Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bir hocaefendi camideki vaazında demiş ki:
– İslâm kadına öylesine geniş haklar vermiş ki,
Bir hanım dilerse evinde beyinin çamaşırını yıkamaz, yemeğini pişirmez, ev temizliğine bakmaz,
Bey bunları yapması için hanıma ısrarda bulunamaz…
... Hanımefendinin biri de bu bilgiden
Son derece memnun olmuş.
Akşam eve gelince beyine fikrini söylemiş...
– Efendi demiş,
İslâm bana haklar tanımış.
Ben bu haklarımı kullanmak istiyorum.
Yarından itibaren ne çamaşır yıkama, ne de yemek yapmak var.
Bey bakmış ki, itiraz mümkün değildir.
Gerçekten de hanımın bu işleri yapması, diyaneten vazifesidir, hukuken değil,
Yani kadıya gidilse bunları yapması için
Sadece nasihat eder; ama ceza veremez.
Çünkü bunlar hukuki mecburiyet değildir.
Bey düşünmeye başlar.
O da karşı teklifini yapar. Der ki:
– Hanımefendi madem öyle.
Bu hizmetleri yapmamaya hakkın var.
O hakkını kullanmak istiyorsun.
Şu orta odayı da boşalt,
Orası bana lazım olacak.
– Ne için lazım olacak?
– Sen İslâm’ın sana tanıdığı hakkı kullanmak istiyorsun.
Ben de bana tanıdığı hakkı kullanmayı düşünüyor ikinci bir hanım nikahlayarak o odaya getirmek istiyorum.
Senin yapmadığın hizmetleri o hanım yapsın.
Hanımefendi bakmış ki işler sarpa sarıyor.
Hemen zekasını kullanmış:
– Yahu bey, demiş,
Sen de hiç şakadan anlamıyorsun? )