem'i yaratırken, "Yeryüzünde bir halife yaratacagım" buyurur. Her insan yeryüzü halifesi olacak yeteneklere sahip, bu yeteneklerini inkişaf ettiren, harika başarılara imza atar.
2. Yetene ine uygun bir hedef seçmesine yardım etmeli. Ö renciye bir hedef kazandırılmalı. Hedefi olan ögrenci, çalışır, gayret gösterir ve ögrenir.
Star Jordan; "Neredeye gidecegini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir" der.
Hedefi olmayan çocuk, ne yapacagını bilmez ve çalışmaz.
Hedefi olmayan insan can sıkıntısından kurtulamaz, kahvehanelerden çıkmaz. İnternet cafeleri mesken tutar, televizyonun oyuncagı olmaktan kurtulamaz.
3. Çalışmanın en büyük erdem oldu una inandırmalı. Çalışmak, can sıkıntısını önler ve insanın yeteneklerini geliştirir, hedefine ulaştırır.
"Eger sizde deha varsa çalışkanlık inkişaf ettirir. E er yoksa onun yerini tutar" der düşünür Reynolds.
4. Başarılı modeller göstermeli. Onlara imrenmeleri saglanmalı. Ögrencilerde heyecan uyandırmak, onlara başarılı insanların hayatlarını anlatmak ve nasıl başardıklarını ögretmek gerekir. Azim ve kararlılıkla aynı başarılara onların da imza atabilecegini söylemeli.
James Clarke, azim ve iradenin önemini şöyle anlatır:
"Bu dünyada azmin yerini hiçbir şey alamaz. Kabiliyet azmin yerini tutamaz; kabiliyetli olmalarına ra men başarılı olamamış insanlardan çok bir şey yoktur.
Deha, azmin yerini tutamaz; mükâfatlandırılmamış deha, hemen hemen atasözü olmuş bir söz. Egitim, azmin yerini alamaz; dünya terk edilmiş, sırt çevrilmiş egitimli insanlarla dolu.
Başarı, sadece azim ve ısrara ba lı. 'Devam et!' sloganı, insanoglunun meselelerini çözdü ve her zaman çözecektir."
5. İyimser olmaları ve yapabilirim, demeleri saglanmalı. Her zafer beyinde kazanılır. Beyninde zafere ulaşma kararı almayan başaramaz. Göze alan kazanır. İnsan karar vermeli ve azimle ve sabırla aldıgı kararı yerine getirmek için lâzım gelen bedeli ödemeli. Bedel ödemeyen, zafere ulaşamaz.
6. Başarı bedel ister.
"Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır" der Moorheed.
90 roman yazan dünyanın en ünlü romancılarından olan Honore de Balzac da aynı kanaatte:
"Gerçek sihirli lamba çalışmadır. Ben çalışırken dinlenirim, dinlenirken çalışırım" der.
7. Sıfırdan başlayan zirvelere tırmanan başarılı insanlar anlatılmalı. Trabzon'un Sürmene Kazası'nın bir köyünden çıkıp bakan olan Adnan Kahveci, Beyşehir'in Taşpınar Köyü'nden çıkan Almanya'da yılın işadamı seçilen Kemal Şahin, hiç okula gitmedigi halde yüzden çok çocuk romanı yazan Kemalettin Tugcu vb. anlatılmalı. Örnekler çocukları heyecanlandırır. İyi ögretmen ögrencilerinin başarılı olacagına inanır ve onları inandırır, heyecanlanır ve heyecanlandırır. Bütün meslektaşlarıma yeni ögretim yılının hayırlı olmasını ve başarılı geçmesini diliyorum.
Not: Yukarıdaki vecizeleri, motivasyon ustası Ziya Baran'ın Başarıyı Keşfedin adlı eseri ile kendi yazdıgım Başarıya Götüren Yol isimli kitabımdan aldım. İki kitap da ögrencileri başarıya motive etmek için güzel ve güçlü malzemelerle dolu. Meslektaşlarıma tavsiye ederim, ögrencilerinize mutlaka okutun. İşleri kolaylaşacaktır. Bilgivizyon Yayınları arasında çıkan Başarıyı Keşfedin 0232/425 47 48'den; Nesil Yayınları arasında çıkan Başarıya Götüren Yol 0212/551 32 25'ten istenebilir.


 

blue

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Eyl 2005
Mesajlar
90
Aldığı Beğeniler
0
Ali Erkan Kavaklı

ÖDÜL HARİKA BİR MOTİVASYON UNSURUDUR...

Egitimciler, ödülden daha etkili bir motivasyon unsuru keşfedemedi. Ödül, harika bir motivasyon unsurudur. Çocukları, çalışmaya sevk eder. Moral düzeltir, yetenek geliştirir, sevinç ve mutluluk verir. Çünkü beyin ödül sistemi ile çalışıyor.
Ayla Ögretmen, 4-5 yaşındaki çocukları iki gruba ayırdı ve boyamaları için çocuklara resim dagıttı. Birinci gruba resmi boyadıkları takdirde çikolata verece ini söyledi. Öteki gruba hiçbir şey vaat etmedi. İki grubu gözledi. Çikolata vaat edilen grup, hararetle çalışıyordu. Öteki grupta heyecan eksikligi vardı. Resmi boyamaları için onları heyecanlandıracak bir şey yoktu. Ögretmenin istedigi bir şeyi yapacaklardı.
Ödül vaat ederken, çocugun yapmasını istedigimiz şey ütopik olmamalı. Realist hedefler belirlemeli. Çocuk hedefe yürürken ödül, teşvik unsuru olarak kullanılmalı.
Ödülün mutlaka para, çikolata veya hediye olması gerekmez. Begenilmek ve takdir görmek, çocukları ziyadesiyle memnun eder. Aslında ödül, takdir görmek, davranışın begenilmesi demektir.
Bir aferin, takdir eden bir bakış, omza takdirkâr bir dokunuş, yanaga kondurulan bir öpücük, dudaklardan dökülen bir güzel cümle, tatlı bir söz ödüldür. Ögretmen, anne ve baba, onu ne zaman ve nerede kullanacagını iyi bilmeli.
Çocuklar çogu zaman eksik veya yanlış yaptıkları için azar işitirler. Bol bol eleştiri duyarlar. Halbuki onların ödevlerini ve görevlerini, eksik ve yanlış yapması kadar normal bir şey yok. Çünkü onlar henüz sorumluluk bilincine tam olarak ulaşmadılar. Bu sebeple, başarmak için daha fazla takdire; yanlış ve eksiklerinden dolayı daha fazla hoşgörüye ihtiyaçları var.
Ögrenmeyi olumlu etkileyen sebepleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Ödül ve takdir, çocukların ö renme azmini kamçılar, azar ve ceza köreltir.
2. İyimser ve sevilen ögretmen, çocukların başarısını artırır. Ö renci, sevdigi ögretmeninden takdir almayı daha fazla ister. Yeteneklerini ona göstermekten zevk alır.
3. Çocuklar, yeteneklerini geliştirerek başarıya ulaştıkları zaman kendi kendilerini takdir ederler ve bir şeyler başarmak onları mutlu eder. Ögretmenden veya sevdiklerinden alacakları takdir, bir onaydan ibarettir ve çok önemlidir.
4. Beyin ödül sistemi ile çalışır: Çocuk, bir şeyi bir kere başarmışsa beyni dopamin salgılayarak onu ödüllendirir. Her başarıdan sonra beyin, insana mutluluk veren sıvı salgılar. Dopamin veya serotonin denilen bu sıvı, korteks denilen ön beyne geldigi zaman, çocuk mutluluk duyar. Çikolata nasıl damakta tad, beyinde zevk duygusu uyandırıyorsa aynı şekilde başarmak da beyinde böyle bir mutluluk duygusu uyandırır. Bir kere başaran ve bu zevki tadan beyin, devamlı aynı duyguyu tatmak ister.
5. Çocuklara başarmayı ögretmeli. Başarısızlıgı degil.
"Başarısızlıgın Olmadıgı Okul, Okulda Kaliteli E itim" isimli kitapların yazarı William Glasser, "Başarı doping etkisi yapar. Başarısızlık, başarısızlı ı dogurur. Sevgi ve ilgi görmeyen, özgüvenini kaybeden çocuk, vazgeçme ve başarısızlık yolunu seçer" der.
Egitimcilerin ve okulun görevi, çocuga başarmayı ögretmektir. Başarısızlıgı ögrenmek için okula gitmeye gerek yok. Her çocuk başarılı olmayı ister. Yeteneklerini geliştirmeyi arzu eder. Başarı duygusunun verdigi mutlulugu tatmak ister. Hiç kimse başarısız olmak istemez.
6. Ögretmenler, anne ve baba, kendilerini bir başarı stratejisti olarak görmeli. Takım koçu olarak kabul etmeli. Nasıl antrenör, oyuncularını motive etmeye ve başarıya kilitlemeye çalışırsa egitimciler de çocukları başarıya yönlendirmeli.
7. Bunun için onlara önce hedef seçmeyi ö retmeli.
8. Sonra bu hedefe nasıl ulaşabilecegini anlatmalı. Plan yapmayı ve buna uymayı, üşenmemeyi, ertelememeyi ve hele vazgeçmemeyi ögretmeli.
9. Çalışmak, başlangıçta sıkıcı olsa da sonuç itibariyle zevklidir. Çünkü yeteneklerimizin gelişmesine yol açacak, başarmamızı saglayacak, takdir görmemizi ve ödül almamızı temin edecektir.
10. Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. Başarmak isteyen, bedel ödemeye hazır olmalıdır. Başaranlar ve ödüllere kavuşup mutlu olanlar, çok çalışmış, ter dökmüş ve bedel ödemiştir.
Sözün özü, egitimciler, anne ve baba, çalışmanın çocuga neler kazandıracagını anlatmalı, onları motive etmek için her zaman güzel gerekçeler bulabilmeli. Meselâ şöyle diyebiliriz:
"Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası;
Dostunun yüz karası, düşmanın maskarası."

Not: Motivasyon ve beyin potansiyelini verimli kullanmak konusunda, Nesil Yayınları arasında çıkan Beyin Gücünü Etkili Kullanma Sanatı isimli kitabımı, egitimci dostlara tavsiye ederim. İnsanın ögrenme ve başarma potansiyeli, sandıgımızın çok üstünde. Cehalete yol açan birçok önyargının yok edildigini göreceksiniz. İrtibat: 0212/551 32 25
 

Hira

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
301
Aldığı Beğeniler
0
Nesil yayınlarının tüm yazar ve eserlerini ayrıca yayın kuruluşunu ilgiyle takip eder ve müthiş begenirim ki Ali Erkan Kavaklı BEy'de o aileden biri. Allah razı olsun , hizmetlerini devam ettirsin en güzel şekilde.
 
Üst Alt