Sevgili!
Kapına geldik; aşkı öğret bize; ve aşkını ver yüreklerimize.
Bir nihânice gamzene gamzede âşıkların adına..
Hani uykuya dalınca kenti ve yalnız başına kalınca kendi...
Hani yalnız gecelerde konuşmadan kalınca dilleri ve hâl üzre gönüller
anlar olunca bütün dilleri... Vicdan sesinden bizar kürek mahkûmlarınca,
hani âşıkların hasreti özleme karınca...
Hani gurbetin uzunda gönlüme gömen de sen, hani sen gurbet gurbet
gönlüme gömende.. Güneş ve ay nurunu aşkından alırken; güneşin ışığı
aya vurur gibi âşığı aydınlatırken..
Gel ey Sevgili bir huzmecik bahşeyle asi ve âciz üftadene ve umut ver
peykin olmaya teşne kem zerrene. Aşkları unutan bendene aşkını
unutturma!
Her şey sen olsun şu dünyada ve olmasın sen olmayan dünya da.
İskender Pala, Kitab-ı Aşk