- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
Bir akşam karanlığında yürüyorum
Esir aldığın bu şehrin sokaklarında
Sen rüzgar ve ben
Bir de yorgun yağmur damlaları
Yağmurla düşüyor gölgen su birikintilerine
Çığlık çığlığa bir rüzgar
Fısıltılarını getiriyor ötelerden/bir akşam saati
Sırtımda asırlık bir çınar
Bıraktığın hatıraları taşıyorum
Omuzlarım çöküyor ağırlığından/yıkılacağım
Akşam vaktidir ya şimdi/bıraktığın iklimlerde
Tövbelere açılıyor ıslak avuçlarım
Bir de duaya
Kimbilir hangi sandıkta unuttuğun
Beyaz/ bembeyaz bir eşarp dolanıyor avuçlarıma
Bir de“evet” deyişin sihirli bir fısıltıyla
Allah şahittir ki ben unutmadım
Biliyorum yağmur da unutmadı rüzgar da
Melekler de unutmadı/unutmayacak
Bir ben/bir de onlar sadık kaldı yeminimize
Ve yağmur damlaları
İlk onlar duydu/onlar sakladı
Onlar okuyacak ezberden
Ahirette okunacak mukaddes bir fermanı
O ferman ki
Soylu bir sevdaya vurulmuş mühürle mühürlenmişti
Ebediyyen
Melekler okuyacak/rüzgarla birlikte
Yağmur damlaları eşlik edecek/gözyaşım yerine
Sen duymak istemesen de
Esir bir şehirde adımlıyorum ıslak sokakları
Bir akşam saati
Biraz sonra yıldızlar dökülecek yine kirpiklerinden
Ve simsiyah rüzgarlar gelecek saçlarından
Ben bu yağmurlu akşam saatinde
Sensizliği kanayan bu şehirde
Kaybettiğin gülücükleri tekrar bulmalıyım
Kaldırımlara düşürdüğün “evet”i kaldırmalıyım
Bembeyaz bir eşarp yanıyor avuçlarımda/söndürmeliyim
“evet” acıyor dilimde/dindirmeliyim
fısıltılarını bir daha duymamalıyım
Sen unuttun/ben unutmamalıyım
Yağmur canımı yakıyor artık/yanmamalıyım
Ben bu akşam saatinde
Sana esir bu şehirde
Beni yakışını yazmamalıyım
24.07.2008/Edirne
IRFAN OZCAN
Esir aldığın bu şehrin sokaklarında
Sen rüzgar ve ben
Bir de yorgun yağmur damlaları
Yağmurla düşüyor gölgen su birikintilerine
Çığlık çığlığa bir rüzgar
Fısıltılarını getiriyor ötelerden/bir akşam saati
Sırtımda asırlık bir çınar
Bıraktığın hatıraları taşıyorum
Omuzlarım çöküyor ağırlığından/yıkılacağım
Akşam vaktidir ya şimdi/bıraktığın iklimlerde
Tövbelere açılıyor ıslak avuçlarım
Bir de duaya
Kimbilir hangi sandıkta unuttuğun
Beyaz/ bembeyaz bir eşarp dolanıyor avuçlarıma
Bir de“evet” deyişin sihirli bir fısıltıyla
Allah şahittir ki ben unutmadım
Biliyorum yağmur da unutmadı rüzgar da
Melekler de unutmadı/unutmayacak
Bir ben/bir de onlar sadık kaldı yeminimize
Ve yağmur damlaları
İlk onlar duydu/onlar sakladı
Onlar okuyacak ezberden
Ahirette okunacak mukaddes bir fermanı
O ferman ki
Soylu bir sevdaya vurulmuş mühürle mühürlenmişti
Ebediyyen
Melekler okuyacak/rüzgarla birlikte
Yağmur damlaları eşlik edecek/gözyaşım yerine
Sen duymak istemesen de
Esir bir şehirde adımlıyorum ıslak sokakları
Bir akşam saati
Biraz sonra yıldızlar dökülecek yine kirpiklerinden
Ve simsiyah rüzgarlar gelecek saçlarından
Ben bu yağmurlu akşam saatinde
Sensizliği kanayan bu şehirde
Kaybettiğin gülücükleri tekrar bulmalıyım
Kaldırımlara düşürdüğün “evet”i kaldırmalıyım
Bembeyaz bir eşarp yanıyor avuçlarımda/söndürmeliyim
“evet” acıyor dilimde/dindirmeliyim
fısıltılarını bir daha duymamalıyım
Sen unuttun/ben unutmamalıyım
Yağmur canımı yakıyor artık/yanmamalıyım
Ben bu akşam saatinde
Sana esir bu şehirde
Beni yakışını yazmamalıyım
24.07.2008/Edirne
IRFAN OZCAN