Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

PeygamberGülü

سَيِّد م
 
Üyelik Tarihi
27 Şub 2008
Mesajlar
382
Aldığı Beğeniler
3
Konum
اَهْلِ قُبُرْ
En muhimi ilim'dir.İlim olduktan sonra gerisi gelir.Lakin ilimsiz bir insanın dinini yaşayamacağı yaşasada islam çerçevesi içerisinde tam olarak yaşayamaz,hassas davranamaz ve mutlaka bir şeylerde taviz verir.Bu da onu günaha sürükler günahta onu helaka sürükler.

Sonuç olarak efendimiz s.a.v "Size ahiret işlerinde yardımcı olacak bir kadınla evlenin."buyurur. ve yine "Dört şey için kadını nikahlayın güzelliği,malı,soyu ve dini için.Siz dininde iyi olan için evlenin zira bu daha hayırlıdır.


Mutlu bir evlilik için iman gerek, iman için ilim gerek, ilim için sabır gerek,sabır için takva gerek,takva içinde sadakat gerek.Bunlar olduktan sonra daha başka söze ne gerek.



Rabbim c.c bütün müslümanlara dünya ve ahiret işlerinde bir birlerine yardımcı olacak bir eş nasip etsin inşaALLAH.
 

nurnesli

Hayat üç noktadan ibaret...
 
Üyelik Tarihi
15 Ağu 2008
Mesajlar
3,752
Aldığı Beğeniler
124
Konum
gönül ikliminden...
imanlı ve güzel ahklaklı olması yeter bence zaten bunlar olunca Rabbimde yardımcı olur diye düşünüyorum...
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Efendimizin sas ahlakıyla ahlaklanmıs olması...bu yeterli sanırım...
 

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
Hayatımızın önderi Hz. Peygamberimiz, “Evlenirken eşini seçmede çok dikkatli olun. Denginizle evlenin. Çocuklarınızı da dengiyle evlendirin. Çünkü huy ve karakter soya çeker” buyuruyor.

Rivayet edilen hadisler bu kadarla kalmıyor, bir diğerinde “Hayrı ve iyiliği güzel yüzlülerin yanında arayın” buyuruyor.

Demek ki eş seçiminde, kesinleştirimiş ve sınırlanmış pencerelerden bakmak, yalnızca güzellik, yalnızca asalet, zenginlik, unsurlarından birini öne plana çıkarmak yeterli olmuyor. Dini hassasiyetlere sahip, aynı zamanda kişiliği gelişmiş kimselerin etcih edilmesi, ömür boyu sürebilecek mutlulukların kapısını aralıyor.

Kişiliğini bulamamış gençlerin hayati manaları kavramasını beklemek muhal olur. Aynı kişilerden hayat düsturları olacak dini bilgileri, kalıcı ve ebedi sevgiyi, önderlerine sıkı sıkıya bağlılığı da beklemek manasız olur. Zira ehemmiyetini kavrayamadıkları düsturlara riayet etmelerini ve bunun uzun süreli olmasını istemek bir hayalden öteye geçemez.

Kişisel bağımsızlığını elde edememiş, kendisi ve kendi hayatı hakkında karar verme yetkisi elinden alınmış gençlerin zorlandıkları evliliklerde intihar ve ihanet olayları yaygın olarak yaşanır. Bu durumda, ailelerin uygun görmesi sonucu, gençlerin rızası alınmadan, kurulan zoraki yuvalar, kurulduğu kadar hızla yıkılır. Bu ailevi “uygun görme”, hayırlı nesillerin yetişmesi için atılmış bir adım olarak görülse de, birbirlerine sevgi ve sadakatla bağlanmayı daha en başında bir kenara itmiş olan çiftlerin, sağlıklı nesiller yetiştirmeyi de başaramayacakları kesin gibidir.

Uyumsuz evliliklerde, bırakınız sağlıklı çocuklar yetiştirmeyi, sağlıklı kişler bile sağlam kalamaz. Bizzat kendileri bir süre sonra, ailelerine, anne-babalarına rahatsızlık veren, çevrelerine huzursuzluk dağıtan bireylere dönüşürler. Bu durumda evliliğin bu hale gelmemesi, aynı zamnada da gençlerin deneyimsizliklerinin, duygusal kararlarının, sorunlara, sorunlu evliliklere, sorunlu evliliklerden neş`et edecek, toplumu zora sokacak, her tavrı geçimsiz, her davranışı problem çocukların yetişmesini önlemek için, ebeveynlerin tecrübesi ve sağduyusuyla, gençlerin hassasiyeti ve duyguları el ele verip mutlu yuvaların temeli atılmalıdır.

Peki mutluluğu hedeflemiş, yalnızca kendilerini değil yetiştirecekleri çocuklarla etkileyecekleri, yön verecekleri geleceği de düşünen gençler, evlenecekleri kişilerde ne tür özellikler aramalıdır.

Öncelikle dikkat edilecek husus her iki tarafın da iyi ailelerden gelmesidir. Aksi halde zaman içinde orataya çıkabilecek sorunlar olacaktır.

Kültürel gelişimini tamamlamış olmalı ve sizinle aynı ortak paydada birleşecek estetik görüşleri olmalı.

Toplumda aldığı görevleri hakkıyla yerine getirecek yeterlilikte olmalı.
Her kişi eşinde kendi güzellik değerlerine yakın nitelikler bulabilmeli. Doğru, mühim olan ahlak güzelliğidir, ancak eşlerin birbirlerini fiziksel açıdan da beğenmeleri evliliklerini güçlendirecektir.

Özellikle hanımın serveti ve sosyal konumu eşininkinden daha yüksek olmamalı.
Her iki tarafın evleneceği kişiyi mutlu edecek kuralları, yaşama sanatını, sorun giderme ve çözme becerilerini elde etmiş olmalı.

İnançlara ve aile hukukuna saygılı davranacak melekeleri kazanmalı. Kendi inançlarına uygun yaşamalı, sizin değerlerinize de saygı duymalı. Bu görüşü yanlızca dini kavramlarla sınırlı tutmayınız, çeşitli değer yargıları, beğeniler ve idealleri de dail ediniz.

Evliliğe hazırlanan çiftler, anneliğin babalığın ne olduğunu bilmeli. Yeni yeşerecek nesillerin kendi ellerinde olduğunu bilmeli.

Evini, yuvasını sevme kabiliyetine sahip ve onu korumak-kolllamak için elinden ne geliyorsa yapmaya hazır olmalı.

Özellikle beylerin bir ev geçindirecek kadar maddi imkanları oluşmuş olmalı. Hanımların da maddi sorunlarla karşılaşınca sabredecek gücü olmalı. Unutulmamalı ki en hayırlı zevce yükü en hafif olandır.

Evlenecek kişiler birbirlerinin çeverelerini, sosyla ilişkilerini tanımalı, kavramalı, buna göre bir yön belirlemeli. Kendi istekleri doğrultusunda değişiklik yapılmasında ısrarcı olmamalı.

Evleneceği kişiye bir ömür birlikte yaşayacağı güvenini vermeli, itimadını kazanmalı. Sevgi ilk şart, saygı ise kalıcı şart olarak benimsenmeli. Saygıyı kazanamamış bir evlilik de yıpranacak şeylerin başında sevgi gelir. O da gittikten sonra geride pek fazla bir şey kalmaz.​
 

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
İslam Dini, her sahada olduğu gibi evlilik konusunda da ince eleyip sık dokumaktadır. Çünkü aile, İslam toplumunun can damarı, sarsılmaz temeli ve köşe taşı konumundadır. Aile yapısı ne kadar sağlam olursa, toplum o denli sağlam ve sağlıklı olur. Ailenin temel taşları, dikili direkleri ise anne ve babadır.

Sağlam ve sağlıklı, huzurlu ve mutlu, kalıcı ve sürekli, tutarlı ve dengeli bir toplum hedefleyen İslam, bu toplumu oluşturan ailelerin kuruluşunda izlenecek yolu, çok açık bir biçimde ortaya koymuştur.

Ailenin oluşumunda en önemli öğe, eş seçimidir. Kadın olsun erkek olsun eş seçimi, mü´minlerin en çok dikkat etmeleri gereken hususların başında gelmektedir. Eş konusunun çok titiz bir şekilde çözümlenmesinden sonra Müslüman için hayat daha anlamlı, daha kolay ve daha rahat olacaktır. Herşeyden önce yüce Allah´ı razı etme konusunda, bu durum çok açık bir şekilde kendisini gösterecektir.

Alemlerin Rabb´i olan yüce Allah´ı razı etme konusunda Müslüman eşler, birbirlerine yardımcı olacak, birbirlerinin eksikliklerini giderecek, birbirlerini teşvik edecek ve ideal Müslüman bir aile örneğini ortaya koyacaklardır. Böyle bir aile ortamında filizlenip yeşerecek çocuklar da toplumda örnek insanlar olacaklardır. Böyle insanlardan teşekkül edecek bir toplum ise, diğer toplumlar içinde örnek bir toplum olarak varlığını idame ettirecektir.

Kur´an´ı Kerim, sağlam prensipler ve temeller üzerine bina edilecek bir evliliğin, hayırlara vesile olacağını bildirmiş, bunun için aynı davaya inanan insanların bir araya gelmelerini istemiştir.

"Müşrik kadınlarla, onlara inanıncaya kadar, evlenmeyin. (Müşrik kadın) hoşunuza gitse dahi, mü´min bir câriye, müşrik (hür) bir kadından iyidir. Müşrik erkekler de inanıncaya kadar, onları(mü´min kadınlarla) evlendirmeyin. (Müşrik erkek) hoşunuıa gitse dahi, mü´min bir köle, müşrik bir adamdan iyidir. (Zira) onlar ateşe çağırıyorlar. Allah ise izniyle cennete ve mağfrete çağrıyor. İnsanlara ayetlerini (böyle) açıklıyor ki öğüt alsınlar" (2 BAKARA, 221)

İslam, evliliğin uzun ömürlü olması için iyi bir eş seçiminin yapılmasını esas alır. Yuvanın huzur, uyum, mutluluk ve karşılıklı güvene dayanan prensipler üzerine bina edilmesi için, bu yuvada din unsurunun ön planda olması gerekir. Çünkü din unsuru, insan yaşlandıkça artar, güzelleşir, gelişir ve bağları kuvvetlendirir. Oysa zenginlik, güzellik, soy-sop gibi unsurlar, hem geçici hem de insanın kibrini artırdığı için, huzursuzluğun temel nedeni sayılmaktadır.

İşte bu nedenle; Hz. Peygamber(a.s): "Kadın, dört şeyi için nikah edilir; malı, soyu, güzelliği ve dini; sen dindar olanını seç ki, evin bereket bulsun" buyurmuştur. (Kütüb-i Sitte ve İmamı Ahmed´in Müsned´i ile İslam Fıkıh Ansiklopedisi)

Diğer bir hadisi şerifte de Rasulullah(a.s), malın ve güzelliğin getirdiği problemlere dikkat çekerek evlilikte dindarlık dışındaki bir tercihi açıkça yasaklamıştır.

"Kadınları güzellikleri için nikahlamayınız, olur ki güzellikleri ahlakça düşmelerine sebep olur. Onları malları içinde nikahlamayın, zira malları azgınlıklarına yol açabilir. Kadınları dindarlıktan dolayı nikahlayın. Şüphesiz dindar olan yırtık elbiseli bir cariye (böyle olmayanlardan) daha üstündür." (İslam Fıkıhı Ansiklopedisi 9.C SH. 14)

Kur´an ve Sünnet´in ortaya koyduğu esaslardan anlaşılacağı gibi, sağlıklı bir İslam toplumurıun oluşabilmesi için, mü´min erkek ve kadınların birbiriyle evlenmeleri esastır. Ancak böyle bir evlilik sonunda, İslami esaslar insanlara daha iyi bir şekilde ulaştırılabilir.

Erkek veya kadından birinin, mücadeleci ve davetçi bir Müslüman, diğerinin ise bunun zıddı olması, o mücadeleci Müslüman için en büyük zulüm, İslami esaslara vurulmuş çok büyük bir darbe ve İslami hareketi daha başında iken akamete uğratmaktır. Müslümanlar, evlilik konusunda çok hassas olmalıdırlar. Her ne olursa olsun, yeter ki evlilik olayı vukubulsun amacıyla evliliğin yapılmasını, İslam hoş görmemektedir. Her konuda olduğu gibi evlilik de, Müslümanların Allah´a yaklaşmasını temin eden bir vasıta olmalıdır. Aksi halde Müslüman, kendi tekerinin önüne kendisi taş koyacak ve kendi kendisini Allah yolundan alıkoyacaktır. Güzellik veya yakışıklılık, mal, servet için yapılan bir evlilik, İslami hareketin önüne konulmuş en büyük engeldir. Çünkü, evlilik olayı başka bir şeye benzemiyor ki, beğenmediğin zaman bozup yeniden iyisini yapasın. Mesela eş alımı, bir ayakkabı, bir elbise, bir araba alımı gibi değildir ki bozuk arızalı çıktı diye gidip yenisiyle değiştirilsin. Hiç kimse eşi geçimsiz, kendisini beğenmişin biridir diye, ailesine gidip ´kusura bakmayın bu iyi çıkmadı, bana varsa daha iyi birini verin diye talepte bulunamayacağı için, işi baştan sağlam tutmak en iyisidir.İşte bunun için İslam, işi baştan sağlam tutarak, mü´minlerin birbirleriyle evlenmeleri emretmiştir.

Müminler, içinde yaşadıkları toplumun değer yargılarını değil, İslami değer yargılarını esas almalıdırlar. Allah ve Rasulü´nün ortaya koyduğu değer yargıları, toplumun değer yargılarındarı daha üstündür. Bir evlilik olayında, toplumun değer ölçülerine göre değil, Allah ve Rasulünün ortaya koyduğu değer ölçülerine göre hareket esas olmalıdır

"Allah ve Rasülü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık mü´min bir erkek ve kadına, o işi -kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah´a ve Rasulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." (33 Ahzap, 36)

Allah ve Rasulü´ne iman edip teslim olan mü´minlerin, evlenme ve boşanma konusunda da Allah ve Rasulü´ne tabi olmaları gerektiği anlaşılmaktadır. Bu uyarıdan hemen sonra gelen ayette, Hz. Zeyd bin Harise ile Hz. Zeyneb binti Cahş´ın evliliğindeki olumsuz durumlar ortaya konulmakta, uymaları gereken kurallar bildirilmektedir.

Allah ve Rasulü´nün hükümleri, her konuda olduğu gibi, evlilik konusunda da bugünkü Müslümanları bağlamaktadır. Heva ve heveslerine uymuyor diye, Allah ve Rasulû nün hükümlerini gözardı edenlerin, Müslüman olmaları mümkün değildir.

Şimdi Kur´an ve Sünnet, evlenecek eşlerde dindarlık hususunu ararken, Müslüman olduklarını söyleyenler yakışıklılık, güzellik, zenginlik, soy-sop gibi özelliklere aldanarak eş seçmeye kalkışmaktadırlar.

İslam, bir yaşam biçimidir; evlenmekten boşanmaya, yemeden içmeye, yürümekten oturmaya, ibadetten çalışmaya, ticaretten siyasete, barıştan savaşa kadar tüm hareketlerini, İslami esaslar doğrultusunda düzenleyenler, gerçekten Müslüman olanlardır. İslami esasların bir bölümünü alıp bir bölümünü bırakanların ise, müşrik olduklarını Kuran´ı Kerim bildirmektedir​
 

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
İslâm’da evliliğin en başta gelen gâyesi, îmânlı bir neslin yetiştirilmesi ve İslâm ümmetinin sayısının çoğaltılmasıdır. Bu hususda Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Evlenin ve çoğalın! Çünkü ben (kıyâmet gününde) diğer ümmetlere karşı sizin (çokluğunuzla) iftihar edeceğim!" (108) buyurmuşlardır.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, evliliğin gözü haramdan koruduğuna ve namuslu yaşamaya vesile olduğuna işaretle şöyle buyurur:

"Ey gençler topluluğu! İçinizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin! Çünkü bu, gözü (haramdan) koruyan, namuslu kalmaya yardımcı olan çaredir. Kimin de evlenmeye gücü yetmezse, (farz oruçlarından başka nafile) oruca (da) sarılsın. Çünkü o (oruç), kendisinin şehvetine ve nefsine hâkim olmasını sağlar." (109)

Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz, evleneceklerin, dindarlığı ve ahlâk güzelliğini diğer meziyetlere tercih etmelerini tavsiye etmişlerdir:

"Kadınları yalnız güzellikleri için nikah etmeyin!. Muhtemeldir ki, güzellikleri onları ahlâken alçaltır. Onlarla mallarının hatırı için de evlenmeyin! Belki malları kendilerini azdırır. Kadınlarla dindarlıkları yüzünden evlenin! Muhakkak ki yırtık elbiseli, siyah, fakat dindar bir kadın daha kıymetlidir." (110)

İslâm Dîni, evliliğin uzun ömürlü olması için iyi bir eş seçimi yapılmasını esas alır. Yuvanın huzur, uyum, mutluluk ve karşılıklı güveni sağlayacak sağlam bir temel üzerine binâ edilmesi gerekmektedir. Bu temel, dîn ve ahlâktır. Dindarlık yaşlandıkça daha da artar. Ahlâk, zaman ve tecrübelerle daha olgunlaşır. Ahlâk güzelliği, insan için en kıymetli servettir. Asıl güzellik, ahlâk güzelliğidir. Çünkü ahlâkı güzel insan, her yaşta güzeldir.

Zenginlik, güzellik, soy-sop gibi insanların çoğunun peşinde koştuğu şeyler geçici olup, evlilik bağının devamını sağlamaz. Üstelik bu özellikler, kibri, ucbu (kendini beğenmeyi), övünmeyi ve ilgi çekmeyi getirmektedir. (111)

İşte bu yüzden Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz:

"Kadın dört şey için nikâh edilir; malı, güzelliği, soyu ve dindarlığı... Sen bunlardan dindar olanını araştır, bul. Mes’ûd olursun.." (112) buyurmuşlardır. Zîrâ erkekler evlenirken umûmiyetle bu dört hususu gözönünde bulundururlar, dindârlığı ise en sona bırakırlar​
 

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz:

"Kadınların en hayırlısı, kocası ona baktığı zaman mesrûr olur, bir şey söylediğinde emrini yerine getirir. Nâmûsunda ve malında, kocasının hoşlanmıyacağı bir harekette de bulunmaz." (45) buyurur.

Başka bir hadîs-i şerîflerinde:

"Dünyâ’nızdan bana üç şey sevdirildi; kadın, güzel koku ve gözümün nûru namaz." (46) buyurmakla, kadına sevgi, saygı ve şefkat gösterilmesi gerektiğine dikkati çekmişlerdir.

"Dünyâ’nın hepsi metâ, eşyâdır. Ve Dünyâ’nın en hayırlı varlığı ise, sâlihâ kadındır." (47) hadîs-i şerîfi de, İslâm’ın kadına verdiği büyük kıymetin bir başka ifâdesidir.

Sâliha kadınların huzur ve sükûn kaynağı olduklarına işâretle Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz:"Cenâb-ı Hakk her kime iyi bir eş nasîb etmişse, onun ayakta durmasına ve dîninin yarısına yardım etmiştir. (Dîninin diğer) yarısını da kendi çalışarak muhâfaza etsin ve Allâh’dan korksun." (4 buyurmuşlardır.

Bu anlamda diğer bir hadîs-i şerîfte de şöyle buyurulur:

"Dört şey kime verilmişse, ona dünya ve âhiretin hayrı verilmiş olur; Şükreden kalb, Allâh’ı anan lisân, belâya sabreden beden, nâmûsunda ve kocasının malında hıyânet etmeyen kadın." (49)​
 

aydilge

Bana Seni Gerek ,Seni !.
 
Üyelik Tarihi
8 Ocak 2008
Mesajlar
1,867
Aldığı Beğeniler
12
Konum
Tokat'ta doğdum,Bursa'da doydum...
Takım
Galatasaray
En başta mütevazi olmalı...Utanma duygusu olmalı bir insanda...
Böyle insan inançlıdırda bence...Allah cümle kardeşlerimin gönlüne göre versin...
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
aslında eş seçimi çok zor bir mevzu...
bir bakıma kumar gibi..ya hayatın cennete döner..ya cehenneme...
bu devirde evlenene kadar farklı evlendikten sonra bambaska olan insanlar o kadar çok ki...tanımak mümkün değil malesef...
Rabbim Efendimizin sas ahlakıyla ahlaklanmıs...iki cihan eşleri nasip etsin cümlemize insaAllah...
salih ve saliha eşler olabilmek duasıyla...
 

Arzuhalim

BendeYar
 
Üyelik Tarihi
8 Şub 2010
Mesajlar
699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Türkiye
Takım
Fenerbahçe
Allahım senin sevdigin bir kisiyi sevmemmi nasip eyle AMİN
 
Üst Alt