- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Peygamberimiz (s.a.v.) sahabileriyle oturuyordu. Onlara ALLAH (c.c.) ın kelamından bir ayet okudu :
" Muhtaçlara ve fakirlere yardım ederken, malınızın kötüsünü değilde, en iyisini vermedikçe olgun bir imana kavuşamazsınız. İmanda en yüksek mertebeye çıkmak istiyorsanız, yoksullara malınızın en hoşunuza gidenini bağışlayınız. "
( Ali İmran 92)
Ebu Talha yı can evinden vurmuştu bu ayet.
En çok sevdiğini vermedikçe iman etmiş sayılmamak. Hakiki iman edememe korkusu...
Bir an düşündü Talha.
Kalbini yokladı.
En iyi malı hangisiydi, ya da en çok sevdiği ?
Sıcak Medine günlerini serin serin geçirdiği yer aklına geldi birden.
Hurmalık bahçesi ve içerisindeki evi.
Hemen Peygamberimize (s.a.v.) dedi :
" Ey ALLAH (c.c.) ın Resulü ( s.a.v.) benim en çok sevdiğim malım hurmalık bahçem. Onu ALLAH (c.c.) için hibe ediyorum."
Evine döndü Talha. Eşi Rumeysa bir hurmanın gölgesinde oturuyordu. Rumeysa eşini bahçenin dışında bekler görünce seslendi.
"Ey Talha neden orada bekliyorsun içeri gelsene. "
Talha dedi :
" Ben içeri giremem. "
Rumeysa şaşırmıştı. " Niçin ey Talha ? bu bahçe bizim değil mi ? "
" Hayır "dedi Talha.
" Artık bizim değil "
Peygamberimizin (s.a.v.) yanındayken olan hadiseyi anlattı ona.
Rumeysa sordu bu defa eşine :
" ikimiz içinmi bağışladın yoksa kendin içinmi ? "
" ikimiz için" dedi Talha.
Rumeysa nın cevabı hakiki iman edenlerin özelliğini gösterir nitelikteydi.
" ALLAH (c.c.) razı olsun senden Talha. Bende aynı şeyleri düşünürdüm. Bekle geliyorum."
Rumeysa arkasına bile bakmadan çıktı evinden ve bahçesinden.
Fani olan mallarını Baki olan Zat a vermişlerdi.
O Baki de öyle baki kıldı ki o bahçeyi. Daha dünyada iken cennet bahçesi eyledi.
Bu bahçe şu an Peygamberimizin (s.a.v.) Ravzasının içerisinde bulunmaktadır.
Peygamberleri (a.s.) aynaydı :
Dilediği varlığa beka verip, onları sonsuz ve kalıcı hale getiren Baki`nin
" Muhtaçlara ve fakirlere yardım ederken, malınızın kötüsünü değilde, en iyisini vermedikçe olgun bir imana kavuşamazsınız. İmanda en yüksek mertebeye çıkmak istiyorsanız, yoksullara malınızın en hoşunuza gidenini bağışlayınız. "
( Ali İmran 92)
Ebu Talha yı can evinden vurmuştu bu ayet.
En çok sevdiğini vermedikçe iman etmiş sayılmamak. Hakiki iman edememe korkusu...
Bir an düşündü Talha.
Kalbini yokladı.
En iyi malı hangisiydi, ya da en çok sevdiği ?
Sıcak Medine günlerini serin serin geçirdiği yer aklına geldi birden.
Hurmalık bahçesi ve içerisindeki evi.
Hemen Peygamberimize (s.a.v.) dedi :
" Ey ALLAH (c.c.) ın Resulü ( s.a.v.) benim en çok sevdiğim malım hurmalık bahçem. Onu ALLAH (c.c.) için hibe ediyorum."
Evine döndü Talha. Eşi Rumeysa bir hurmanın gölgesinde oturuyordu. Rumeysa eşini bahçenin dışında bekler görünce seslendi.
"Ey Talha neden orada bekliyorsun içeri gelsene. "
Talha dedi :
" Ben içeri giremem. "
Rumeysa şaşırmıştı. " Niçin ey Talha ? bu bahçe bizim değil mi ? "
" Hayır "dedi Talha.
" Artık bizim değil "
Peygamberimizin (s.a.v.) yanındayken olan hadiseyi anlattı ona.
Rumeysa sordu bu defa eşine :
" ikimiz içinmi bağışladın yoksa kendin içinmi ? "
" ikimiz için" dedi Talha.
Rumeysa nın cevabı hakiki iman edenlerin özelliğini gösterir nitelikteydi.
" ALLAH (c.c.) razı olsun senden Talha. Bende aynı şeyleri düşünürdüm. Bekle geliyorum."
Rumeysa arkasına bile bakmadan çıktı evinden ve bahçesinden.
Fani olan mallarını Baki olan Zat a vermişlerdi.
O Baki de öyle baki kıldı ki o bahçeyi. Daha dünyada iken cennet bahçesi eyledi.
Bu bahçe şu an Peygamberimizin (s.a.v.) Ravzasının içerisinde bulunmaktadır.
Peygamberleri (a.s.) aynaydı :
Dilediği varlığa beka verip, onları sonsuz ve kalıcı hale getiren Baki`nin