Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
En Sevgiliyle Sevgililer Günü



Geçtiğimiz yıl Ocak ayında telefonumun ajandasını açıp 14 Şubata, En Büyük Sevgiliyle Sevgililer Günü yazmıştım. Henüz Türkiyedeydik. Birkaç gün sonra eşimle hac yolculuğuna çıkacaktık ve 14 Şubatta Medinede, Allahın habibi Peygamber Efendimizin (a.s.m.) huzurunda olacaktık.

Bize sevgiyi, sevmeyi, kimleri ve nasıl seveceğimizi öğreten Güzeller Güzelinin yanında kutlayacaktık Sevgililer Gününü.

Onu ziyaret etmeyi ve görmeyi öylesine istiyordum ki Daha önce bir umreye, bir de hacca yazılmıştım. Ama kısmet olmamıştı. Hep aklımdaydı. Bazı ciddi kararları hacca endekslemiştim. Nihayet hayalini kurduğum gün gelmiş, mukaddes beldelere gitmek için yola çıkmıştık.

Önce Mekkede hac vazifemizi ifa edip Sevgililer Gününden üç gün önce Medineye, Sevgilinin yurduna gelmiştik. Oradaki ilk buluşmayı, sonraki ziyaretlerde yaşadığımız duygu coşkunluğunu ve düşünce yoğunluğunu anlatmaya bu yazının sınırları yetmez. Sadece telefondaki notu ve ondan sonra olanları yazacağım.



Medinede Sevgililer Günü

14 Şubat gelince telefonun alârmı saat kaçta, nerede çaldı ve ben nasıl susturdum, bilmiyorum. Çünkü, birçok hacı arkadaşım gibi ben bende değildim. Ne çevremle, ne dünya ile, ne Türkiyedeki olaylarla ilgileniyordum. Hepimizin aklında sadece Allah ve Onun Habibi Efendimiz (a.s.m.) vardı. Medinede bildiğim iki yer bulunuyordu: Kaldığım otel ve hemen ötesindeki Mescid-i Nebevî ile Ravza-i Mutahhara. Acil ihtiyaçlar için çevrede bazı yerlere gitsem, sanki başka zamana ve farklı dünyaya gitmiş gibi oluyor, hemen oradan kurtulup kendimi Mescid-i Nebevînin manevî iklimine atıyordum.

14 Şubatta da hedefimiz aynıydı: Mescid-i Nebevîde beş vakit namazı cemaatle kılmak, Efendimizi (a.s.m.) ziyaret edip salavatlar okumak, Kuran, dua ve zikirle meşgul olmak. Bu yüzden o gün eşime her yıl âdetim olan iltifatkâr birkaç cümle söylemek, bir hediye vermek, ikramda bulunmak imkânını bulamadım. Zaten birbirimizi zor görüyorduk.



O gün eşimi unuttum

Yatsı namazından sonra otele gelince oda arkadaşım Serdar Beye, Bugün Sevgililer Günüydü. Ama ben hanıma ne bir hediye aldım, ne de ikramda bulundum. dedim. O da, Doğrusu, ben de unuttum. Ama yarın bir hediye verir, gönlünü alırım. dedi.

Ertesi gün teheccüt vaktinden önce başlayan koşturmaca, yine gecenin geç saatlerinde bittiğinde, arkadaşıma, Bugün hediye almayı elhamdülillâh yine unuttum. dedim. O da unuttuğunu söyledi. İlerleyen günlerde de değişen bir şey yoktu. Zihinlerimiz bir tek gayeye odaklanmış, hiçbir şey düşünemiyorduk. Odamızda otelin televizyonu vardı. Bir tek arkadaş, Acaba dünyada neler oluyor? diye merak edip açmıyordu.

Evet, sadece Sevgililer Sevgilisini düşünmekten, her yıl hatırladığım eşimi unuttuğum için hamd ediyordum. Çünkü, sevmeyi Efendimizden (a.s.m.) öğrenmiştim. Evlenmeyi o teşvik etmişti. Ailenin önemini o anlatmıştı. Muhabbeti, şefkati, hoşgörüyü, anlayışı, sabrı, affetmeyi, fedakârlığı, feragati, vefayı o bildirmişti. Dünyanın geçici olduğunu, Allahın rızası yolunda yaşayan çiftlerin Cennet bahçelerinde de ebede kadar birlikte olacaklarını o müjdelemişti.



O, bize sevmeyi öğretti

Evleniniz, çoğalınız. Kıyamet gününde ben diğer ümmetlere sizin çokluğunuzla övüneceğim. demişti. Böylece, Nikâh esarettir, biz birlikte yaşıyoruz. diyenlere bir kale olmuş, bizi sevgilimizle buluşturmuştu.

Sevmeyi, hep sevmeyi öğütledi bize. Sahabeden birisi, mümin bir kardeşini sevdiğini söylemişti. Bunu ona söyledin mi? sorusuna, Hayır cevabını alan Efendimiz (a.s.m.), Git, ona yetiş ve sevdiğini söyle. buyurmuştu. Böylece sevgilimize sevdiğimizi söylemekten çekinmeyip, yürekten kopup gelen bir içtenlikle, Seni seviyorum. dedik.

Sürekli hoşgörüyü anlattı, hoşgörüyü yaşadı. Eşinizin hoşlanmadığınız bir yönü varsa, hoşlandığınız yönüne bakın. diyerek, farkında olmadığımız zenginlikleri hatırlattı bize.

Tahammül ve sabrı tavsiye etti. Allahın en sevmediği helâl boşanmaktır. sözüyle, sabrımızın zorlandığı anlarda imdadımıza yetişti. Bize, Madem Rabbimiz hoşlanmıyor, şeytan seviniyor. Niye şeytanı memnun edelim? demeyi öğretti.

Sevgilimize zulüm ve baskı yapmaktan korudu bizi. Size iki zayıfın hakkını yemeyi yasaklıyorum: Kadın ve yetim demişti. Aslında her türlü zulmü yasaklamış, ama bu ikisine özel bir önem vermişti. Çünkü, bütün dünyada en çok hakkı yenen bu iki zayıftı.

Kişinin harcadıkları içinde en hayırlısı, ailesine harcadığıdır. ifadesiyle, rızkı için çalışıp çabalamayı ibadet ilân etti. Böylece dayandık tüm zorluklara, sıkıntılara.

Bir erkek, sevgiyle eşinin yüzüne bakar ve elini tutarsa, bırakıncaya kadar günahları dökülür. müjdesini vererek, sadece dilden değil, elden ve gönülden sevmeyi öğretti.

Sevdiğinizi söyleyin

Nefis ve şeytan bizi şiddet kullanmaya zorladığında, Hanımlarınızı dövmeyin, onları cezalandırmak maksadıyla evde tek başlarına terk etmeyin. diye uyaran yine Sevgili Efendimizdi (a.s.m.).

Hediyeleşin, hediye sevgiyi arttırır. diyerek eşlerde sevginin kökleşmesinin yollarını öğretti.

Kadının mal gibi görüldüğü bir ortamda, Sizin en hayırlınız, hanımlarına en iyi davranandır. müjdesini vererek, kadını yüceltti.

Kısacası o, her bakımdan Güzeller Güzeli, Sevgililer Sevgilisiydi.

Bunun için Medinede kutladığım Sevgililer Gününü asla unutamam. Zaten eşlerin birlikte hacca gidip Cennette yaşar gibi birkaç hafta geçirmeleri, birbirlerine sundukları en güzel hediye değil miydi?

Bu duygu ve düşüncelerle tüm çiftlerin Sevgililer Gününü kutluyorum. Her ne kadar anneler, babalar günü gibi bu da ithal bir gün ise de, sevmekten, sevdiğini haykırmaktan, hediye almaktan, ikram etmekten ne zarar gelir ki&

14 Şubatta dilinizle, elinizle ve bütün yüreğinizle sevdiğinizi haykırın eşinize. Çünkü, Sevgililer Sevgilisi de böyle istiyor. Sevdiğinizi söyleyin. İkram edin. Hediyeleşin. buyuruyor.

Peki onu memnun etmek istemez misiniz?





Cemil TOKPINAR
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5

Sevdiğinizi söyleyin. İkram edin. Hediyeleşin



SEVMEK GÜZEL ŞEY,SEVİLDİĞİNİ BİLİYORSAN.
SEVMEK GÜZEL ŞEY YÜREKTEN SEVİYORSAN.


SEVİN VE SEVİLİN.... :)
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
bence çok ince bir düşünce fakat zamanlama çokmu çok yanlış heleki bu gibi günleri bize yasaklıyan MEVLAMIZIN bunca yasaklarına rağmen böyle bir buluşmayı özelikle bugüne rast getirmek bilemiycem ama dilim varmıyor
sizde bir kere daha okuyun arkadaşlar kararı sizler verin....gerçek sevgililer günü kime aitmiş kimi gününde kimi kutluyoruz kimi ziyaret ediyoruz..

bu buluşma belki RASULUMÜZ S.A.V LE HZ.HATİCE VALİDEMİZİN izdivacı senesinde olabilir hz. AİŞE VALİDEMİZLE izdivacında olabilir ama bir papazın ölüm gününde bu nasıl bir sevgi bir anlam veremedim....!!!!sizce yanlışmıyım arkadaşlar sevgilimize haykıracak gün bugünümü SİZCEEEE



Bakara 120
Ve len terdâ ankel yehûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve leinitteba'te ehvâehum ba'dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).

Sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden (asla) razı olmazlar. De ki: "Muhakkak ki; Allah'a ulaşmak (var ya) işte o, HİDAYETtir." Sana gelen bunca ilimden sonra eğer onların hevalarına uyarsan andolsun ki; Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olmaz.

14 Şubat Sevgililer Günü


14 şubat sevgililer günü artık yılbaşı gibi, anneler günü, babalar günü gibi kutlanır oldu. Neredeyse takvimlerde o kırmızı ile işaretlenmiş günlerden biri haline gelecek. Bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi, Hristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine...

Yoksa Aziz Valentine yok muydu? Yoksa sevgililer günü, sevgililer birbirine hediye alsın diye mi uyduruldu?

Ne farkeder ki? Sevgiliniz var mı? Bir kere daha sarılın ona. Gerisi hikâye.

Hikâye dedikte...

İşte sevgililer günü ile ilgili anlatılagelen hikâye...

14 Şubat 270 yılında ölen Valentine'nin ölüm günü, o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış.
Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine'nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine'i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürülür. Bu olaydan 226 yıl sonra 496'da Papa Gelasius Aziz Valentine'i onurlandırmak için Şubat 14'ü Aziz Valentine Günü olarak belirler.
Eski Roma'da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.

Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.
İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi.

İşte bu yüzden Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius'un hükümdarlığı zamanında Roma'da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius'un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubatı Hristiyan şehitliğine gömüldü.
 
Üst Alt