Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Gülneva

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 Ağu 2005
Mesajlar
45
Aldığı Beğeniler
2
Çevre kirlili inin önlenmesi ve yönetimi çerçevesinde, zehirli kimyevî maddeler, hava kirlili i, radyasyon ve zehirli atıklarla ilgili hususların de erlendirilmesinde, insano lunun yaratılışı gere i ifrattan tefrite kadar çok farklı bakış açıları ve yorumları zaman zaman tartışılmaktadır. Çevre koruma konularında çıkarılan kanunlar ve yapılan düzenlemeler de belli bakış açılarına ve yorumlara göre şekillenir.
Çevre kirleticilerinden korunma yanında, bunları ifrat ve tefritten (aşırılıklardan) uzak bir şekilde de erlendirebilmek için öncelikle içinde yaşadı ımız ve bize emanet edilmiş tabiatın mahiyetiyle beraber, bu kimyevî maddelerin de özelliklerini bilmek mecburiyetindeyiz. Herşeyden önce sa lıklı bir hayatın temel şartı sa lıklı, temiz ve mümkün oldu unca fıtrî bir çevredir. Bununla beraber bu ideal düşünce ile ortaya konulan teklif belli bir doz aralı ında geçerlidir. Bir başka ifadeyle tabiattaki herşey, belli bir dozun üzerinde alınır veya tüketilirse zararlı hâle gelir. Uygun bir dozda kullanıldı ında en faydalı görülen şeyler bile belli bir dozun üzerinde veya altında zararlı duruma geçebilir. Kısacası, herşeyin bir riski ve bedeli vardır. Faydalı diye bildi imiz şeylerin kabul edilebilir doz miktarları daha yüksek iken, zararlı şeylerin kabul edilebilir doz miktarları daha düşüktür. Kabul edilebilir doz miktarları da ya bir defada alınan veya maruz kalınan doz olarak, yahut ömür boyu maruz kalınan toplam doz miktarı olarak tespit edilir.

Bu noktadan, yaşadı ımız çevrede kullandı ımız malzemelerde ve tüketti imiz gıdalardaki herbir kimyevî maddenin belli dozları faydalı iken, belli dozların üzerinde zararlı olması, bir İlâhî kanun olarak varlı a konulmuş bir özelliktir. Genel olarak tabiatın fıtrî çevrim sistemleriyle parçalanıp temizlenmeyen ve birikerek zararlı olmaya başlayan dozun üzeri tehlikeli olarak görülür. İnsanlık tarihine baktı ımızda açık ve net olarak görülen durum, günümüz insanının kabul edilebilir dozunun seviye sınırları oldukça düşük olan kimyevî maddeleri çok daha yo un bir şekilde kullanması veya tüketmesidir. Bunun neticesi olarak da de işik yaş dönemlerinde kullandı ımız veya maruz kaldı ımız herbir kimyevî maddenin kabul edilebilir toplam doz miktarını aştı ımız için birçok hastalık ve sa lık problemi ile karşı karşıya kalmaktayız.

Akıllı insana düşen vazife, öncelikle kabul edilebilir risk seviyeleri yüksek olan, dolayısıyla hayatımız boyunca toplam doz sınırlarını aşamayacak kimyevî maddeleri kullanması veya tüketmesidir. Bunu yapmadı ı takdirde, hiç olmazsa, günlük hayatında kullandı ı bu maddelerin kabul edilebilir risk seviyelerinin, kullanabilece i toplam doz miktarının ve sürelerinin ne oldu u konusunda bilgilenmeli ve bu kritik eşik seviyesini aşmayacak şekilde bu maddelerin kullanımını sınırlandırmalıdır. Bu hususta çok gevşek davranıp önemsememe tehlikesi yanında, çok katı davranıp 'bunlar faydalı-bunlar kesin zararlı maddeler' şeklinde iki gruba ayırıp miktar ve yo unluk hesabı yapmadan düşmanca tavır almak da hayatı çekilmez hâle getirir.

Ancak hayatımızın büyük bir bölümünü geçirdi imiz evlerimizde, iş yerlerimizde bizleri bekleyen tehlikeleri de gözardı etmeden sa lı ımızı korumanın yollarını aramalıyız. Bunun için önce, yaşadı ımız ortamlarda (ev, ofis,...) her gün maruz kalabilece imiz zararlı kimyevî maddeleri iyi tanımalıyız.

Günlük hayatımızda, uçucu gazlar (tuz ruhunun dumanı gibi), CO (karbonmonoksit) ve böcek ilâçları gibi 3.000'den fazla organik maddeyle iç içeyiz. İncelenen 30 adet uçucu gazın kansere yol açabilece i bilinmektedir.

Yapılan araştırmalara göre, gerekli tedbirler alınmadı ı takdirde, evlerimizin içi de en az dışarıdaki kirli hava kadar sa lı ımıza zarar verebilir. Bu zarar; havalandırma sistemlerinden (klima), kullanılan temizlik maddeleri ve kozmetik ürünlerden kaynaklanmaktadır.

En son yayınlanan bir rapora göre:
-Kanserojen bir madde olan benzene maruziyetin % 45 sorumlusu sigara,
-% 36 sorumlusu egzoz gazı,
-% 16 sorumlusu parfümler, kozmetik ürünler, temizlik malzemeleri, fotokopi cihazı, böcek öldürücüleri gibi ilâçlar,
-% 3 sorumlusu endüstriyel kaynaklardır.

Çevreye zarar verdi i için bir santralin kurulmasına karşı çıkanlar, aynı hassasiyeti sigara karşısında da göstermelidirler.

Birçok uçucu gaz evlerimizde bol olarak bulunabilir. Meselâ; kuru temizlemede kullanılan bir madde olan tetrakloretilen bunlardan biridir. Tuvalet ve lâvabo temizli inde kullanılan maddeler, temiz kokmak için kullandı ımız sunî kokulandırıcılarda (parfümler) bulunan paradiklorbenzen, kanser yapıcı özelli i olan bir maddedir.

Bazı kimyevî maddeler havaya gaz olarak buharlaşarak karışırlar, (bu durum temizlik ürünlerinde daha belirgindir). Bilhassa klor tehlikeli bir maddedir. Mümkünse bu maddeleri kullanırken maske (veya bez) kullanılması faydalı olur. Özellikle hamile kadınlar bu tür maddeleri kullanırken daha hassas olmalıdırlar...

Suları temizlemek için kullanılan klor, şap, kireç gibi maddelerin de sa lı a zararlı tesirleri olabilir. Bu yüzden sular kireçli ve klorluysa (suyun renginden anlaşılabilir) hemen içilmemelidir. Musluk sularına güvenilmiyorsa kaynak suları tercih edilebilir. Yine aynı şekilde bembeyaz kireçli suyun altında duş alınmamalıdır.

Mutfaklarımızda gaz ocaklarından, kızartmalardan, fırınlardan ortama salınan gazlar konusunda da dikkatli olunmalı ve mutfak çok iyi havalandırılmalıdır.

Sinek ilâçlarında kullanılan klordane zararlı tesirleri olan bir maddedir. Sinek ilâcı gibi bazı zehirler, dışarıda güneş ışı ında, bazıları da bakteriler tarafından parçalanarak zararsız hâle gelirler. Fakat evin havasız loş kısımları ve halının tüyleri arasında kalan zehir yıllarca parçalanmayabilir. Ayrıca halı aralarında yaşayan mikroskobik canlılar ve tozlar da ev içi tehlikelerdendir. Küçük çocuklar halı üzerinde oynadıklarından veya emeklediklerinden halıdaki keneleri ve tozları yutabilirler. Bu açıdan halı temizli i çok önemlidir. Amerika'da yaklaşık 3.000 kanser vakasının halılarla ilgisi oldu u sanılmaktadır.

Bir ev ortamında (temizlik malzemeleri, yumuşatıcılar, sinek ilâçları, boya, tiner, yapıştırıcı dumanı, klima, ocaklar, parfüm gibi kozmetikler) maruz kalınan benzen miktarı günlük 110 nanogram (üç sigara miktarı)'dır.

Halılardaki ev tozları, kadmiyum, kurşun gibi a ır metalleri, poliklorinat bifeniller gibi zehirleri barındırabilirler. Ayrıca halılar astım ve alerjiye yol açabilen bakterilerin de çok sevdi i yerlerdir.

Kozmetik sanayiinde (parfüm, oje, vb. makyaj malzemeleri) kullanılan sentetik maddelerin % 95'i petrolden üretilir. Kanserojen ve nörotoksik özellikleri barındırabilen kozmetik ürünler, do um kusurlarına sinir sistemi bozukluklarına yol açabilirler. FDA'nın raporuna göre kozmetikte kullanılan 138 ve spreyli kokular sanayiinde kullanılan 20 maddenin zararlı oldu u bilinmektedir. Yumuşatıcılarda kloroform, ev spreylerinde kanserojen paradiklorbenzen bulunur.

Fakat bu maddelerin hayat boyu maruz kalınan kabul edilebilir dozu veya zararlı doz seviyesi ile ilgili bilgiler henüz sıhhatli de ildir.

Evlerde maruz kalabilece imiz bazı kimyasallar ve nerede bulundukları

1- Aseton: Kolonya, deterjan, bulaşık jeli, oje çıkarıcılarda bulunur. A ız kurulu u, bulantı, kusmaya yol açabilir; sinir sisteminde tesirlidir.
2- Benzaldehid: Saç spreyi, beyazlatıcılar, saç kremi, şampuan.Göz, deri ve akci erler için zararlı bir narkotiktir.
3- Benzil asetat: Parfümler, yumuşatıcılar, sabun spreyi, beyazlatıcılar.Kanserojendir.
4- Camphor: Parfüm, krem, kozmetik ürünlerinde bulunur. Solunması tehlikelidir.
5- Ethanol: Kozmetikten temizli e birçok üründe kullanılan bu madde, hâlsizlikten sinir sistemi hastalıklarına kadar birçok rahatsızlı a yol açabilir.
6- Limonene: Kozmetik ürünlerde kullanılır. Göz ve deri tahribi yapar. Solunmamalıdır.
7- Apinene, gterpinene, aterpineol: Kozmetik ürünlerde kullanılan kimyevî maddelerdir.
Hayatımızın her safhasına girmiş bu kadar çok maddeyi görünce bir an pani e kapılabilirsiniz. Şu andaki çalışmalar bu maddelerin kabul edilebilir risk seviyelerini belirleme ve zararlı dozların üzerine çıkılmaması için ikazlar yapılması hususundadır. Meselâ, "bir insan hayatı boyunca 300 kutu oje çıkarıcı malzeme kullanırsa asetonun zarar verici toplam dozuna erişebilir" gibi net bir bilgi elde edildi i takdirde korunmak daha kolay ve şuurlu olabilecektir.

Henüz bu maddelerin zararlı dozlarını kesin olarak bilemiyorsak ne yapılmalıdır?

1- Bu tür zararlı maddeler mümkün oldu unca kullanılmamalı. E er mutlaka kullanılacaksa etikete bakılıp gerekli tedbirler alınmalıdır.
2- Parfümler yerine tabiî kokular tercih edilebilir.
3- Ev temizli ine azamî dikkat edilmelidir.
4- Sulara güvenmiyorsak şişe suyu kullanılabilir.
5- Koruyucu hekimlik hizmetleri, tedavi hekimli i hizmetlerinden önce gelmelidir. Hastalıklar ortaya çıkmadan önce hastalı a sebep olan unsurlar ortadan kaldırılmalı, kaldırılamıyorsa bunlara karşı gereken tedbirler alınmalıdır.

Kaynaklar
- Scientific American, 1998.
- ABD Bilim ve Teknoloji Komite Raporu, 1986, Eylül.
- FDA Raporları, (1968-1972).
- Human Ecologist, Fall, 1992.
 
Üst Alt