- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Evde kalmışlık duygusu insanları depresyona itiyor
Niye evlenmiyorsun, evde mi kaldın? sözleri hanımları çok rahatsız ediyor. Evlili i geciken bayanlar, evlenememe yüzünden psikolojik sorunlarla u raşıyor. Bunda çevrenin etkisi de açıkça görülüyor.
Evlilikte geç kalan genç kızların başı psikolojik sorunlarla dertte. Toplum nazarında evde kalmış muamelesi gören kızlar horlanıyor. Maruz kaldıkları olumsuz muamele karşısında kimi zaman yalnızlı a maruz kalan genç kızlar, kimi zaman da istemedikleri kişilerle evlenmeye zorlanıyor. Özellikle törelerin güçlü oldu u Do u ve Güneydo uda bu uygulama a ırlı ını daha çok hissettiriyor. Evde kalma korkusu erken yaşta evliliklerin de en büyük nedenlerinden biri. Erkekler de aynı olumsuz bakış tarzı ile karşı karşıya.
Çukurova Üniversitesi E itim Fakültesi Sosyal Alanlar Bölümü Ö retim Üyesi Doç. Dr. Adnan Gümüş, genç kızların yaşadı ı bu durumu, kabile ve aşiret ilişkilerinin uzantısı olarak de erlendiriyor. Gümüş, problemin sosyolojik tanımını ise iş bölümünde yaşa göre kadın ve erke e yüklenen roller şeklinde özetliyor. Belli bir olgunluk evresinden sonra evlenemeyen erkek ve kadınların toplumda fonksiyonu bozuk diye algılandı ını belirten Gümüş, geleneksel yapıda soyun devamının cinsiyetteki iş paylaşımına ba landı ını hatırlatıyor. Bahsedilen rahatsızlı ın zaman içinde anormaliteye döndü üne dikkat çeken Gümüş, dışlanan, baskıya maruz kalan ve sık sık görücülerle muhatap kalan kız veya erke in sosyal çareler aramaya başladı ını kaydediyor. İçinden çıkılmaz bir hale düşen kız ve erke in çevrede sorunlu olarak görülmesi yüzünden özgüvenlerini yitirdi ini anlatan Gümüş, Saygınlı ı kaybetme endişesi, bireyi olumsuz etkiler. Depresyon gibi kısır bir döngünün içine sokar. Cinsiyet ve yaşa dayalı yargılar, şahsın içinde bulundu u gruplara göre yorumlanmasını gerektirir. Ama sosyal gerçeklik böyle de ildir. Örne in Süleyman Demirelin, Bülent Ecevitin çocuklarının olmaması, Devlet Bahçelinin evlenmemesi kimi zaman siyasi tartışma konusu olmuştur. diyor. Meseleyi cinsiyete dönük yapılanmanın somut bir göstergesi olarak ele alan Doç. Dr. Adnan Gümüş, ülkede hâlâ aşiret ve eski kabile ilişkilerinin devam etti ine işaret ediyor. Gümüş, evlilikte geciken kız ve erke in toplumun di er bireyleri ile eşit sayılmaması psikolojik sonuçlar do urabilece ini sözlerine ekliyor.
Adana Ruh Sa lı ı ve Hastalıkları Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Eftale Yalçın, kız ve erkeklerde evlilik yaşının bölgeden bölgeye de işti ini hatırlatarak do uda 20-25 arasında olan evlilik ça ının batıda 30-35e kadar çıkabildi ini vurguluyor. Evlili in kadında sosyal kimlik ve dayanak oluşturdu una de inen Yalçın, e itimli ve meslekleriyle ayakları üzerinde durabilen bayanların evlilikte toplumsal baskıya daha fazla dayanabildi ini dile getiriyor. Meselenin temelinde sosyal, ekonomik ve kültürel faktörlerin yattı ını söyleyen Dr. Eftale Yalçın, do u gelenek ve göreneklerinde bayanın namus açısından evli ve belli bir erke in koruması altında tercih edildi ini aktarıyor. Bazen maddi imkanların yeterli oluşu bahsedilen kısıtlamayı ortadan kaldırmadı ını kaydeden Yalçın, modern ülkelerde bile ekonomik özgürlüklerin kadınların evlenmesinde belirleyici etken sayıldı ını anımsatıyor.
Yalçın, evlili i geciken bayanların yaşadıkları sıkıntıları şu şekilde açıklıyor: Niye evlenmiyorsun? sorusuyla şahsın günleri çileye dönüşür. Bu davranış psikolojik kısıtlama ve bunalımı beraberinde getirir. Birisi ile evlenmek ço u zaman be enilmek anlamına gelir. Bu duyguyu yaşamamanın verdi i bireysel problemler ortaya çıkar. Sonuçta de ersizlik ve yalnızlık duygusu depresyona sebep olabilir.
Gururumuz inciniyor
Evlenemedikleri için sorunlar yaşayan bayanlar başarılı oldukları alanlarda kendilerini göstermeli. Uzmanlar hanımlara birtakım sanatsal hobi ve bireysel kabiliyetlerini sergileyerek bu durumdan kurtulmalarını öneriyor. Sırf evlenmek için yapılan izdivaçlar, yeni meseleleri beraberinde getirebilir. Çünkü boşanma halinde mal paylaşımı, çocuk, geçimsizlik ve şiddet kişide onarılmaz etkiler bırakabiliyor.
De işik nedenlerden evlili ini geciktiren bazı bayanlar ise yıllar geçtikçe kişinin aday seçiminde zorlandı ını anlatıyor. İsimlerini gizleyen kızlar şunları söylüyor: Her gün çevrede olmadık eleştiriler alıyoruz. Bu kimi zaman sözlerle kimi vakit espri yollu oluyor. Sırf evlendirmek için bazen kör ve sa ır insanlar kapımıza getiriliyor. Elbette ki bu engelli insanlar da evlenebilir. Fakat denklik diye bir şey var. Bazen aşa ılanıyoruz. Ço u zaman acınıyoruz. Bütün bu durumlardan gururumuz inciniyor.
04.10.2005
Mehmet Şahin
Adana
Niye evlenmiyorsun, evde mi kaldın? sözleri hanımları çok rahatsız ediyor. Evlili i geciken bayanlar, evlenememe yüzünden psikolojik sorunlarla u raşıyor. Bunda çevrenin etkisi de açıkça görülüyor.
Evlilikte geç kalan genç kızların başı psikolojik sorunlarla dertte. Toplum nazarında evde kalmış muamelesi gören kızlar horlanıyor. Maruz kaldıkları olumsuz muamele karşısında kimi zaman yalnızlı a maruz kalan genç kızlar, kimi zaman da istemedikleri kişilerle evlenmeye zorlanıyor. Özellikle törelerin güçlü oldu u Do u ve Güneydo uda bu uygulama a ırlı ını daha çok hissettiriyor. Evde kalma korkusu erken yaşta evliliklerin de en büyük nedenlerinden biri. Erkekler de aynı olumsuz bakış tarzı ile karşı karşıya.
Çukurova Üniversitesi E itim Fakültesi Sosyal Alanlar Bölümü Ö retim Üyesi Doç. Dr. Adnan Gümüş, genç kızların yaşadı ı bu durumu, kabile ve aşiret ilişkilerinin uzantısı olarak de erlendiriyor. Gümüş, problemin sosyolojik tanımını ise iş bölümünde yaşa göre kadın ve erke e yüklenen roller şeklinde özetliyor. Belli bir olgunluk evresinden sonra evlenemeyen erkek ve kadınların toplumda fonksiyonu bozuk diye algılandı ını belirten Gümüş, geleneksel yapıda soyun devamının cinsiyetteki iş paylaşımına ba landı ını hatırlatıyor. Bahsedilen rahatsızlı ın zaman içinde anormaliteye döndü üne dikkat çeken Gümüş, dışlanan, baskıya maruz kalan ve sık sık görücülerle muhatap kalan kız veya erke in sosyal çareler aramaya başladı ını kaydediyor. İçinden çıkılmaz bir hale düşen kız ve erke in çevrede sorunlu olarak görülmesi yüzünden özgüvenlerini yitirdi ini anlatan Gümüş, Saygınlı ı kaybetme endişesi, bireyi olumsuz etkiler. Depresyon gibi kısır bir döngünün içine sokar. Cinsiyet ve yaşa dayalı yargılar, şahsın içinde bulundu u gruplara göre yorumlanmasını gerektirir. Ama sosyal gerçeklik böyle de ildir. Örne in Süleyman Demirelin, Bülent Ecevitin çocuklarının olmaması, Devlet Bahçelinin evlenmemesi kimi zaman siyasi tartışma konusu olmuştur. diyor. Meseleyi cinsiyete dönük yapılanmanın somut bir göstergesi olarak ele alan Doç. Dr. Adnan Gümüş, ülkede hâlâ aşiret ve eski kabile ilişkilerinin devam etti ine işaret ediyor. Gümüş, evlilikte geciken kız ve erke in toplumun di er bireyleri ile eşit sayılmaması psikolojik sonuçlar do urabilece ini sözlerine ekliyor.
Adana Ruh Sa lı ı ve Hastalıkları Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Eftale Yalçın, kız ve erkeklerde evlilik yaşının bölgeden bölgeye de işti ini hatırlatarak do uda 20-25 arasında olan evlilik ça ının batıda 30-35e kadar çıkabildi ini vurguluyor. Evlili in kadında sosyal kimlik ve dayanak oluşturdu una de inen Yalçın, e itimli ve meslekleriyle ayakları üzerinde durabilen bayanların evlilikte toplumsal baskıya daha fazla dayanabildi ini dile getiriyor. Meselenin temelinde sosyal, ekonomik ve kültürel faktörlerin yattı ını söyleyen Dr. Eftale Yalçın, do u gelenek ve göreneklerinde bayanın namus açısından evli ve belli bir erke in koruması altında tercih edildi ini aktarıyor. Bazen maddi imkanların yeterli oluşu bahsedilen kısıtlamayı ortadan kaldırmadı ını kaydeden Yalçın, modern ülkelerde bile ekonomik özgürlüklerin kadınların evlenmesinde belirleyici etken sayıldı ını anımsatıyor.
Yalçın, evlili i geciken bayanların yaşadıkları sıkıntıları şu şekilde açıklıyor: Niye evlenmiyorsun? sorusuyla şahsın günleri çileye dönüşür. Bu davranış psikolojik kısıtlama ve bunalımı beraberinde getirir. Birisi ile evlenmek ço u zaman be enilmek anlamına gelir. Bu duyguyu yaşamamanın verdi i bireysel problemler ortaya çıkar. Sonuçta de ersizlik ve yalnızlık duygusu depresyona sebep olabilir.
Gururumuz inciniyor
Evlenemedikleri için sorunlar yaşayan bayanlar başarılı oldukları alanlarda kendilerini göstermeli. Uzmanlar hanımlara birtakım sanatsal hobi ve bireysel kabiliyetlerini sergileyerek bu durumdan kurtulmalarını öneriyor. Sırf evlenmek için yapılan izdivaçlar, yeni meseleleri beraberinde getirebilir. Çünkü boşanma halinde mal paylaşımı, çocuk, geçimsizlik ve şiddet kişide onarılmaz etkiler bırakabiliyor.
De işik nedenlerden evlili ini geciktiren bazı bayanlar ise yıllar geçtikçe kişinin aday seçiminde zorlandı ını anlatıyor. İsimlerini gizleyen kızlar şunları söylüyor: Her gün çevrede olmadık eleştiriler alıyoruz. Bu kimi zaman sözlerle kimi vakit espri yollu oluyor. Sırf evlendirmek için bazen kör ve sa ır insanlar kapımıza getiriliyor. Elbette ki bu engelli insanlar da evlenebilir. Fakat denklik diye bir şey var. Bazen aşa ılanıyoruz. Ço u zaman acınıyoruz. Bütün bu durumlardan gururumuz inciniyor.
04.10.2005
Mehmet Şahin
Adana

keske evde kalsaydim yahuu oh ne güzel olurdu 