- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
En buyuk teselli
Cenab-i Hak, anne ve babalarin fitratlarina evlatlarina karsi bir kisim hikmetler ve maslahatlar icin cok samimi bir sefkat duygusunu yerlestirmistir. Ta anne ve babalar bu sefkat duygusu sayesinde cocuklarini maddi manevi zararlardan korusunlar ve onlari dunyalarini mamur, ukbalarini da mesud edecekleri sekilde yetistirsinler. Evet anne ve babalar, evlatlarina karsi fitratlarina konulan sefkat duygularinin geregi olarak, cocuklarinin su dunya hayatinda bir kisim tehlikelere ve sIkintili hallere maruz kalmamalari icin onlari her turlu fedakarliga katlanip egittikleri ve gecimlerini rahatlikla saglayacaklari bir meslek sahibi yaptiklari gibi, gozlerinin nuru ve kalplerinin meyvesi olan cocuklarinin ahirette ebedi saadeti garantilemeleri icin de ayni gayreti gostermeleri gerekir.
Hazret-i Yusuf (aleyhisselam), bir kisim sIkintilar icinde bulunan ve sIkintilarini gidermek icin Misira gelip huzuruna cikan kardeslerine, kendini tanittiktan sonra onlara soyle demisti : Benim gomlegimi babamin yuzune atin ki, babam gormeye baslasin. Besir, Hazret-i Yusuf (aleyhisselam)in gomlegini getirip de Hazret-i Yakub (aleyhisselam)un yuzune atinca, Hazret-i Yakub (aleyhisselam)un gozleri hemen acildi ve gormeye basladi. Hazret-i Yakub (aleyhisselam)in gozleri acilir acilmaz Besire, Hazret-i Yusufun nasil bir hâlde oldugunu sordu ve onun hakkinda bilgi istedi. Besir, Onu Misirin krali olarak biraktim. deyince; Hazret-i Yakub (aleyhisselam) soyle dedi: Ben kralligi ne yapayim; Ben onun dunyasini degil; Onun dinini soruyorum. Besir, O, Islam dini uzerindedir deyince Hazret-i Yakub (aleyhisselam), Iste simdi nimet tamamlandi. dedi ve aile efradiyla birlikte gerekli olan hazirligi yaptiktan sonra kalkip Misira gittiler. Misirda Hazret-i Yakub (aleyhisselam), Hazreti Yusuf (aleyhisselam)a kavustuktan, gerekli olan hurmeti ve sefkati birbirlerine gosterdikten sonra, Hazret-i Yusuf (aleyhisselam) sefkatli babasina dedi ki: Babacigim, o kadar agladin ki, gozlerini kaybettin. Halbuki kiyamet gununde bir araya gelecegimizi biliyordun. Oyle ise bu kadar uzuntunun sebebi ne idi? Bunun uzerine Hazret-i Yakub (aleyhisselam), Evet dedi. Lakin, senin dinden cikacagindan ve bu sebeple dunyada oldugu gibi kiyamet gununde de senden ayri kalacagimdan korktum da, onun icin bu kadar agladim.
Cenab-i Hak, anne ve babalarin fitratlarina evlatlarina karsi bir kisim hikmetler ve maslahatlar icin cok samimi bir sefkat duygusunu yerlestirmistir. Ta anne ve babalar bu sefkat duygusu sayesinde cocuklarini maddi manevi zararlardan korusunlar ve onlari dunyalarini mamur, ukbalarini da mesud edecekleri sekilde yetistirsinler. Evet anne ve babalar, evlatlarina karsi fitratlarina konulan sefkat duygularinin geregi olarak, cocuklarinin su dunya hayatinda bir kisim tehlikelere ve sIkintili hallere maruz kalmamalari icin onlari her turlu fedakarliga katlanip egittikleri ve gecimlerini rahatlikla saglayacaklari bir meslek sahibi yaptiklari gibi, gozlerinin nuru ve kalplerinin meyvesi olan cocuklarinin ahirette ebedi saadeti garantilemeleri icin de ayni gayreti gostermeleri gerekir.
Hazret-i Yusuf (aleyhisselam), bir kisim sIkintilar icinde bulunan ve sIkintilarini gidermek icin Misira gelip huzuruna cikan kardeslerine, kendini tanittiktan sonra onlara soyle demisti : Benim gomlegimi babamin yuzune atin ki, babam gormeye baslasin. Besir, Hazret-i Yusuf (aleyhisselam)in gomlegini getirip de Hazret-i Yakub (aleyhisselam)un yuzune atinca, Hazret-i Yakub (aleyhisselam)un gozleri hemen acildi ve gormeye basladi. Hazret-i Yakub (aleyhisselam)in gozleri acilir acilmaz Besire, Hazret-i Yusufun nasil bir hâlde oldugunu sordu ve onun hakkinda bilgi istedi. Besir, Onu Misirin krali olarak biraktim. deyince; Hazret-i Yakub (aleyhisselam) soyle dedi: Ben kralligi ne yapayim; Ben onun dunyasini degil; Onun dinini soruyorum. Besir, O, Islam dini uzerindedir deyince Hazret-i Yakub (aleyhisselam), Iste simdi nimet tamamlandi. dedi ve aile efradiyla birlikte gerekli olan hazirligi yaptiktan sonra kalkip Misira gittiler. Misirda Hazret-i Yakub (aleyhisselam), Hazreti Yusuf (aleyhisselam)a kavustuktan, gerekli olan hurmeti ve sefkati birbirlerine gosterdikten sonra, Hazret-i Yusuf (aleyhisselam) sefkatli babasina dedi ki: Babacigim, o kadar agladin ki, gozlerini kaybettin. Halbuki kiyamet gununde bir araya gelecegimizi biliyordun. Oyle ise bu kadar uzuntunun sebebi ne idi? Bunun uzerine Hazret-i Yakub (aleyhisselam), Evet dedi. Lakin, senin dinden cikacagindan ve bu sebeple dunyada oldugu gibi kiyamet gununde de senden ayri kalacagimdan korktum da, onun icin bu kadar agladim.