- Üyelik Tarihi
- 23 Ocak 2011
- Mesajlar
- 3,957
- Aldığı Beğeniler
- 1,393
Gençliğin deli doluluğundan çıkmışsak,
Hep huzur ve sukunet arar olarak buluruz kendimizi:
O delikanlılıkta inandığımız gücümüzle,
Ya birşeyler yapmış olduğumuza inanırız ya da
"Hep boşa kürek çekmişim, ne kadar da yorgunum,
Şimdi bana huzur lazım" diyen bir hale bürünürüz.
Nasıl ki hastalıklar zayıflığımızı yüzümüze vurur,
Geçen ömürle biten gençlikte aynı şeyi söyler:
"Sana verilen herşey emanettir, geçicidir,
Hiçbirine güvenme, bağlanma;
"Sadece bir süreliğine benimledir" de,
Ve değerini bilip iyiliklere kullan hepsini de."
O kadar kolay değil; güçlüyken, güzelken,
Sağlıklı ve başarılı iken, bunları kendine maletmemek,
Bunlara güvenip, bağlanmamak...
O nedenle çabuk kayıveririz.
Ama dua! Duamız veya dua edenimiz varsa;
Rahmet yetişir; bazen aslıyla, bazen de tokat haliyle:
Mesela bir hastalık, veya ufak bir başarısızlık,
Ya da büyük bir kayıpla...
"Bağlanma!" "Güvenme!" der, okuyabilene:
Kendine, gücüne, malına, sevdiklerine, sevenlerine değer ver,
Koru, sev, anla ama sonsuz bir güvenle güvenme,
Bağlanma, "sana yeter sanma"...
En çok sevgiyi, sonsuz güveni, teslimiyeti
Sadece ve sadece Yaratan'a has kıl.
O'nsuz hiç birşeysin, hiç birşeyin yok,
Sahip olduğun bütün güzellikler O'ndandır,
O'nu bil, O'nu sev, O'na bağlan, O'na güven:
İşte aradığın huzur, sukunet, emniyet; inan...
Hangi yaşta olursan ol, sabah uyandığında
Kalbini hisset ve andığın O olsun;
"bizi ölümden sonra dirilten Allah'a hamd olsun."
Hamd'i kalbine sevgiyle yerleştir,
Yüzünü sıcak, samimi bir tebessüm süslesin.
Elini yüzünü yıkarken de O'nu an;
"Suyu temizleyici kılan ve beni kirlerimden arındana hamd olsun.
Allah'ım! Gerçek temizleyici Sensin, kalbimde kötülüklere meyil bırakma,
temizle."
Aynada gördüğün suretine bakıp;
"Ey yüzümü güzel kılan Rabbim, imanımı daha güzel eyle."
Dediğinde, bil ki Allah'ın elçisi (sav) seninle...
Geceyi emniyetle geçirip, erdirilmişsin sabaha,
Giysilerini giyinip, çıkmaya hazırsın dünyaya.
"Beni yaratıp süsleyen, giyinmem için elbiseler veren
Rabbim'e hamd olsun.
Allah'ım elbiselerin en güzeli takva elbisesidir,
Bana da lutfeyle..."
Hele bir de hayat verene ve yeniden hayata erdirene
Şükür niyetine durmuşsan huzuruna, ermişsen secdeye,
İnan ki, huzur neymiş tanık olursun tüm kalbinle...
Acıktın, sofradasın; çeşit çeşit nimetler
Senin için ne işlemlerden geçip, önüne serilmiş.
Seren kim? Yediren kim? Onları şifa kılan kim?
"Ey cömert Rabbim, verdiğin nimetlere sonsuz hamdler olsun.
Yediklerimi, içtiklerimi, koklayıp, gördüklerimi,
Bedenime, ruhuma şifa sebebi kılacak olan Sensin.
Onların bilmediğim şerrinden Sana sığınırım.
Gerçek koruyucu Sensin.
Maddi-manevi bütün hastalıklarıma şifa eyle,
Nimetlerinin yokluğuyla sınama,
Olmayanlara da Sen lutfeyle,
Bizleri her daim Sana şükreden kullarından eyle."
Hazırsın; okula, işe ya da diğer sorumluluklarına.
"Allah'ım kovulmuş şeytanın ve bilmediğim bütün düşmanların şerrinden Sana
sığınır,
Rahman ve Rahim olan adınla başlarım.
Bana razı olacağın ilmi, amelleri işlemeyi,
Razı olmayacağın her halden uzak durmayı,
Seninle başladığım günü Seninle bitirmeyi nasip eyle ki
Dönüşümüz Sanadır..."Sabah sevgi ve muhabbetle Allah'a emanet ettiklerine
Akşam kavuşturuldun, yorgunsun belki, belki üzgün.
Ama nimetler hep seninle ve işte emniyettesin yine.
Seni kuşatan nimetleri, her sabah akşam
Yanında buluyorsun diye görmemezlikten gelme.
Şükrün, hamdin daim olsun ki nimetlerden mahrum bırakılmayasın.
Olur ya, Rabbin, bilmediğin başka bir güzellik dilerde,
Ummadığın bir musibete uğrarsın;
Ümitsizliğe kapılma, Rabbin seni terketmedi,
Aksine sabredenleri sonsuz mükafatları ile müjdeledi
Alıntı
Hep huzur ve sukunet arar olarak buluruz kendimizi:
O delikanlılıkta inandığımız gücümüzle,
Ya birşeyler yapmış olduğumuza inanırız ya da
"Hep boşa kürek çekmişim, ne kadar da yorgunum,
Şimdi bana huzur lazım" diyen bir hale bürünürüz.
Nasıl ki hastalıklar zayıflığımızı yüzümüze vurur,
Geçen ömürle biten gençlikte aynı şeyi söyler:
"Sana verilen herşey emanettir, geçicidir,
Hiçbirine güvenme, bağlanma;
"Sadece bir süreliğine benimledir" de,
Ve değerini bilip iyiliklere kullan hepsini de."
O kadar kolay değil; güçlüyken, güzelken,
Sağlıklı ve başarılı iken, bunları kendine maletmemek,
Bunlara güvenip, bağlanmamak...
O nedenle çabuk kayıveririz.
Ama dua! Duamız veya dua edenimiz varsa;
Rahmet yetişir; bazen aslıyla, bazen de tokat haliyle:
Mesela bir hastalık, veya ufak bir başarısızlık,
Ya da büyük bir kayıpla...
"Bağlanma!" "Güvenme!" der, okuyabilene:
Kendine, gücüne, malına, sevdiklerine, sevenlerine değer ver,
Koru, sev, anla ama sonsuz bir güvenle güvenme,
Bağlanma, "sana yeter sanma"...
En çok sevgiyi, sonsuz güveni, teslimiyeti
Sadece ve sadece Yaratan'a has kıl.
O'nsuz hiç birşeysin, hiç birşeyin yok,
Sahip olduğun bütün güzellikler O'ndandır,
O'nu bil, O'nu sev, O'na bağlan, O'na güven:
İşte aradığın huzur, sukunet, emniyet; inan...
Hangi yaşta olursan ol, sabah uyandığında
Kalbini hisset ve andığın O olsun;
"bizi ölümden sonra dirilten Allah'a hamd olsun."
Hamd'i kalbine sevgiyle yerleştir,
Yüzünü sıcak, samimi bir tebessüm süslesin.
Elini yüzünü yıkarken de O'nu an;
"Suyu temizleyici kılan ve beni kirlerimden arındana hamd olsun.
Allah'ım! Gerçek temizleyici Sensin, kalbimde kötülüklere meyil bırakma,
temizle."
Aynada gördüğün suretine bakıp;
"Ey yüzümü güzel kılan Rabbim, imanımı daha güzel eyle."
Dediğinde, bil ki Allah'ın elçisi (sav) seninle...
Geceyi emniyetle geçirip, erdirilmişsin sabaha,
Giysilerini giyinip, çıkmaya hazırsın dünyaya.
"Beni yaratıp süsleyen, giyinmem için elbiseler veren
Rabbim'e hamd olsun.
Allah'ım elbiselerin en güzeli takva elbisesidir,
Bana da lutfeyle..."
Hele bir de hayat verene ve yeniden hayata erdirene
Şükür niyetine durmuşsan huzuruna, ermişsen secdeye,
İnan ki, huzur neymiş tanık olursun tüm kalbinle...
Acıktın, sofradasın; çeşit çeşit nimetler
Senin için ne işlemlerden geçip, önüne serilmiş.
Seren kim? Yediren kim? Onları şifa kılan kim?
"Ey cömert Rabbim, verdiğin nimetlere sonsuz hamdler olsun.
Yediklerimi, içtiklerimi, koklayıp, gördüklerimi,
Bedenime, ruhuma şifa sebebi kılacak olan Sensin.
Onların bilmediğim şerrinden Sana sığınırım.
Gerçek koruyucu Sensin.
Maddi-manevi bütün hastalıklarıma şifa eyle,
Nimetlerinin yokluğuyla sınama,
Olmayanlara da Sen lutfeyle,
Bizleri her daim Sana şükreden kullarından eyle."
Hazırsın; okula, işe ya da diğer sorumluluklarına.
"Allah'ım kovulmuş şeytanın ve bilmediğim bütün düşmanların şerrinden Sana
sığınır,
Rahman ve Rahim olan adınla başlarım.
Bana razı olacağın ilmi, amelleri işlemeyi,
Razı olmayacağın her halden uzak durmayı,
Seninle başladığım günü Seninle bitirmeyi nasip eyle ki
Dönüşümüz Sanadır..."Sabah sevgi ve muhabbetle Allah'a emanet ettiklerine
Akşam kavuşturuldun, yorgunsun belki, belki üzgün.
Ama nimetler hep seninle ve işte emniyettesin yine.
Seni kuşatan nimetleri, her sabah akşam
Yanında buluyorsun diye görmemezlikten gelme.
Şükrün, hamdin daim olsun ki nimetlerden mahrum bırakılmayasın.
Olur ya, Rabbin, bilmediğin başka bir güzellik dilerde,
Ummadığın bir musibete uğrarsın;
Ümitsizliğe kapılma, Rabbin seni terketmedi,
Aksine sabredenleri sonsuz mükafatları ile müjdeledi
Alıntı