Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

zekaikc

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Şub 2011
Mesajlar
1,411
Aldığı Beğeniler
6
Takım
Beşiktaş
1365331792_994918.jpg


Foto galeri ve video için

http://tumhaber.com.tr/HaberOku.php?haber_id=129027

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim nüfus artış hızımızın kesinlikle yüzde 2'nin üzerinde olması şarttır. Biz 2'de filan kalır daha aşağı düşersek 2040 yılı büyük bir tehlikedir'' dedi.

Erdoğan, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜMSİAD) Pendik Green Park Otel'de düzenlenen 5. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, genel kurulun hayırlara vesile olmasını diledi.

TÜMSİAD'ın, yurt dışında bulunduğu her yerde, ay yıldızlı bayrağı büyük bir onurla ve gururla dalgalandırdığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

''Çalışmalarınızla, duruşunuzla, tavrınızla, başarılarınızla, Türkiye'yi ve aziz milletimizi, şanına, büyüklüğüne yaraşır şekilde tüm dünyada temsil ettiğiniz için sizlere ayrıca teşekkür ediyorum. TÜMSİAD'ın, 2013 yılında 2 önemli uluslararası faaliyeti gerçekleştireceğini büyük bir memnuniyetle öğrendim. Bu faaliyetler sırasına göre, gerçi ifade etmeyeceğim ama eylül ayında inşallah birinci TÜMEXPO Genel Ticaret Fuarı düzenlenecek. Haziran ayında da son derece anlamlı, son derece önemli bir kurultay, Birinci Uluslararası Türkiye Sağlık Mezunları Kurultayı'nı gerçekleştireceksiniz. Türkiye'de okumuş, 3 bin 500 civarında hekim ve sağlık çalışanlarının Türkiye'de bir kurultay çatısı altında tekrar bir araya getirilmelerini doğrusu son derece önemli buluyorum, anlamlı buluyorum son derece heyecan verici bulduğumu ifade etmek istiyorum. Türkiye'de okumuş, şu anda kendi memleketlerinde mesleklerini icra eden, saygın bir konumda bulunan mezunlarla irtibatın ve muhabbetin güçlendirilmesi inanıyorum ki Türkiye'nin tanıtımına çok büyük katkılar sağlayacaktır. Bu uluslar arası faaliyetlerinizden dolayı da sizleri ayrıca tebrik ediyorum, başarılarınızın artarak devamını diliyorum.''

TÜRKİYE'NİN 2,2 BÜYÜMESİ BİR BAŞARIDIR

Başbakan Erdoğan, TÜMSİAD'ın yönetimine ve tüm üyelerine, ekonomik büyümeye sağladıkları katkılardan dolayı şükranlarını ifade etmenin, ''boynunun borcu olduğunu'' belirterek, şöyle devam etti:

''Hafta başında açıklanan rakamlara göre, Türkiye ekonomisi 2012 yılında yüzde 2,2 oranında bir büyüme kaydetti. Gelişmiş ekonomilerin ciddi oranlarda daraldığı, Avrupa'da büyüme ortalamasının sıfırın altına düştüğü bir ortamda, Türkiye'nin yüzde 2,2 oranında büyüme kaydetmesi elbette çok önemli bir başarıdır. Daha önce de ifade ettim 2012 yılında, Belçika ekonomisi yüzde 0,2 oranında küçüldü. Çek Cumhuriyeti aynı şekilde yüzde 1,3 oranında daraldı. İtalya ekonomisi 2012 yılında yüzde 2,4 oranında o da daraldı. Yunanistan için yapılan büyüme projeksiyonu yüzde eksi 6,4... Almanya'nın ancak yüzde 0,7 büyüdüğüne, İngiltere ve ABD'nin bizim kadar, yani yüzde 2,2 büyüdüğüne, Japonya'nın büyüme oranının yüzde 2'de kaldığına şahit olduk.''

Dünyada bu kadar büyük daralma ve durgunluk yaşanırken Türkiye'nin yine pozitif bir büyüme kaydettiğini anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''2002-2012 arasında, 10 yıllık büyüme ortalaması ülkemizin yüzde 5,1. Gayrisafi yurt içi hasılamız 2002 yılında 350 milyar liraydı, 2010 yılında ilk kez 1 trilyon sınırını aştık ve 2012'de TL bazında milli gelirimiz 1 trilyon 417 milyar liraya ulaştı. Dolar bazında durum nedir ona bakarsak dolar bazında milli gelirimiz, 2002 yılında 230 milyar dolar iken 2012 sonu itibarıyla hamdolsun 786 milyar dolar oldu. Yine bu süreçte, kişi başına milli gelirimize bakalım 2002'de 3 bin 500 dolar, 10 yılda yaklaşık yine 3 katı bir artışla 2012'de 10 bin 504 dolara yükseldi.''

TÜMSİAD AİLESİ BU KONUDA ÇOK DAHA BAŞARILI OLMALI

Başbakan Erdoğan, bazı ülkelerin nüfusta daralma yaşarken nüfusu eksilirken kişi başına milli geliri artırdığını iddia ettiğini belirterek, ''Bizim ise bu süreçte hamdolsun nüfusumuzda ortalama her yıl 1 milyon artmıştır. Bu artışla beraber kişi başına milli gelir de buraya gelmiştir'' dedi.

''Her aileye en az 3 çocuk'' ifadesini yineleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''TÜMSİAD ailesinin bu konuda çok daha başarılı olması lazım. Bu hafife alınacak bir konu değil. Bizim bir defa nüfus artış hızımızın kesinlikle yüzde 2'nin üzerinde olması şarttır. Biz 2'de filan kalır daha aşağı düşersek 2040 yılı büyük bir tehlikedir. Çünkü yaşlanmış bir nüfusla kalkınma olmaz kardeşlerim. Genç, dinamik nüfusla kalkınma olur. Ekonominin sırrı insandadır. Eğer genç, dinamik insanımız varsa o ülke evelallah alır başını gider. Biz şu anda güçlüysek, güçleniyorsak bunun tek sebebi genç nüfusumuzun oluşundandır. Bize ekonomide öğretirlerdi, 'ekonomide başarının sırrı emektir, sermayedir yatırımdır, üretimdir' bunları söylerlerdi. Sonra düşündüm düşündüm hayatın içinde dedim ki 'hayır bu anlatılanların hepsi geliyor insana dayanıyor' İnsan varsa emek var, insan varsa sermaye var, insan varsa tüketim var, insan varsa üretim var, insan yoksa bunların hiç biri yok. Hele hele bizler bu işteki hassasiyetimizin manevi bilinci içerisinde olmamız lazım. Çoğalacağız, onunla da iftihar edeceğiz. Asla zillete düşmeyeceğiz.''

''Yıllarca bu ülkede doğum kontrolü yaptırmak suretiyle maalesef bu milletin neslini kurutmanın gayreti içerisinde olanlar oldu'' diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

''Şimdi biz diyoruz ki bu milletin yeniden ayağa kalkması için en az 3 diyoruz. Bu kadar açık söylüyorum. Bunu yapmamız lazım. Onun için TÜMSİAD ailesine bunun kesinlikle yaraşır olması gerekir. Tabi bunu her yerde söylüyorum o ayrı. Ama burada da özellikle söylüyorum. Tabi burada şimdi Faslı bakanımız var ona da söylüyorum 'sakın siz azaltmayın ha siz de aynı şekilde çoğaltın.''

SİYASET DE İKTİDAR DA KORKAKLARA GÖRE DEĞİLDİR

İş adamlığının ve siyasetçiliğin cesaret isteyen mevkiler olduğunu söyleyen Erdoğan, “Eğer korku varsa büyüme olmaz. Korku tereddüt varsa risk alınmaz. İşadamı iş dünyası ne kadar cesur olursa ne kadar yürekli olursa ne kadar girişken olursa risk alırsa başarı da o kadar yüksek olur. Aynı şey siyaset için de geçeli. İktidar için de geçeri. Siyaset de iktidar da korkaklara göre bir yer değildir. Siyasetçi korkar ise, başbakan bakan milletvekili korkarsa o ülke ileri doğru tek bir adım atamaz. Onun için bürokratik oligarşi çok tehlikelidir. Çünkü bürokrat ürkektir korkaktır. Taşın altına elini koymaz risk almak imza atmaz. Bu ülkede siyasetçinin alması gereken riski bürokrat almaz ise, bir yere varılmaz. Biz bunu kıra kıra geliyoruz. Bunu tam anlamıyla başaramadık birçok yerde önümüzde hala engeller var. Risk alınmasa, girişken olunmazsa; heyecan, coşku, aşk olmaz ise o ülke ileri tek adım atamaz” şeklinde konuştu.

BU CAN BU BEDENDE OLDUKÇA, BU YOLDA KOŞMAYA VE ÖLMEYE HAZIRIZ

Türkiye’nin geçmiş hükümetler döneminde çekingenliğin ve ürkekliğin faturasını ödediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Değişimden korktular, yatırımdan üretimden reformdan, en önemlisi özgürlükte korktular. Hükümet olarak biz de risk almayabilirdik. Hükümet olarak biz de idare-i maslahatı bir yöntem olarak tercih edebilirdik. Biz de değişim yerine statükoya yaslanmayı seçebilirdik. Reform risktir hiçbir riski yüklenmeyebilirdik. Milleten yetki alır koltuğumuzda oturur geçici tedbirlere rehavet içinde günümüzü gün edebilirdik. Ülke ülke dolaşaya ne gerek var rahatça sıcak koltuğumuzda oturabilirdik. Ama yok, dedik ki bütün dünyayı dolaşacağız. Alacağız iş adamlarımız yanımıza onlarla birlikte fellik fellik dünyayı dolaşacağız. Zaman zaman bazı dostlar bizi sevdikleri için nasihat ediyorlar. ‘Başbakanım bu kadar kendini yorma’ diyorlar. Bu sevgilerinden dolayı Allah razı olsun ama bu can bu bedende oldukça biz bu yolda koşmaya, ölmeye hazırız”.

BAŞKAN OLMA ŞANSLARI OLMADIĞI İÇİN BAŞKANLIK SİSTEMİNİ İSTEMİYORLAR

Konuşmasında Başkanlık sistemini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ana muhalefet ve yavru muhalefetin lideri ‘bize parlamenter sistem yeter başkanlık sistemi de nereden çıktı. Bunlar padişahlık özlemi içinden’ diyorlar. Bunların çıkaracakları adayların başkan olma şansını görmedikleri için bu endişeyi taşıdıkları için buna sıcak bakmıyorlar. Parlamenter sistem dediğin zaman başkanlık sisteminde parlamento yok mu. Hem iki dereceli olanı da var tek dereceli olanı da var. Amerika’da parlamenter sistem yok mu. Almanya Fransa yok mu, var. Kendilerini göre uygulama sistemi var o ayrı. Buna hazımları yok. Acaba diyorlar bu ülkede bizim böyle bir başkanlığı kazanma şansımız olur mu bunun hesabını yapıyorlar. Çalış senin de olur. Çalış belki sen de kazanırsın. Ne var bu başkanlık sisteminde. Az önce bürokratik oligarşi dedik ya. İşte orada bürokratik oligarşinin elini başkanlık sistemi çok daha rahat kırar. Karar alma çok daha seri bir noktaya gelebilir. Yoksa parlamentonun kontrol mekanizması başkanlık sisteminde Türkiye’den şu anda daha güçlüdür. Biz şu anda bir çok şeyi başbakan olarak bakanlar kurul olarak rahat halledebiliyoruz. Başkanlık sisteminde ABD’yi misal verelim.Bir helikopter bir ülkeye hediye etmeye kalksa onu kongreden geçirmesi lazım. Ama biz böyle bir şeyi bakanlar kurulu kararı ile halledebiliriz. Bizim derdimiz Türkiye’yi şu anda çok daha ileri noktalara nasıl ulaştırabiliriz. Başkanlık sistemine karşısınız hadi gelin o zaman partili başkanlık sistemi yapalım. Cumhurbaşkanı partili olsun. Cumhurbaşkanlarının zayıf olması da doğru değil. Partisi onun arkasında durur onu güçlü kılarsa. Yürütmenin başı cumhurbaşkanı ama arkasında parti vesaire yok. Bu doğru bir yaklaşım değil. Şu anda Fransa yarı başkanlık sistemi. İşte o partiil cumhurbaşkanlığı sistemidir Fransa’daki. Ama bunu ne ana muhalefet başı bilir ne yavru muhalefet başı bilir. Biz de diyoruz ki gelin Türkiye’de de bunu yapalım. Ama ülkenin geleceğine yönelik sorumluluk mevkiinde olmak çok önemli. Sorumluluk mevkiinde olmamak sırtında yumurta küfesinin olması şartı. Bunlar boş küfeyle dolaşıyorlar. Bunu halletmemiz lazım”

Erdoğan, konuşmasında, İsrail’in Türkiye’den özür dilemesine de atıfta bulunarak, “Gündemi belirlenen değil gündem belirleyen bir Türkiye var. Diz çöken değil, boynunu büken değil, hakkını söke söke alan, savunan ve koparıp milletine teslim eden bir Türkiye var. Türk lirası ile pasaportu ile ay yıldızlı bayrağı ile saygın dikkate alınan bir Türkiye var” ifadelerini kullandı.

1 MİLYONA TUVALETE GİDER HALE GELDİK

Tayyip Erdoğan, geçmiş hükümetler döneminde TL’ye eklenen sıfırları da hatırlatarak, “Eskiden biz tuvalete 2.5 kuruşa giderdik. O zamanlar milyoner kimdir dediğiniz zaman ‘1 milyonu olan zengindir’ denirdi. Milyarder dedin zaman parmakların sayını bulmazdı. 1 milyona tuvalete gider hale geldik. Altı tane 0 atıyoruz dediğimizde mümkün değil dediler. O zamanın meşhur köşe yazarlarından birisi hala da şöhretim diye geçiniyor. Bunlar bu altı sıfırı atsınlar ben taksimde anıracağım dedi hala anıracak. Herhalde şimdi de bulundukları yerde o işi yapıyorlar” diye konuştu.

BAHÇELİ’YE YUNUS EMRE ŞİİRİYLE GÖNDERME

Çözüm sürecinde MHP’nin tutumunu eleştiren Başbakan Erdoğan, MHP Lideri Bahçeli’ye Yunus Emre’nin şiiri ile seslendi. Perşembe günü akil insanlar heyeti ile yapılan görüşme sonrası MHP’nin açıklamalarını hatırlatan Erdoğan, “Süreç devam ediyor. Perşembe akşamı akil insanlar adını verdiğimiz heyet ile toplantı gerçekleştirdik. Her görüşten arkadaş vardı. Hep birlikte dedik ki ‘kan dursun’ Bunun için ne yapılabilir bunları istişare ettik. Ertesi gün MHP Genel Başkanı çıktı zehir zemberek bir yazılı açıklama yaptı. Hem bize hem o heyete hakaretler yağdırdı. Yetmedi MHP Milletvekili çıktı son derece densiz bir şeklide insanlıktan nasibin almayanlar yapacağı şekilde o heyetteki arkadaşımızdan birinin etnik kökeni üzerinde aleni faşizm sergiledi. Susuyor olmamız sabrımızdandır, sabrın da sınırı vardır. MHP Genel Başkanı’nı edebe davet ediyorum. Yunus Emre'nin çok güzel şiiri var. ‘Ehli diller arasında aradım, kıldım talep. Her hüner makbul imiş, illa edep illa edep’” dedi.

TÜMSİAD GENEL BAŞKANI HASAN SERT: BALDIRAN ZEHRİNİ SADECE SİZE İÇİRTMEYİZ

Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı Hasan Sert, çözüm sürecine ilişkin, "Eğer bir baldıran zehri içilecekse bunu sadece size içirtmeyiz Sayın Başbakanım. Milletimizle hep birlikte bu zehri içeriz ama bu baldıran zehrini içmeye gerek kalmayacak herhalde. Ve inşallah hep birlikte o güzel zemzemi içeceğiz yakın bir zamanda" dedi.

Sert, TÜMSİAD 5. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, yaklaşık 70 trilyon dolar civarında olan dünya ticaretinin yüzde 64'ünün, 45 trilyon dolarına denk gelen kısmının dünya nüfusunun yüzde 14'ü tarafından ilgilenildiğini söyleyen Sert, geriye kalan yüzde 36'lık kısmın ise 25 trilyon dolarını elde ettiğini anlattı.

Dünya genelinde adaletsiz bir dağılımın olduğunu dile getiren Sert, gelir dağılımındaki bu eşitsizlik yüzünden tüm dünyada yaklaşık 170 milyon çocuğun yetersiz beslenmeye bağlı olarak fiziksel gelişme sorunu yaşadığını, yılda 2,5 milyon çocuğun öldüğünü ifade etti.

Son yıllarda Türkiye'deki ekonomik gelişmelerden bahseden Sert, İsrail'in Türkiye'den özür dilemesinin ve yaptırımları kabul etmesinin tarihe düşülecek önemli bir not olduğunun altını çizdi.

Türkiye'nin siyasi konularda "ezber bozduğu" bir dönemden geçtiğini anlatan Sert, "Hepimiz ülkemizde huzur ve refahın tesis edilmesini arzu etmekteyiz. Bu noktada, son dönemde attığınız bu yürekli adımı (çözüm süreci) TÜMSİAD ailesi olarak kutlamak istiyorum. TÜMSİAD olarak bu adımı tarihi bir adım olarak değerlendirmekteyiz. TÜMSİAD olarak bu sürece kuvvetli bir destek verdiğimizi belirtmek istiyorum" diye konuştu.

"Başkanlık sisteminin günün formatına uygun hale getirilerek çalıştırılması gereğine inanıyoruz"

Sert, çözüm sürecine ilişkin, ''Eğer bir baldıran zehri içilecekse bunu sadece size içirtmeyiz Sayın Başbakanım. Milletimizle hep birlikte bu zehri içeriz ama bu baldıran zehrini içmeye gerek kalmayacak herhalde. Ve inşallah hep birlikte o güzel zemzemi içeceğiz yakın bir zamanda" değerlendirmesini yaptı.

Çözüm süreci ile ilgili tarihe önemli notlar düşüleceğine işaret eden Sert, 30 yıldır kan ve gözyaşı akan Türkiye'de huzurun tesis edilecek gibi görüldüğünü söyledi.

Türkiye'nin son yıllarda kazandığı fırsatları heder etmemesi gerektiğine dikkati çeken Sert, gelecek dönemdeki seçimler ve sonrasında nasıl bir Türkiye'nin şekilleneceğinden kaygı duyduklarını ifade etti.

Sert, bu noktada oturmuş taşların yerinden oynatılmaması adına 3 dönem görev yapan parlamenterlerin yeniden seçilmesinin sınırlandırılmasının gözden geçirilmesini ya da gelişmiş ülkelerde var olan başkanlık sisteminin günün formatına uygun hale getirilerek çalıştırılması gereğine inandıklarını söyledi.

Genel kurula AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da katıldı.
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
paylasim icin :aro: Kurban
 
Üst Alt