- Üyelik Tarihi
- 16 May 2012
- Mesajlar
- 5,191
- Aldığı Beğeniler
- 11,197
- Konum
- Olduğum Yerden
- Takım
- Galatasaray
Evveldi.
Hikayemiz güzeldi.
Sokakları doldururduk akşam ezanlarına kadar.
Sokaklar temiz, sokaklar şendi.
Kirlenen sadece elbiselerimizdi.
Üç harfli marketler yoktu.
Kalemi kırtasiyeden,
meyveleri pazardan,
oyuncakları oyuncakçıdan alırdık.
Paramız olmadığında, gazozları veresiye aldığımız bakkal amcalarımız vardı.
Herkesi bilirlerdi.
Hem yağ, şeker, un satar hem dert dinlerlerdi. Nöbetçi eczane de oluverirlerdi.
Mekanik değil, manyetik değil, temassız değil her şey çok içtendi.
Mahallenin kanları deli akan, arabalarına gözü gibi bakan üstüne bir de arabasına isim takan abilerimiz vardı.
Kolay çekilen, zor ödenen araba kredileri de olmayınca daha bir kıymetliydi yerle bir şahin.
Araba değil de sanki aileden biriydi.
İlk aşkların heyecanını ilk o bilirdi.
İlk ayrılıkların acısına ilk o ortak olurdu.
Mesela Müslüm baba “hasret rüzgarları çok erken esti” derdi.
Çizgi romanlar,
Kovboy filimleri,
Pazartesi temizlikleri,
Kapı önü sohbetleri,
Doldurma kasetleri,
Pencere önü teyzeleri ile her şey daha bir gerçekti.
Evveldi.
Hikayemiz güzeldi.
Bir dizi vardı hiç bitmeyecek sanırdık.
Jack’in sesi evlerden eksilmezdi.
Dizi bitti.
Adı kaldı.
İşte bu çağın adı da Yalan Rüzgarı.
Seçil Oğuz
Hikayemiz güzeldi.
Sokakları doldururduk akşam ezanlarına kadar.
Sokaklar temiz, sokaklar şendi.
Kirlenen sadece elbiselerimizdi.
Üç harfli marketler yoktu.
Kalemi kırtasiyeden,
meyveleri pazardan,
oyuncakları oyuncakçıdan alırdık.
Paramız olmadığında, gazozları veresiye aldığımız bakkal amcalarımız vardı.
Herkesi bilirlerdi.
Hem yağ, şeker, un satar hem dert dinlerlerdi. Nöbetçi eczane de oluverirlerdi.
Mekanik değil, manyetik değil, temassız değil her şey çok içtendi.
Mahallenin kanları deli akan, arabalarına gözü gibi bakan üstüne bir de arabasına isim takan abilerimiz vardı.
Kolay çekilen, zor ödenen araba kredileri de olmayınca daha bir kıymetliydi yerle bir şahin.
Araba değil de sanki aileden biriydi.
İlk aşkların heyecanını ilk o bilirdi.
İlk ayrılıkların acısına ilk o ortak olurdu.
Mesela Müslüm baba “hasret rüzgarları çok erken esti” derdi.
Çizgi romanlar,
Kovboy filimleri,
Pazartesi temizlikleri,
Kapı önü sohbetleri,
Doldurma kasetleri,
Pencere önü teyzeleri ile her şey daha bir gerçekti.
Evveldi.
Hikayemiz güzeldi.
Bir dizi vardı hiç bitmeyecek sanırdık.
Jack’in sesi evlerden eksilmezdi.
Dizi bitti.
Adı kaldı.
İşte bu çağın adı da Yalan Rüzgarı.
Seçil Oğuz
