Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
ESHÂB-I KİRÂMIN ÜSTÜNLÜKLERİ-1



Nişâncızâde denmekle anılan Muhammed bin Ahmed efendinin birçok kitaplardan toplıyarak hazırladığı (Mir'ât-ı kâinât) adındaki türkçe tarih kitabı, Eshâb-ı kirâmın büyüklüğünü, kıymetlerini kısa ve açık anlatmaktadır. Biz de, bu kitaptan, olduğu gibi aşağıya alıyoruz. Nişâncızâde, hicretin 962 yılında tevellüd, 1031 [m. 1622] yılında vefât etmiştir. Kitabını ondördüncü Osmanlı pâdişâhı olan birinci sultan Ahmed hân zamanında tamamlamıştır.

Sahâbî kime denir: Âlimlerin çoğuna göre, kadın veya erkek, çocuk veya büyük bir müslüman, Resûlullah efendimizi çok az da olsa, bir kere görürse, kör olan, bir kere konuşursa ve îman ile vefât ederse, buna sahâbî denir. Kâfir iken görüp de, Resûlullahın vefâtından sonra îmana gelen veya müslüman iken görüp, sonra mürted olan, sahâbî değildir. Sahâbî olduktan sonra mürted olup, Resûlullahın vefâtından sonra, tekrar îmana gelen, sahâbî olur. Resûlullah Cin sınıfına da Peygamber olduğu için, Cin de, sahâbî olur. Birkaç sahâbîye (Eshâb-ı kirâm) veya (Sahâbe) denir.

Eshâb-ı kirâmın üstünlüğü: (Mevâhib-i ledünniyye) kitabında deniliyor ki, Peygamberlerden ve meleklerin üstünlerinden sonra, bütün yaradılmışların en üstünü, Eshâb-ı kirâmdır. Eshâb-ı kirâmın her biri, bu ümmetin hepsinden daha üstündürler. Muhammed aleyhisselâmın Peygamber olduğuna inanan herkese, yâni her müslümana, hangi ırktan, hangi memleketten olursa olsun, Muhammed aleyhisselâmın ümmeti denir. Biz müslümanlar, Muhammed aleyhisselâmın ümmetiyiz. Her ne kadar, bir hadis-i şerifte, (Ümmetim yağmur gibi hayırlıdır. Önce gelenler mi, sonra gelenler mi daha hayırlıdır bilinemez) buyuruldu ise de, sevabın çok olması, daha üstün olmayı göstermez. Çünkü, Resûlullahı görmek gibi üstünlük olamaz. Eshâb-ı kirâm, Şâmı feth ettikleri zaman, hıristiyanlar bunları görünce, güzel hâllerine şaştılar ve bunlar Îsâ aleyhisselâmın eshâbı olan Havârîlerden daha üstündürler dediler ve bunu söylerken yemin ettiler. Düşmanın da şâhit olduğu bir üstünlüğe kim ne diyebilir?

İmrân sûresinin yüzonuncu âyet-i kerimesinin meâl-i şerifi, (Siz ümmetlerin hayırlısısınız) ve Tevbe sûresinin yüzüncü âyet-i kerimesinin meâl-i şerifi, (Önce müslüman olanlardan, Muhâcirlerin ve Ensârın önce gelenlerinden ve bunların yolunda gidenlerden Allahü teâlâ râzıdır ve bunlar da, Allahü teâlâdan râzıdırlar. Allahü teâlâ bunlar için, Cennetler hazırladı. Bu Cennetlerin altından nehirler akmaktadır. Bunlar Cennetlerde sonsuz olarak kalacaklardır)dir. Bir hadis-i şerifte, (Eshâbımı söğmeyiniz! Eshâbımdan sonra gelenlerden bir kimse, dağ kadar altın sadaka verse, Eshâbımdan birinin bir avuç arpa vererek kazandığı sevaba veya yarısına kavuşamaz) buyuruldu. Münâvînin ve Beyhekînin bildirdikleri hadis-i şerifte, (Eshâbım gökteki yıldızlar gibidir. Herhangi birisine uyarsanız, hidâyete kavuşursunuz!) buyuruldu. Bir hadis-i şerifte, (Eshâbıma düşmanlık etmekten sakınınız! Allahdan korkunuz. Onları seven, beni sevdiği için sever. Onlara düşmanlık eden, bana düşmanlık etmiş olur. Onları inciten, beni incitmiş olur. Beni inciten de, elbette Allahü teâlâyı incitir) buyuruldu. Bir hadis-i şerifte, (İnsanların en iyisi, benim zamanımda bulunan müslümanlardır. Onlardan sonra en iyisi, onları görenlerdir. Onlardan sonra da en iyisi, onları görenleri görenlerdir. Onlardan sonra gelenlerde iyi olmıyanlar da vardır) buyuruldu. Başka bir hadis-i şerifte, (Ümmetimin en iyisi, benim bulunduğum zamanda olanlardır. Onlardan sonra en iyisi, onlardan sonra gelenlerdir. Onlardan sonra da en iyisi, daha sonra gelenlerdir) buyuruldu. Münâvînin ve Tirmüzînin bildirdikleri hadis-i şerifte, (Beni gören ve beni görenleri gören bir müslümanı Cehennem ateşi yakmaz) buyuruldu. Bu âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler, Eshâb-ı kirâmın üstünlüğünü açıkça göstermektedirler.



---devamı var---
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
ALLAH cc razı olsun eline sağlık güzel bir paylaşım
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
ESHÂB-I KİRÂMIN ÜSTÜNLÜKLERİ-2

Eshâb-ı kirâmın hepsini üstün bilmemiz, sevmemiz lâzımdır. Akâid kitaplarında, söz birliği ile deniliyor ki: (Eshâb-ı kirâmın herbirini büyük ve üstün bilmek, hepsine iyi gözle bakmak, herbirinin âdil ve sâlih olduğuna inanmak lâzımdır. Hiçbirine dil uzatmamak, lânet etmemek, düşmanlık etmemek ve bir kısmını sevmek için başka Sahâbîlere düşman olmaktan sakınmak lâzımdır. Bir kısmına düşmanlık ederek, söğerek, kötüleyerek, başka kısmın sevilmiş olacağını sanmaktan kaçınmalıdır. Böyle olduğu kesin vesikalarla, kuvvetli senetlerle isbât edilmiştir).

Sahâbeden birini, ondan daha yüksek bir sahâbîden, dünyadaki işlerinden dolayı daha çok sevmek, fakat ötekinin daha üstün olduğuna inanmak günah değildir. Meselâ bir kimse, Hz. Alinin evladından olsa, yâni seyyid olsa, bunun için Hz. Aliyi Hz. Ebû Bekrden daha çok sevse, fakat âhıret için, Hz. Ebû Bekri Hz. Aliden üstün tutsa, günah olmaz. Çünkü, dünya muhabbeti, insanın elinde değildir.

Ehl-i sünnetin temel kitaplarından biri olan (Şerh-i Akâid) kitabında, Sa'deddîn-i Teftâzânî buyuruyor ki, (Eshâb-ı kirâm arasındaki ayrılıkların, muhârebelerin iyi sebeplerle, güzel niyetlerle yapıldığına inanmamız lâzımdır. Eshâb-ı kirâmdan birini söğmek, kötülemek câiz değildir. Hz. Âişe gibi nass ile üstünlüğü bilinen bir sahâbîyi kötülemek küfürdür. Nass ile bildirilmemiş bir sahâbîyi kötülemek ise, bid'attır ve büyük günahtır). (Mevâhib-i ledünniyye) kitabında yazılı bir hadis-i şerifte, (Eshâbım anıldığı zaman, dilinizi tutunuz! Onların şânlarına lâyık olmıyan birşey söylemeyiniz!) buyuruldu. Bir hadis-i şerifte, (Eshâbımdan birini söğeni dövünüz) ve Taberânî ile Münâvînin bildirdikleri hadis-i şerifte, (Peygamberleri söğen öldürülür ve Eshâbımı söğen dövülür) buyuruldu. Celâleddîn-i Süyûtî hazretlerinin (Câmi'ussagîr) kitabındaki hadis-i şerifte, (Eshâbımın kusurları, yanlış hareketleri olacaktır. Allahü teâlâ, onları bana bağışlıyacak, kusurlarını affedecektir) buyuruldu. (Hülâsa-tül-fetâvâ) kitabında diyor ki, (Hz. Ebû Bekri ve Hz. Ömeri söğmek küfürdür. Fakat Hz. Aliyi onlardan üstün sanmak, küfür değildir. Bid'attir ve dalâlettir). İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretlerine, (Ehl-i sünnet ve cemaat) mezhebi nedir diye soruldukta, (Hz. Ebû Bekr ile Hz. Ömerin en üstün olduklarına inanmak ve Resûlullahın iki dâmâdını sevmek ve abdest alırken ayaklardaki iki mest üzerine mesh etmek ve iyi, kötü her müslümanın arkasında namaz kılmaktır) cevabını verdi. (Âdâb-ül-menâzil) kitabında, bir sahâbîyi bir kere söğmek küfür değildir, dalâlettir. Bir veya iki veya üç kere söğen, döverek tâzîr olunur. Üçten fazla söğen, katlolunur denilmektedir.

Ehl-i sünnet âlimleri, Eshâb-ı kirâmın üstünlük sırasını üçe ayırmıştır.

1 - Muhâcirler: Mekke şehri alınmadan önce, Mekkeden veya başka yerlerden, vatanlarını, memleketlerini terk ederek, Medîne şehrine hicret edenlerdir. Bunlar, Resûlullahın yanına îman ile gelmiş veya gelince îman etmişlerdir. Amr ibni Âs hazretleri bunlardandır.

2 - Ensâr: Medîne şehrinde veya bu şehre yakın yerlerde ve Evs ve Hazrec adındaki iki arab kabîlesinde bulunan müslümanlara (Ensâr) denir. Çünkü Resûlullah efendimize her türlü yardımda ve fedakârlıkta bulunacaklarına söz vermişler ve sözlerinde durmuşlardır.

3 - Diğer Eshâb-ı kirâm: Mekke şehri alındığı zaman ve daha sonra, Mekkede veya başka yerlerde îmana gelenlerdir. Bunlara Muhâcir ve Ensâr denmez. Yalnız sahâbî denir. İbni Esîr İzzeddîn Ali Cezrînin (Câmi') kitabında, Muhâcirler Ensârdan, Muhâcirlerin önce gelenleri, Ensârın önce îmana gelenlerinden ve Ensârın önce gelenleri, Muhâcirlerin sonra gelenlerinden daha üstün olduğu ve fakat, sonra îmana gelen nice sahâbînin, önce îmana gelenlerden üstün olduğu yazılıdır. Meselâ, Hz. Ömer ve Bilâl-i Habeşî, kendilerinden önce îmana gelen nice Sahâbîden daha üstündürler. İmâm-ı Süyûtînin (Tarih-ul-Hulefâ) kitabında diyor ki: Ehl-i sünnet âlimleri, söz birliği ile bildirmiştir ki, Eshâb-ı kirâmın en üstünleri, Resûlullahın dört halîfesidir. Bunlardan sonra en üstünleri, Aşere-i mübeşşereden, yâni Cennet ile müjdelenmiş olan on kişiden geri kalan altısı ile Hz. Hasen ve Hz. Hüseyndir. Bunlardan sonra en üstünleri bu oniki kişiden başka, Bedr gazâsında bulunan üçyüzonüç (313) Sahâbîdir. Bunlardan sonra üstün olan, Uhud gazâsında bulunan yediyüz (700) kahramandır. Bunlardan sonra üstün olan hicretin altıncı senesinde, ağaç altında Resûlullaha, (Ölmek var, dönmek yok) diye söz veren bindörtyüz (1400) kişidir. Bu sözleşmeye (Bî'at-ı Rıdvân) denir.
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
ESHÂB-I KİRÂMIN ÜSTÜNLÜKLERİ-3

Yabancı memleketlere gönderdiği elçileri ondört kişidir. Bunlardan biri Amr bin Âs hazretleridir. Bunu Ammâna elçi olarak göndermiştir. Sonra Ammâna vâlî yapmıştır.

(İstî'âb) adındaki kitapta, ikibinyediyüzyetmiş erkek ve üçyüzseksenbir aded kadın Sahâbînin hâl tercümesi yazılıdır. (İstî'âb fî marifetil Eshâb) kitabını yazan hâfız Yûsüf bin Abdüllah Kurtubî 463 [m. 1071] de vefât etmiştir. (Mevâhib-i ledünniyye) kitabında diyor ki, Resûlullahın vefâtına kadar îmana gelenler sayısız ve hesapsızdır. Mekke fethinde onbin, Tebük gazâsında yetmişbin, vedâ' haccında doksanbin ve Resûlullah vefât ettiği zaman yeryüzünde yüzyirmidörtbinden ziyâde Sahâbî mevcut idi.

Resûlullahın akrabâsından birkaç kişiden başka, Eshâb-ı kirâmın hepsi yaşça, Resûlullahdan küçük idiler.

(Fevâyıh-ı Miskiyye) kitabında, imam-ı Vâkıdîden alarak diyor ki, Sahâbe-i kiramdan en son vefât edenler şunlardır:

Abdüllah bin Ebî Evfâ hicretin seksenaltısında Kûfe şehrinde vefât etti.

Abdüllah bin Yesr, seksensekiz yılında Şâmda vefât etti.

Sehl bin Sa'd hicretin doksanbirinde yüz yaşında Medînede vefât etti.

Enes bin Mâlik, doksanüç yılında Basrada vefât etti.

Ebuttufeyl Âmir bin Vâsile, hicretin yüzüncü senesinde Mekkede vefât etti. Sahâbe-i kiramın en son vefât edeni budur.

Resûl aleyhisselâm, vefâtından sonra kimin halîfe olacağını hiçbir zaman, hiçbir kimseye açıkça bildirmedi. Vefâtından sekiz gün önce, Hz. Ebû Bekri kendi yerine imam tâyîn buyurarak, halîfe olacağına işaret eyledi. Resûlullah hasta olmadan çok evvel bir kere mescide çıkmayıp, namazı kılsınlar diye emir buyurdu. Hz. Ebû Bekr bulunmadığı için, Hz. Ömer imam oldu. Resûl aleyhisselâm, Hz. Ömerin sesini işitince, (Hayır, hayır, Allahü teâlâ ve müslümanlar Ebû Bekrden râzıdırlar, Ebû Bekr namazı kıldırsın!) buyurdu. Bir kere de, Hz. Aliye karşı buyurdu ki: (Eshâbım arasında senin en üstün olmanı Allahü teâlâdan üç kere istedim. Allahü teâlâ, Ebû Bekrin en üstün olmasından râzı oldu). Resûlullah, kendisinden sonra Hz. Ebû Bekrin halîfe olacağını, birçok zaman işaret buyurmuştu. Meselâ, Medîneye hicret buyurup, Mescid-i şerif yapılırken, mübârek eliyle temele bir taş koyup, Hz. Ebû Bekre; taşını benim taşımın yanına koy, buyurdu. Sonra Hz. Ömere; taşını Ebû Bekrin taşının yanına koy buyurdu. Sonra Hz. Osmana; taşını Ömerin taşının yanına koy buyurdu. Hz. Osman taşını Ömerin taşının yanına koyunca, (Benden sonra, bunlar halîfelerimdir) buyurdu. İmâm-ı Ahmedin Müsnedinde ve Münâvînin (Künûz-üddekâık) kitabında bildirilen hadis-i şerifte, (Benden sonra, şu ikisine tâbi olunuz: Ebû Bekr ve Ömere) buyuruldu. Bir kere bir kadın gelip bir şey istedi. Sonra gel buyurdu. Gelip sizi bulamazsam ne yapayım, deyince, (Beni bulamazsan Ebû Bekre git! Benden sonra halîfem odur) buyurdu. Vefât edeceklerine yakın, (Bana kâğıd kalem getiriniz! Ebû Bekre birşeyler yazacağım) buyurdu ve sonra, (Allahü teâlâ ve müslümanlar Ebû Bekrden râzıdırlar) dedi. Allâme İbnül Hemmâm (Müsâyere) adındaki kitabında diyor ki: Allahü teâlâ, Hz. Ebû Bekrin halîfe olacağını Resûlüne bildirmişti. Fakat, ümmetine söylemesini emretmemişti.
 

@Cihan**

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Ağu 2005
Mesajlar
3,994
Aldığı Beğeniler
9
Konum
Sinop&Egypt
Takım
Beşiktaş
tesekurler kardesim guzel paylasimin icin ...
ellerine saglik ..

devami elbette vardir zannedersemn ..
paylasirsan sevinirim ..
 

Rumeysa

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Eki 2005
Mesajlar
3,942
Aldığı Beğeniler
2,483
Konum
İstanbul
Takım
Galatasaray
Rabbim razı olsun...

Rabbim onların ahlakıyla ahlaklandırsın bizleri..inşaAllah
 
Üst Alt