Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sultans

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Haz 2011
Mesajlar
775
Aldığı Beğeniler
10
Konum
İstanbul..
Takım
Beşiktaş
Erva binti Abdülmuttalib

peyhala1.jpg


Erva binti Abdülmuttalib radıyallahu anhâ Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin halası...

Oğlunun delâletiyle İslâmla şereflenen bir hanım sahâbî... Çocuğuna devamlı nasîhat eden, Rasûlullah'ın yanından ayrılmamasını tenbih eden, ona destek olmasını isteyen fazîletli bir anne!..O, Haşimoğullarına mensuptur. Annesi Fâtıma binti Amr b. Âiz'dir. Babası Abdülmuttalib'dir. Sevgili Peygamberimizin babası Abdullah ile ana-baba bir kardeştir. İslâm'ın ilk günlerini gören ve akrabalık gayretiyle Resûl-i Ekrem (s.a.) Efendimize destek olan bir hanımdır.
O, Câhiliye döneminde Umeyr İbni Vehb ile evlendi. Ondan Tuleyb adında bir oğlu oldu. Tuleyb İslâm'ın ilk günlerinde Erkam'ın evinde İslâm'la şereflendi. Annesi Ervâ Hâtunun da müslüman olması için duâlar etti.

Birgün annesiyle karşılıklı olarak tatlı tatlı sohbet etti. Aralarında şöyle bir konuşma geçti:

- "Bak anne! Ben müslüman oldum. Muhammed aleyhisselâma uydum. Ona teslim oldum." dedi. Ervâ Hâtun da:

- "Hiç şüphesiz dayının oğlu, senin yardımına ve desteğine herkesten daha lâyıktır. Vallahi onu erkeklere karşı korumaya gücümüz yetseydi, her tecâvüzden korurduk." dedi.

Tuleyb annesinin bu yumuşak davranışının destek mânâsına geldiğini anladı. Ona daha nâzik davranmaya, sözlerine, hareketlerine daha önem vermeye çalıştı. Anneciğinin bir an önce küfür bataklığından kurtulmasını istiyordu. Bunun için zaman kolluyor, fırsat gözlüyordu.

İslâmiyet gün geçtikçe Mekke'de yayılıyor ve müslümanlar çoğalıyordu. Mekke'nin ileri gelen gençleri Mus'ab, Muâz, Mikdat, Bilâl, Zübeyr ve Sa'd İbni Ebi Vakkas (r.anhüm) hep müslüman olmuşlardı.

Halkın arasında cesâretiyle, kahramanlığıyla tanınan bileği bükülmez, korkusuz yiğit Hz. Hamza da İslâm'ın nûruna kavuşmuştu. Müslümanlar yeni yeni isimlerle, güç kazanmaya başlamıştı.

Tuleyb (r.a) bir an önce anneciğinin de cehalet karanlıklarından ve küfür bataklığından kurtulmasını arzu ediyordu. Bu sebeble gıyabında devamlı duâ yapıyordu. Dayısının İslâm'a girmesini fırsat bilerek anneciğine tatlı ve yumuşak bir üslûb ile yalvarmaya başladı. Ona İslâm'ın güzelliklerini anlattı. Gönlünü İslâm'a hazırladı. Şöyle dedi:

- "Anneciğim! Seni müslüman olmaktan ve Rasûlullah'a teslim olup ona uymaktan alıkoyan nedir? Bak kardeşin Hamza da müslüman oldu." dedi.

- Ervâ Hâtun oğlunun bu merhametli nâzik davranışları karşısında dayanamadı. Gönlü ısındı ama teslim de olamadı. "Oğlum! Kardeşimin yaptıklarına bakıyorum. Sonra onlardan biri olacağım." diyerek kadın sâfiyeti içinde bir cevap verdi.

Tuleyb (r.a) annesinin İslâm'a hazır hâle geldiğini fakat vaktini beklediğini hissetti. Onu üzecek bir harekette bulunmadan arzusunutekrar etti ve: "Öyle ise ey anneciğim! Sen Rasûlullah'a gidip kelime-i şehadet getirinceye kadar ben de Allah'a yalvarmağa devam edeceğim." diyerek üzerine düşen hizmete, duâya devam etti.

Oğlunun bu nazlı yakarışlarına, samimi davranışlarına ve gönlünün derinliklerinden gelen sevgisine dayanamayan Ervâ Hâtun bu engin şefkat ve edeb karşısında teslim oldu ve hemen kelime-i şehadet getirdi. "Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed Allah'ın resûlüdür." dedi.

Ervâ Hâtun İslâm'la şereflendikten sonra yeğeni Hz. Muhammed (s.a)'e daha çok yardımcı oldu. Oğlunu Rasûlullah (s.a)'in yanından ayrılmaması için devamlı teşvik etti. İslâm'ın yayılması konusunda destek olmasını istedi.

Birgün oğlu Tuleyb Ebû Cehil'in Efendimize hakaret ettiğini, sövüp saydığını duydu. Onun bu kaba hareketine dayanamayıp eline geçirdiği bir deve kemiği ile koşup gitti ve Ebû Cehil'in başını yardı. Ebû Cehil'in âvânesi Tuleyb'i tutup bağladılar. Dayısı Ebû Leheb araya girerek onun bağlarını çözdü ve yeğenini kurtardı. Sonra kızkardeşi Ervâ Hatun'un yanına geldi ve:

- "Tuleyb Muhammed için kendisini tehlikeye atıyor. Onun yaptıklarını görmüyor musun?" diyerek azarladı. Ervâ Hâtun gayet sâkin bir şekilde müşrik kardeşine şöyle cevap verdi:

- "Onun günlerinin en hayırlısı, hayatının en şerefli dönemi dayısının oğlu Muhammed'i koruduğu ve ona yardım ettiği günlerdir. O, Allah'tan hak ve gerçeği getirmiştir." diyerek oğlunu desteklediğini ifade etti.

Ebû Leheb o güne kadar kızkardeşinin müslüman olduğunu bilmiyordu. Öfkeli bir şekilde ona:

- "Senin, baban Abdülmuttalib'in dinini bırakıp da Muhammed'e tâbi olduğuna şaşılır!" dedi.

Ervâ Hâtun gayet sâkindi. Sabırlıydı. Ona merhamet ederek nasîhat ediyor ve şu teklifte bulunuyordu:

- "Kalk! Sen de kardeşinin oğlunun yanında bulun! Onunla beraber dur! Ona yardımcı ol! Ona destek ol! Onu savunucu ol! Eğer o gâlib gelir, onun dini üstün gelirse, sen iyi kimselerden olursun. Yoksa yeğeninin yüzünden suçlu ve kusurlu olursun." dedi. Yeğeni Muhammed'e destek vermesini istedi. Fakat Ebû Leheb bu teklifi kabul etmedi. Bir türlü içindeki kin ve öfkeyi atamadı. Oradan ayrılıp giderken:

- "Onun getirdiği, sonradan ortaya çıkardığı din yüzünden bütün Arap topluluklarına karşı koymağa bizim gücümüz mü yeter." dedi.

Ervâ Hâtun da fikrinde sebat ettiğini, imanından vazgeçmeyeceğini ve bu yolda ölünceye kadar canıyla malıyla çalışacağını, oğlu Tuleyb'i takib ettiği yolda desteklediğini ifade eden şu mısraları söyledi:

Tuleyb dayısının oğluna yardım eder

Ondan canını, malını esirgemez.

Ervâ Hâtun hem Cahiliye döneminde hem İslâm'la şereflendikten sonra şeref ve fazîletiyle tanınan, görüşlerine başvurulan kavminin ileri gelen hanımlardan biriydi. Şâir ruhlu olduğu için sözleriyle ve şiirleriyle Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizi ve müslümanları savunmaya gayret etmiştir. Babası Abdülmuttalib'in ve Resûl-i Ekrem (s.a)'in vefâtı üzerine söylediği mersiyeleri kaynak eserlerde zikredilmektedir.

O, Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimizin dâr-ı bekâya irtihallerinden sonra sevgisini, üzüntüsünü şu mısralarıyla dile getirmiştir:

Ey Allah'ın Resûlü! Sen bizim ümidimizdin

Sen bize iyilik ederdin, zulmetmezdin.

Sanki kalbimin üzerinde Muhammed'in adı var.

Peygamberden sonra kabileler bir araya gelemediler.

Ne mutlu fazîletli annelere!.. Ne seâdet çocuklarını İslâm yolunda eğitip Rasûlullah (s.a)'in izinden yürütebilenlere!.. Müjdeler olsun İslâm'ın hizmet erlerini yetiştiren annelere!.. Eyvâhlar olsun dünyanın kölesi, nefsinin oyuncağı şeytanın tuzağı olmuş annelere!..

Cenab-ı Hak cümlemizin kalblerini İslâm'ı yaşama ve destekleme yolunda Ervâ binti Abdülmuttalib (r.anhâ)'nın aşkı, heyecanı gayreti ve titizliği ile doldurmayı nasîb eylesin. Şefâatlerine nâil eylesin. Amin.

Mustafa Eriş
Altınoluk Dergisi
 

loreS

"ALLAH dE KaLBiM"
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2010
Mesajlar
4,445
Aldığı Beğeniler
51
Konum
09
Takım
Galatasaray
Emeğine sağlık Allah razı olsun
 

katresu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Haz 2011
Mesajlar
1,624
Aldığı Beğeniler
14
Konum
Adana
Takım
Diğer
Emeğinize sağlık, Sultans kardeşim.
 

katresu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Haz 2011
Mesajlar
1,624
Aldığı Beğeniler
14
Konum
Adana
Takım
Diğer
Özel üyeliğinizde hayırlı olsun kardeşim.:)
 

sultans

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Haz 2011
Mesajlar
775
Aldığı Beğeniler
10
Konum
İstanbul..
Takım
Beşiktaş
Emeğine sağlık Allah razı olsun
sağolun ,Allah cümle islam aleminden de razı olur inşalalh,katresu ,sizede teşekkür ederim ,üyeliğim inşallah hayırlı olur güzel şeyler paylaşmak ve bilgilenmek ümidiyle...Allah razı olsun...
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
AMin insAllah...
Allah razi olsun ablam
 
Üst Alt