---"Benden sonra nebi gelmeyecek, alimler gelecek, halifeler gelecek, onlara tabi olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur." (Sahih buhari 9.cilt 1409.hadis,
sahih buhari 11.cilt sayfa 181)
AHZAB-40: Mâ kâne muhammedun ebâ ehadin min ricâlikum, ve lâkin resûlallâhi ve hâtemen nebiyyin(nebiyyine), ve kânallâhu bi kulli şey’in alîmâ(alîmen).
Muhammed (A.S), sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası olmamıştır (değildir). Fakat Allah'ın Resûl'ü ve Nebîlerin (Peygamberlerin) Hatemi'dir (Sonuncusu). Allah, herşeyi en iyi bilendir.
RA'D-7: Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin).
Ve kâfirler derler ki: “O’nun üzerine Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır (zamanın her parçasında ve bütün kavimlerde).
SECDE-24: Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
A'RÂF-181: Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne).
Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakk’a (Allah’a) ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.
MAİDE-35: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler)! Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki; siz felâha erersiniz.
---Peygamber Efendimiz (SAV)'in şöyle söyledigi nakledilmiştir; "Herkes kendi zamanlarinin imamlari ile Rablerinin kitabi, Peygamberlerinin de sünneti ile cagrilacaklardir." (Suyuti, ed-Durru'l-Mensur, V, 317)
---"Ve ene nefahatun fetearadu ve men lem narif imame zamanihi felyemutu meyteten cahiliyetten. Size ruh verenler gelecek, onlari arayip bulun. Kim zamanin imamina tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür." (Sahihi Müslim 58, hadis no. 1851)
---4291...Rasulullah (SAV)'in şöyle buyurdugunu rivayet etti dedi.Allah (c.c) bu ümmete her yüz yil başinda dinini yenileyecek birisini (bir müceddid) gönderecektir." (Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayinevi: 14/412. Melahim hadis no: 4291)
---"Yeryüzü Halilürrahman (AS) gibi (kullara acıyan) kırk (abdal) kişiden katiyen hali kalmaz. Onların sayesinde size yağmur verilir. Onların sayesinde (dünyevi ve uhrevi) zafere kavuşturulursunuz. Onlardan (yani O hak dostlarından) biri vefat eder etmez derhal Allah (CC) Hz.leri yerine başka birini tayin eder." (Ramuzel Hadis 4384 Nolu Had. Şer.)
---"Size Allah'a karşi takvayi, başiniza siyah bir köle bile gelse emrini dinleyip ona itaat etmenizi tavsiye ederim. Icinizden yaşayacak olanlar cok ihtilaflar göreceklerdir. Benim sünnetime ve MÜRŞİD HALİFE MEHDİLERİN sünnetlerinin yolundan ayrilmayiniz. Bu yola simsiki sariliniz, sonradan ortaya cikanlardan kacininiz, cünkü her bid'at dalalettir." (Ebu Davud ve Tirmizi)
---"Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah'a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah'a isyan etmiş olur. Her kim İmam'a (Kamil Mürşide veya Devrin İmam'ina) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam'a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur." (Ibni Mace 8/2589)
---"El ulamau verasetul enbiya, hukemau ulamau kedau en enbiyaye min fekhihim.
Alimler, Resulullah'in varisleridir, hikmet sahibi alimler, fikih acisindan nebiler seviyesindedirler."
Mektubat-i Rabbani 1/520:
"Her yüz sene basinda bu ümmetin ulemasi arasinda bir müceddid gelecek ve seriati ihya edecektir."
İMAM-I RABBANİ (K.S):
"Yüce mukaddes cenab-i Hakka ULAŞTIRAN yol ikidir:
Birinci yol: Kurb-u Nübüvvete taalluk eden (ait olan) yoldur...Bu yol aslinda ASLINA ULAŞTIRIR.Asaleten bu yoldan ULAŞANLAR enbiyadir (peygamberlerdir)...
İkinci yol: Kurb-u velayettir. Aktab (kutublar, devrin imamlari) evtad nüceba (üstün seviyeye ulasmis, nesli temiz olan kimseler) ve Allahu Teala'nin umum (bütün) veli kullari bu yoldan VASIL OLURLAR (Kurb-u velayet yolundan ALLAH'A ULAŞIRLAR)."
(Mektubat-i Rabbani 534.Mektup Cilt 2.sayfa 761) Cile Yay.Abdülkadir Akcicek)
Said-i Nursi hz:
"Gerçi her asırda hidayet edici, bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş." (Said-i Nursi Hz.-Emirdağ Lahikası/ Hüve Nuktesi 232)
"Rabbinizin içinde yaşadığınız günlerde nefhâları, feyiz rayihaları vardır. Açın gözünüzü bilin. Agâh olun ki, o nefhâları karşılayın. Onları, istikbâl ve kabul edin ".
İmam Kurtubi:
"O gün, her ümmetin icinden kendilerine karsi birer sahid gönderecegimiz gibi..."Bu sahidler, peygamberlerdir...Bunlar, kiyamet gününde ümmetlerine karsi risalelerini teblig ettiklerine, ümmetlerini imana davet ettiklerine sahidlik edecekler. PEYGAMBER BULUNMAZSA DAHİ-HER ZAMANDA MUTLAKA ŞAHİD VARDIR. Bunlarin kimlikleri hakkinda da iki görüs bulunmaktadir.
Birinci görüşe göre; Peygamberlerin halifeleri olan hidayet önderleridir.
İkinci görüşe göre ise bunlar; Allah'in göndermiş oldugu peygamberlerin şeriatlerini kendileri vasitasiyla muhafaza ettigi ilim adamlaridir. Derim ki; Buna göre Allah'i tevhid eden kimselerin bulunmadigi hic bir dönem olmamiştir." (İmam Kurtubi, el-camiu li-Ahkam'il Kur'an, Buruc Yayinlari: 10 / 253-254)
Hakikat-i Muhammedi Abdulkadir Geylani:
".......Peygamberimiz S.A.V efendimiz dilinden söylenen;Ben ve bana tabi olanlar basiret üzere..(yusuf108) ayetindeki bana uyan cümlesinde bir işaret vardır. peygambere tam varis olan KAMİL MÜRŞİD anlatılır. Demek olur ki, benden sonra irşad; her yönden benim batini basiretime sahip olan kimse tarafından yapılacaktır. Burada tam velayet haline sahip olan zat murad edilmektedir;VELİ OLAN MÜRŞİD (KEHF17) AYETİNDEKİYLE AYNI ŞEYE İŞARET EDER."
Gavsül Azam Abdulkadir Geylani hz.lerinin ''ÖTELERDEN HABERLER" orj.adı ''SIRR'ÜL ESRAR'' kitabından Abdulkadir akçiçek cevirisi;
"Peygamber Efendimiz (S.A.V.) hayatta olsaydı doğrudan alınacak ondan alınırdı. Gayrına ihtiyaç kalmazdı. Öbür aleme intilkal ettikten sonra, tecerred haline geçiyor, bizzat kendisi ile bağ kurulmuyor. İRŞADA MEMUR VELİLER de aynıdır. Onlar da bu alemden göçüp gidince, İRŞAD OLACAK OLMAZ. ANLAYIŞ EHLİ İSEN ANLA! DEĞİLSEN BİR ANLAYANI ARA..."
Hayatta olan velinin, Peygamber S.A.V.EFENDİMİZ' le her bakımdan ilgisi vardır. TAM VERASET HALİ BUNU GEREKTİRİR. Hayatta olduğu müddet o veraseti ve irşad makamını, idare eder."
Abdulkadir Geylani: El-Fethu'r Rabbani Huzur sohbetleri:
"62.Sobhet Tevhidin hakikati (4)
Sohbet yeri:Medrese, Sohbet tarihi:6 Recep, 546/1151, Cuma sabahi:
Hikmet yurdundasiniz Abdülkadir(r.a) buyurdu:
Ey Allah'in kullari! Sizler hikmet yurdunda bulunuyorsunuz, bu bakimdan bir araciya (vesileye) ihtiyaciniz bir zorunluluktur. Mabudunuzdan gönül hastaliklarinizi muayene edecek bir doktor, sizleri tedavi edecek bir tabip, sizi Allah'a yaklastiracak, Allah icin terbiye edecek, Allah'a yakinlik perdesine yaklastiracak, O'nun kapisindaki kapicilara götürecek BİR REHBER İSTEYİN." (El-Fethu'r Rabbani Huzur sohbetleri s.485, huzur yayinevi tercüme Sidki Gülle)
Abdulkadir Geylani Hz. "El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri:
"Gözlerin uykuya daldigi sirada güzelce abdest al, sonra namaz icin divana dur.Namazin kapisini abdestinle Rabbinin kapisini da namazinla ac ve NAMAZIN ARDINDAN İSTEGİNİ ARZEYLEYEREK ŞÖYLE YALVAR:
Rabbim! Kiminle arkadaşlik edeyim? KILAVUZ KİM? SENDEN HABER VEREN KİM? VEKİL KİM? O, Al-i Cenaptir, Senin zannini boşa cikarmaz, hic kuşkusuz o kalbine ilhamda bulunur, sirrina vahiyle yapar., SANA YOL GÖSTERIR; kapilari acar, yolunu aydinlatir.ÖYLE YA CİDDİ ŞEKİLDE ARAYAN, İSTEYEN AMACINA ULAŞIR." (El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri s.530,531, huzur yayinevi tercüme Sidki Gülle)
Abdulkadir Geylani Hz. "El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri:
"YÜCE KAPIYA VARMIŞ BİRİSİNİ BUL! Fasiklar ile münafiklardan uzak dur, siddik nitelikli salih zatlarin peşine takil. Kimin salih, kimin münafik oldugunu farkedemediginde geceleyin kalk iki rekat namaz kil ve ardindan:
RABBİM! BANA SALİH KULLARINI GÖSTER, BANA BENİ SANA GETİRECEK KILAVUZU, bana senin yemeginden yedirecek, senin mesrubatindan icirecek, gözümü Sana yakinlik nuru ile sürmeleyecek beni, bana başkalarinin gördüklerini anlatan degil, bizzat gördüklerini bana haber verecek BİR KILAVUZA İLET" de.
Hak dostlari Aziz ve Celil Allah'in lütuf yiyeceginden yemisler, ünsiyet sarabindan icmisler, O'nun yakinlik kapisini görmüslerdir. Onlar duyduklari haberle yetinmemisler, bilakis savasip sabir göstermisler, kendilerini ve halki asarak "Hak dostlari,...Haberin bizzat kaynaginda bulunmuşlar RAB'LERİNE ULAŞMIŞLARDIR. O (Allah da) kendilerini egitmis, aritmis, kendilerine hikmet ve bilgileri ögretmis, onlari saltanatina muttali kilmis, onlara göklerde ve yerlerde Kendinden baska hükümran olmadigini,....ögretir."
ONLARA KATINDAKİLERİ GÖSTERİR ONLAR DA GÖNÜL VE SIR GÖZLERİ İLE GÖSTERİLENLERİ GÖRÜRLER, bunun neticesinde nazarlarinda dünyanin ve dünyanin saltanatinin zerre degeri kalmaz." (Feth’ür-Rabbânî Huzur Sohbetleri 26.sohbet s.182,183 huzur yayinevi tercüme Sidki Gülle)
Gavsül Azam Abdulkadir Geylani H.z: "El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri:
"Hepiniz birbirinize hizmet ediyorsunuz; peki Allah'a kim hizmet edecek? Ey ölü! Ey Toprak Yakinda üzerinde gezilen bir topraga dönüşeceksin! Topraktan geldin yine topraga döndürüleceksin, beşikten mezara taşinacaksin.! Ama sen bunun farkinda degilsin, bunun sebebi senin sagir olmandir!...Benzin solukluguna bakilmaz, başkalarina ögütte bulunmamin ilk şarti senin inanmiş (Allah'a ulaşmayi dileyerek hakiki iman etmiş) olmandir. KULUN KENDİSİ HAKKA (ALLAH'A) ULAŞMADIKÇA, HALKI HAKKA ÇAGIRMASI UYGUN DEGİLDİR...
...Allah'im! Herkesi islah eyle.Allah'im! Bizi salih kişiler eyle. Bize salah ver, ihtiyaclarimizi sana arzettir, YÖNELİŞİMİZİ SANA ÇEVİR."
Hazret daha sonra el-imam izzeddin Medresesinin üstazina (ögretmenine) işarette bulunarak;
"KALK ELİNİ ELİME KOY, bu harap diyardan malindan, evladindan ayrilip KOŞARAK RABBİMİZ'E GİDELİM. ALLAH'A YÖNEL, AMELE YÖNEL, yakinda Hakk'a götürüleceksin O seni amellerinden sorgulayacak. O seni, kendisini bilmen icin yaratmiştir, dünya ve ahiret icin yaratmamiştir..." (el-Fethu'r Rabbani Huzur sohbetleri s.594,595,596 huzur yayinevi tercüme Sidki Gülle)
Abdülkâdir Geylânî H.z: Feth’ür-Rabbânî:
"Hak dostlari,...Haberin bizzat kaynaginda bulunmuşlar RAB'LERİNE ULAŞMIŞLARDIR."(Feth’ür-Ra
sahih buhari 11.cilt sayfa 181)
AHZAB-40: Mâ kâne muhammedun ebâ ehadin min ricâlikum, ve lâkin resûlallâhi ve hâtemen nebiyyin(nebiyyine), ve kânallâhu bi kulli şey’in alîmâ(alîmen).
Muhammed (A.S), sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası olmamıştır (değildir). Fakat Allah'ın Resûl'ü ve Nebîlerin (Peygamberlerin) Hatemi'dir (Sonuncusu). Allah, herşeyi en iyi bilendir.
RA'D-7: Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin).
Ve kâfirler derler ki: “O’nun üzerine Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır (zamanın her parçasında ve bütün kavimlerde).
SECDE-24: Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
A'RÂF-181: Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne).
Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakk’a (Allah’a) ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.
MAİDE-35: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler)! Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki; siz felâha erersiniz.
---Peygamber Efendimiz (SAV)'in şöyle söyledigi nakledilmiştir; "Herkes kendi zamanlarinin imamlari ile Rablerinin kitabi, Peygamberlerinin de sünneti ile cagrilacaklardir." (Suyuti, ed-Durru'l-Mensur, V, 317)
---"Ve ene nefahatun fetearadu ve men lem narif imame zamanihi felyemutu meyteten cahiliyetten. Size ruh verenler gelecek, onlari arayip bulun. Kim zamanin imamina tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür." (Sahihi Müslim 58, hadis no. 1851)
---4291...Rasulullah (SAV)'in şöyle buyurdugunu rivayet etti dedi.Allah (c.c) bu ümmete her yüz yil başinda dinini yenileyecek birisini (bir müceddid) gönderecektir." (Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayinevi: 14/412. Melahim hadis no: 4291)
---"Yeryüzü Halilürrahman (AS) gibi (kullara acıyan) kırk (abdal) kişiden katiyen hali kalmaz. Onların sayesinde size yağmur verilir. Onların sayesinde (dünyevi ve uhrevi) zafere kavuşturulursunuz. Onlardan (yani O hak dostlarından) biri vefat eder etmez derhal Allah (CC) Hz.leri yerine başka birini tayin eder." (Ramuzel Hadis 4384 Nolu Had. Şer.)
---"Size Allah'a karşi takvayi, başiniza siyah bir köle bile gelse emrini dinleyip ona itaat etmenizi tavsiye ederim. Icinizden yaşayacak olanlar cok ihtilaflar göreceklerdir. Benim sünnetime ve MÜRŞİD HALİFE MEHDİLERİN sünnetlerinin yolundan ayrilmayiniz. Bu yola simsiki sariliniz, sonradan ortaya cikanlardan kacininiz, cünkü her bid'at dalalettir." (Ebu Davud ve Tirmizi)
---"Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah'a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah'a isyan etmiş olur. Her kim İmam'a (Kamil Mürşide veya Devrin İmam'ina) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam'a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur." (Ibni Mace 8/2589)
---"El ulamau verasetul enbiya, hukemau ulamau kedau en enbiyaye min fekhihim.
Alimler, Resulullah'in varisleridir, hikmet sahibi alimler, fikih acisindan nebiler seviyesindedirler."
Mektubat-i Rabbani 1/520:
"Her yüz sene basinda bu ümmetin ulemasi arasinda bir müceddid gelecek ve seriati ihya edecektir."
İMAM-I RABBANİ (K.S):
"Yüce mukaddes cenab-i Hakka ULAŞTIRAN yol ikidir:
Birinci yol: Kurb-u Nübüvvete taalluk eden (ait olan) yoldur...Bu yol aslinda ASLINA ULAŞTIRIR.Asaleten bu yoldan ULAŞANLAR enbiyadir (peygamberlerdir)...
İkinci yol: Kurb-u velayettir. Aktab (kutublar, devrin imamlari) evtad nüceba (üstün seviyeye ulasmis, nesli temiz olan kimseler) ve Allahu Teala'nin umum (bütün) veli kullari bu yoldan VASIL OLURLAR (Kurb-u velayet yolundan ALLAH'A ULAŞIRLAR)."
(Mektubat-i Rabbani 534.Mektup Cilt 2.sayfa 761) Cile Yay.Abdülkadir Akcicek)
Said-i Nursi hz:
"Gerçi her asırda hidayet edici, bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş." (Said-i Nursi Hz.-Emirdağ Lahikası/ Hüve Nuktesi 232)
"Rabbinizin içinde yaşadığınız günlerde nefhâları, feyiz rayihaları vardır. Açın gözünüzü bilin. Agâh olun ki, o nefhâları karşılayın. Onları, istikbâl ve kabul edin ".
İmam Kurtubi:
"O gün, her ümmetin icinden kendilerine karsi birer sahid gönderecegimiz gibi..."Bu sahidler, peygamberlerdir...Bunlar, kiyamet gününde ümmetlerine karsi risalelerini teblig ettiklerine, ümmetlerini imana davet ettiklerine sahidlik edecekler. PEYGAMBER BULUNMAZSA DAHİ-HER ZAMANDA MUTLAKA ŞAHİD VARDIR. Bunlarin kimlikleri hakkinda da iki görüs bulunmaktadir.
Birinci görüşe göre; Peygamberlerin halifeleri olan hidayet önderleridir.
İkinci görüşe göre ise bunlar; Allah'in göndermiş oldugu peygamberlerin şeriatlerini kendileri vasitasiyla muhafaza ettigi ilim adamlaridir. Derim ki; Buna göre Allah'i tevhid eden kimselerin bulunmadigi hic bir dönem olmamiştir." (İmam Kurtubi, el-camiu li-Ahkam'il Kur'an, Buruc Yayinlari: 10 / 253-254)
Hakikat-i Muhammedi Abdulkadir Geylani:
".......Peygamberimiz S.A.V efendimiz dilinden söylenen;Ben ve bana tabi olanlar basiret üzere..(yusuf108) ayetindeki bana uyan cümlesinde bir işaret vardır. peygambere tam varis olan KAMİL MÜRŞİD anlatılır. Demek olur ki, benden sonra irşad; her yönden benim batini basiretime sahip olan kimse tarafından yapılacaktır. Burada tam velayet haline sahip olan zat murad edilmektedir;VELİ OLAN MÜRŞİD (KEHF17) AYETİNDEKİYLE AYNI ŞEYE İŞARET EDER."
Gavsül Azam Abdulkadir Geylani hz.lerinin ''ÖTELERDEN HABERLER" orj.adı ''SIRR'ÜL ESRAR'' kitabından Abdulkadir akçiçek cevirisi;
"Peygamber Efendimiz (S.A.V.) hayatta olsaydı doğrudan alınacak ondan alınırdı. Gayrına ihtiyaç kalmazdı. Öbür aleme intilkal ettikten sonra, tecerred haline geçiyor, bizzat kendisi ile bağ kurulmuyor. İRŞADA MEMUR VELİLER de aynıdır. Onlar da bu alemden göçüp gidince, İRŞAD OLACAK OLMAZ. ANLAYIŞ EHLİ İSEN ANLA! DEĞİLSEN BİR ANLAYANI ARA..."
Hayatta olan velinin, Peygamber S.A.V.EFENDİMİZ' le her bakımdan ilgisi vardır. TAM VERASET HALİ BUNU GEREKTİRİR. Hayatta olduğu müddet o veraseti ve irşad makamını, idare eder."
Abdulkadir Geylani: El-Fethu'r Rabbani Huzur sohbetleri:
"62.Sobhet Tevhidin hakikati (4)
Sohbet yeri:Medrese, Sohbet tarihi:6 Recep, 546/1151, Cuma sabahi:
Hikmet yurdundasiniz Abdülkadir(r.a) buyurdu:
Ey Allah'in kullari! Sizler hikmet yurdunda bulunuyorsunuz, bu bakimdan bir araciya (vesileye) ihtiyaciniz bir zorunluluktur. Mabudunuzdan gönül hastaliklarinizi muayene edecek bir doktor, sizleri tedavi edecek bir tabip, sizi Allah'a yaklastiracak, Allah icin terbiye edecek, Allah'a yakinlik perdesine yaklastiracak, O'nun kapisindaki kapicilara götürecek BİR REHBER İSTEYİN." (El-Fethu'r Rabbani Huzur sohbetleri s.485, huzur yayinevi tercüme Sidki Gülle)
Abdulkadir Geylani Hz. "El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri:
"Gözlerin uykuya daldigi sirada güzelce abdest al, sonra namaz icin divana dur.Namazin kapisini abdestinle Rabbinin kapisini da namazinla ac ve NAMAZIN ARDINDAN İSTEGİNİ ARZEYLEYEREK ŞÖYLE YALVAR:
Rabbim! Kiminle arkadaşlik edeyim? KILAVUZ KİM? SENDEN HABER VEREN KİM? VEKİL KİM? O, Al-i Cenaptir, Senin zannini boşa cikarmaz, hic kuşkusuz o kalbine ilhamda bulunur, sirrina vahiyle yapar., SANA YOL GÖSTERIR; kapilari acar, yolunu aydinlatir.ÖYLE YA CİDDİ ŞEKİLDE ARAYAN, İSTEYEN AMACINA ULAŞIR." (El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri s.530,531, huzur yayinevi tercüme Sidki Gülle)
Abdulkadir Geylani Hz. "El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri:
"YÜCE KAPIYA VARMIŞ BİRİSİNİ BUL! Fasiklar ile münafiklardan uzak dur, siddik nitelikli salih zatlarin peşine takil. Kimin salih, kimin münafik oldugunu farkedemediginde geceleyin kalk iki rekat namaz kil ve ardindan:
RABBİM! BANA SALİH KULLARINI GÖSTER, BANA BENİ SANA GETİRECEK KILAVUZU, bana senin yemeginden yedirecek, senin mesrubatindan icirecek, gözümü Sana yakinlik nuru ile sürmeleyecek beni, bana başkalarinin gördüklerini anlatan degil, bizzat gördüklerini bana haber verecek BİR KILAVUZA İLET" de.
Hak dostlari Aziz ve Celil Allah'in lütuf yiyeceginden yemisler, ünsiyet sarabindan icmisler, O'nun yakinlik kapisini görmüslerdir. Onlar duyduklari haberle yetinmemisler, bilakis savasip sabir göstermisler, kendilerini ve halki asarak "Hak dostlari,...Haberin bizzat kaynaginda bulunmuşlar RAB'LERİNE ULAŞMIŞLARDIR. O (Allah da) kendilerini egitmis, aritmis, kendilerine hikmet ve bilgileri ögretmis, onlari saltanatina muttali kilmis, onlara göklerde ve yerlerde Kendinden baska hükümran olmadigini,....ögretir."
ONLARA KATINDAKİLERİ GÖSTERİR ONLAR DA GÖNÜL VE SIR GÖZLERİ İLE GÖSTERİLENLERİ GÖRÜRLER, bunun neticesinde nazarlarinda dünyanin ve dünyanin saltanatinin zerre degeri kalmaz." (Feth’ür-Rabbânî Huzur Sohbetleri 26.sohbet s.182,183 huzur yayinevi tercüme Sidki Gülle)
Gavsül Azam Abdulkadir Geylani H.z: "El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri:
"Hepiniz birbirinize hizmet ediyorsunuz; peki Allah'a kim hizmet edecek? Ey ölü! Ey Toprak Yakinda üzerinde gezilen bir topraga dönüşeceksin! Topraktan geldin yine topraga döndürüleceksin, beşikten mezara taşinacaksin.! Ama sen bunun farkinda degilsin, bunun sebebi senin sagir olmandir!...Benzin solukluguna bakilmaz, başkalarina ögütte bulunmamin ilk şarti senin inanmiş (Allah'a ulaşmayi dileyerek hakiki iman etmiş) olmandir. KULUN KENDİSİ HAKKA (ALLAH'A) ULAŞMADIKÇA, HALKI HAKKA ÇAGIRMASI UYGUN DEGİLDİR...
...Allah'im! Herkesi islah eyle.Allah'im! Bizi salih kişiler eyle. Bize salah ver, ihtiyaclarimizi sana arzettir, YÖNELİŞİMİZİ SANA ÇEVİR."
Hazret daha sonra el-imam izzeddin Medresesinin üstazina (ögretmenine) işarette bulunarak;
"KALK ELİNİ ELİME KOY, bu harap diyardan malindan, evladindan ayrilip KOŞARAK RABBİMİZ'E GİDELİM. ALLAH'A YÖNEL, AMELE YÖNEL, yakinda Hakk'a götürüleceksin O seni amellerinden sorgulayacak. O seni, kendisini bilmen icin yaratmiştir, dünya ve ahiret icin yaratmamiştir..." (el-Fethu'r Rabbani Huzur sohbetleri s.594,595,596 huzur yayinevi tercüme Sidki Gülle)
Abdülkâdir Geylânî H.z: Feth’ür-Rabbânî:
"Hak dostlari,...Haberin bizzat kaynaginda bulunmuşlar RAB'LERİNE ULAŞMIŞLARDIR."(Feth’ür-Ra