- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Eviniz sizin genişlemiş bedeninizdir.
Güneşte büyür, gecenin sessizliğinde uyur ve düşsüz değildir.
Eviniz de düşlemez mi ve düşlerken kenti bir küçük koru ve tepenin üzerine kaçarak terk etmez mi?
...söyleyin bana ey Orphalese halkı, bu evlerde neyiniz var? Sürgülü kapılarla koruduğunuz nedir?
Huzur mu var? Gücünüzü ortaya çıkaran o sessiz dürtü mü var bu evlerde?
Anılarınız mı var? Zihninizin doruklarına yayılan parıldayan kemerler mi var?
Yüreğinizi tahta ve taştan yapılmış şeylerden alıp kutsal dağlara götüren güzellik mi var?
Söyleyin bana, var mı bunlar evlerinizde?
Yoksa sadece rahatlık mı var ya da rahatlık tutkusu mu var, eve konuk gibi girip, sonra ev sahibi daha sonra da evin efendisi olan o sinsi şey mi var?
Evet, o elinde bir kanca ve kırbaçla daha büyük tutkularınızı bir kuklaya çeviren terbiyeci olur başınıza.
Elleri ipek gibi yumuşaktır ama yüreği demirdendir.
Sizi ninnileriyle uyutur, yatağınızın başında dikilip bedeninizi alaya almak için.
...Aslında rahatlık tutkunuz ruhunuzun ateşini öldürür, sonra da cenaze töreninde sırıtarak yürür.
Fakat siz evrenin çocukları, huzur içinde huzursuz olanlar, siz tuzağa düşürülmeyecek ve uysallaştırılmayacaksınız. Eviniz gemi çıpası değil, gemi direği olacak.
Bir yarayı kaplayan parlak bir zar değil, gözü koruyan göz kapağı olacak.
Ne kapılardan geçebilmek için kanatlarınızı kapatın, ne tavana vurmasın diye başınızı eğin ne de duvarlar çatlayıp yıkılacak diye nefes almaktan korkun.
Ölülerin diriler için yaptığı mezarlarda yaşamayacaksınız.
Ne kadar gösterişli ve muhteşem olsa da eviniz ne sırlarınızı tutacak ne de arzularınızı barındıracak./Cibran-Ermiş
Güneşte büyür, gecenin sessizliğinde uyur ve düşsüz değildir.
Eviniz de düşlemez mi ve düşlerken kenti bir küçük koru ve tepenin üzerine kaçarak terk etmez mi?
...söyleyin bana ey Orphalese halkı, bu evlerde neyiniz var? Sürgülü kapılarla koruduğunuz nedir?
Huzur mu var? Gücünüzü ortaya çıkaran o sessiz dürtü mü var bu evlerde?
Anılarınız mı var? Zihninizin doruklarına yayılan parıldayan kemerler mi var?
Yüreğinizi tahta ve taştan yapılmış şeylerden alıp kutsal dağlara götüren güzellik mi var?
Söyleyin bana, var mı bunlar evlerinizde?
Yoksa sadece rahatlık mı var ya da rahatlık tutkusu mu var, eve konuk gibi girip, sonra ev sahibi daha sonra da evin efendisi olan o sinsi şey mi var?
Evet, o elinde bir kanca ve kırbaçla daha büyük tutkularınızı bir kuklaya çeviren terbiyeci olur başınıza.
Elleri ipek gibi yumuşaktır ama yüreği demirdendir.
Sizi ninnileriyle uyutur, yatağınızın başında dikilip bedeninizi alaya almak için.
...Aslında rahatlık tutkunuz ruhunuzun ateşini öldürür, sonra da cenaze töreninde sırıtarak yürür.
Fakat siz evrenin çocukları, huzur içinde huzursuz olanlar, siz tuzağa düşürülmeyecek ve uysallaştırılmayacaksınız. Eviniz gemi çıpası değil, gemi direği olacak.
Bir yarayı kaplayan parlak bir zar değil, gözü koruyan göz kapağı olacak.
Ne kapılardan geçebilmek için kanatlarınızı kapatın, ne tavana vurmasın diye başınızı eğin ne de duvarlar çatlayıp yıkılacak diye nefes almaktan korkun.
Ölülerin diriler için yaptığı mezarlarda yaşamayacaksınız.
Ne kadar gösterişli ve muhteşem olsa da eviniz ne sırlarınızı tutacak ne de arzularınızı barındıracak./Cibran-Ermiş