Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Hani bir zamanlar, Bir Kutlu'nun sesiyle, aranmıştık ıssızlıklar içinde, 'neredesin' diye diye..
Fazıl, Sahibinden 'ben varım' diyebilecek bir gençlik dilenmişti...

Asrın deryasına atılan Nur'dan taş, iletmişti 'ümmeti' sadalarını; sana, bana, dalga dalga...

Ağladılar, aradılar. Yakub'un gözyaşlarına denk, Yusuf'un hasretini aşkın. Öyle bir kıtlıkta yaptılar ki bu işi, insan kıtlığında insan... Seni, beni, bizi buldular bu kıtlıkta. Kıtlıkta ancak biz bulunabilirdik ama. Bu yüzden bize bağladılar ümitlerini...

Arkadaş!

Gel, beraberce oturup halimize ağlayalım, sinelerimizi dağlayalım. Kusurdan bir heykel haline gelmiş mahiyetimize, duygularımızın dumura uğrayışına, hoyratlaşan gönlümüze ağlayalım. Ah u efganımız yukarılara doğru pervaz etsin, meleği ve feleği velveleye versin. Sonra göklerden bir feryat kopsun! Kopsun ki rahmet bulutları harekete geçsin. Bulutlar ateşimizi, yangınımızı söndürsün. Dünya ve ukba ateşini...

Ey arkadaş! Hani söz vermiştik...

Saman çöplerine kıymet vermeyecek, çakıl taşlarını kürüyecektik. Dualarımızdan; ihlası, samimiyeti, metaneti, cesareti, uhuvveti, kuvveti eksik etmeyecektik. 1'lerden 11'ler, 111'ler, 1111'ler yapacaktık. Sonra bunlara hoşgörüyü ve diyaloğu da ekleyecektik. Say u gayret bize ait olacak ama, ganimet başkalarına. Yol yapmak bizeydi, yürümek başkalarına. Karda yürüyecektik, kar kurtçuklarını bile rahatsız etmeyecektik. Kuş gibi değil, koyun gibi olacaktık; kay değil, süt verecektik yavrularımıza. Ruhumuzda eritecektik göklerden aldığımız ilhamları ve akıtacaktık aç ruhlara...

Lafta mı kaldı arkadaş, lafta mı?

Durmadık sözümüzde; geldik otuza, kırka ve hatta elliye. Yakışır mı arkadaş, yakışır mı bizim gibilere...

Hıçkırıklarla yükselen 'Esatiri Yiğidim', 'Hasbilerim', 'Kutlular', 'Havariler' nidaları kimlereydi acaba, kimlere? Ruhullah mı dirilip, diriltecekti yaşayan ölüleri? Mus'ab mı gelip meydan okuyacaktı dünya malına, kolu kanadı pahasına? Seyfullah mı inecekti göklerden insanlığı te'dib için? Ukbe mi gelerek atını sürecekti okyanusa? Fatih mi içi dışı fethe çıkacaktı yeniden? Şir pençe mi sardıracaktı çamurlu cübbesini tabutuna?

Sakın bekleme! Söz dinle, söz ver, sözünde dur! Hakk'ı düşün, Hakk'ı söyle!..

Sözü süz de söyle,
Manayı inci gibi diz de söyle,
Yüzde söyle, gıybet olmasın,
Ukdeyi içinden çöz de söyle, yapmasın yara,
Öyle bir söyle ki hoş gelsin yare ağyara.
İma ile söyle, ister remizle,
İlla haddini hududunu çiz de söyle,
Güzde söyleyeceğini güzde söyle, bırakma yaza,
Sırlarını candan içe dosta söyle, sızdırma yoza.
Düzde söyleyeceğini düzde söyle,
Ne yüksekte ne tümsekte.
Hem de iyi bir pozda, tam bir dozda söyle.
Bir de acele etme kozu gözetle.
Hakkı yüzde yüz söyle Cebbara,
Dilsiz şeytan olmayasın sonra,
Söyle sen hakkı yerli yerince,
Artık düşünme pek ince ince.
İster gözle söyle, ister yaz da söyle,
İster nazla ister niyazla.
Söylerken Hakkı biraz da
Nefsine söyle, değil afaka.

Bir de ey arkadaş! Yunus'a verdiğin sözü unutma. Sonra Mevlana'yı da...

Senden söz almıştı Yunus; 'Dövene elsiz, sövene dilsiz ve gönülsüz' olacaktın. Nasihatiyle derviş, zirvelere taşımak istemişti seni, tolerans ve sevgi kervanlarıyla. O yine sana, 'Yaratılanı sev, Yaradan'dan ötürü' mesajını, çağlar ötesinden göndererek, karıncayı bile incitmemeni salık vermişti. Ne kadarına uydun bu tavsiyenin, ne kadarına?

Mevlana'yı köyünden eden neydi? Neden gelmişti yaban eli Anadolu'ya; çuluyla, çuvalıyla. Çünkü onun lugatinde 'yaban' kelimesi geçmiyordu. Rabbine kölelikte bulduğu gerçek hürriyeti, 'gel!' sadaları ile seslendirmişti cihana. Bu sese kendi nefsi kulak vermeliydi. Nefsine dinletmeliydi bu sesi. Nefsine dinletti ve hicreti tercih etti. Mevlana, Anadolu'da Celaleddini Rumi oldu.

Allah'ım! Senden diliyor ve dileniyoruz.

Senden uzak kalış hasretini nefsimize duyur, aç olan gönlümüzü doyur. Gece kadar karanlık ruhumuza şefkat et. Bükülmüş şu kaddimize, ölgün ve solgun rengimize, burulmuş boynumuza ve kırık kalbimize merhamet et.

Şu en sakin anda, sızlanışlara cevap verdiğin dakikalarda, kapkara bir gönülle değil, Senden başkasına secde etmeyen başımızla Sana dönüyor, bir türlü titretemediğimiz dudaklarımızla Senden nefsimizi ıslah etmeni istiyoruz. Bizim uzaklığımız nisbetiyle değil, yakınlığın hürmetine kalbimize ve ruhumuza rikkat ver. Nasıl yaşamamızı istiyorsan, bizleri rızana uygun olarak öyle yaşat. Nefsimizle bir an bile başbaşa bırakma...
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
bu şimdi akid 'in bu güne uyarlanmışı mı ???yani günümüze çevrilmişi mi???
 

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Özür dilerim ama akid demekle neden bahsettiniz anlamadım.Bu yazı Ali Çavdar'ın bir dergide yayınladığı bir yazıydı.Çok hoşuma gitti ve sizinlede paylaşmak istedim.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
o akidden kastım buydu ablam.. bana okuyunca bunu çağrışım yaptı

Hani söz vermiştik


Hani söz vermiştik,alemi ervahta,
Belâ demiştik elestü Birabbiküm sualine,
Yaratıcı,rızık verici ve yegane kanun koyucu olarak
Allahtan başka ilah , önder olarakta onun resulünden başkasını tanımıyacaktık.
Hani söz vermiştik...

Hani söz vermiştik,

Erkamın evinde hangi şart ve ortamda olursa olsun,
İlayı Kelimetullah misyonunu yürütecek,
Musibetlerden yılmayacak
Hiçbir tehditten korkmayacak,
Gerekirse ölümlerin en güzeline talip olacaktık

Hani söz vermiştik Akabe tepesinde...

Kendimizi ve ailemizi koruduğumuz gibi,
Kanımızla,malımızla ve canımızla koruyacaktık resulullahı,
Hani söz vermiştik akabe tepesinde...
Doğru olan herşeyde resule itaat edecektik.
Rabbani davayı elden ele gönülden gönüle
Balçıkla sıvanmayan hakikat güneşini cihadsız ve şehadetsiz bırakarak lekelemeyecektik...

Hani söz vermiştik medinede ,

Dünya kardeşliğinin en güzel teşekkül etmeye başladığı medinede,
Kıyamete kadar tüm müslümanlar kardeş olacaktı ve bizler,
Ve Bizler muhakkak ki müminler kardeştir fermanı ilahısına gönülden bağlanacak,
Vücudun azaları gibi,birbirimizin derdiyle dertlenip sevinçlerimize ortak olacak,
Komşusu açken tok yatan bizden değildir düsturuna ,
Evrensel komşuluk bildirisine
Kardeşliğin en alt eşiği olarak bakacaktık.

Hani söz vermiştik rıdvanda,

Başımızı tutamayan ellerimizi kökünden kurutacaktık.
Nemlenmemiş bir gözü,
Yara almamış ,çile çekmemiş bir bedeni mevlaya sunmayacaktık
Mücadelesiz ve vuslata özlemsiz geçen bir günü yaşanmamış kabul edip,
Doğarken nişanlandığımız ölümle ,
Cihad masasında şehadet gömleğini giyerek,
Nikahlanacağımız günün hasretiyle yanıp tutuşacaktık,

Hani söz vermiştik...

Ayaklarımızı vura vura mekkeye girerken,
Dinime namusuma göz diken zalimler tekrar iş başına gelirse,
Mukaddes beldelere ebreheler tekrar saldırırsa,
Bizde kanatlanıp uçacak,mevlamızın ebabil kuşları olmaya talip olacaktık.

Hani söz vermiştik veda haccında resulullaha,

Cahiliye adetlerini bir daha diriltmemek üzere kökünden kurutacaktık,
Miras bırakılan emanetlere sımsıkı sarılacak,
Ahkam-ı kuraniyyeyi tüm dünyaya hakim kılacaktık,
Ahde vefa gösteremedik ALLAHIM,
Zihinlerdeki hatırasını çoktan silmiştik,
Şehadet mi?
Çok uzaktı bizden,tanımıyorduk onu,
Sözlüklerimizden bile çıkarmıştık.
Çile çekmeye yanaşmadık,öyle eğildik,öyle eğildik ki,
Doğrulacak ne bir belimiz,kaldıracak ne bir başımız kaldı,
Utanıyoruz ALLAHIM.

Nemlenmemiş bir gözle yara almamış bir bedenle huzuruna varmaya
Utanıyoruz,...
Ahde vefa gösteremedik ALLAHIM bunu biliyoruz,
Ama şunuda biliyoruz ki
Rahmet deryanda ufacık bir damlayız,
Yüzümüz yerde ama
AFFET ALLAHIM AFFET.....
 

MuhacirEnsar

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
31 Eki 2005
Mesajlar
6,511
Aldığı Beğeniler
40
Konum
MEDİNE
Takım
Fenerbahçe
ORiJiNAL YAZARI : fzehra
o akidden kastım buydu ablam.. bana okuyunca bunu çağrışım yaptı

Hani söz vermiştik


Hani söz vermiştik,alemi ervahta,
Belâ demiştik elestü Birabbiküm sualine,
Yaratıcı,rızık verici ve yegane kanun koyucu olarak
Allahtan başka ilah , önder olarakta onun resulünden başkasını tanımıyacaktık.
Hani söz vermiştik...

Hani söz vermiştik,

Erkamın evinde hangi şart ve ortamda olursa olsun,
İlayı Kelimetullah misyonunu yürütecek,
Musibetlerden yılmayacak
Hiçbir tehditten korkmayacak,
Gerekirse ölümlerin en güzeline talip olacaktık

Hani söz vermiştik Akabe tepesinde...

Kendimizi ve ailemizi koruduğumuz gibi,
Kanımızla,malımızla ve canımızla koruyacaktık resulullahı,
Hani söz vermiştik akabe tepesinde...
Doğru olan herşeyde resule itaat edecektik.
Rabbani davayı elden ele gönülden gönüle
Balçıkla sıvanmayan hakikat güneşini cihadsız ve şehadetsiz bırakarak lekelemeyecektik...

Hani söz vermiştik medinede ,

Dünya kardeşliğinin en güzel teşekkül etmeye başladığı medinede,
Kıyamete kadar tüm müslümanlar kardeş olacaktı ve bizler,
Ve Bizler muhakkak ki müminler kardeştir fermanı ilahısına gönülden bağlanacak,
Vücudun azaları gibi,birbirimizin derdiyle dertlenip sevinçlerimize ortak olacak,
Komşusu açken tok yatan bizden değildir düsturuna ,
Evrensel komşuluk bildirisine
Kardeşliğin en alt eşiği olarak bakacaktık.

Hani söz vermiştik rıdvanda,

Başımızı tutamayan ellerimizi kökünden kurutacaktık.
Nemlenmemiş bir gözü,
Yara almamış ,çile çekmemiş bir bedeni mevlaya sunmayacaktık
Mücadelesiz ve vuslata özlemsiz geçen bir günü yaşanmamış kabul edip,
Doğarken nişanlandığımız ölümle ,
Cihad masasında şehadet gömleğini giyerek,
Nikahlanacağımız günün hasretiyle yanıp tutuşacaktık,

Hani söz vermiştik...

Ayaklarımızı vura vura mekkeye girerken,
Dinime namusuma göz diken zalimler tekrar iş başına gelirse,
Mukaddes beldelere ebreheler tekrar saldırırsa,
Bizde kanatlanıp uçacak,mevlamızın ebabil kuşları olmaya talip olacaktık.

Hani söz vermiştik veda haccında resulullaha,

Cahiliye adetlerini bir daha diriltmemek üzere kökünden kurutacaktık,
Miras bırakılan emanetlere sımsıkı sarılacak,
Ahkam-ı kuraniyyeyi tüm dünyaya hakim kılacaktık,
Ahde vefa gösteremedik ALLAHIM,
Zihinlerdeki hatırasını çoktan silmiştik,
Şehadet mi?
Çok uzaktı bizden,tanımıyorduk onu,
Sözlüklerimizden bile çıkarmıştık.
Çile çekmeye yanaşmadık,öyle eğildik,öyle eğildik ki,
Doğrulacak ne bir belimiz,kaldıracak ne bir başımız kaldı,
Utanıyoruz ALLAHIM.

Nemlenmemiş bir gözle yara almamış bir bedenle huzuruna varmaya
Utanıyoruz,...
Ahde vefa gösteremedik ALLAHIM bunu biliyoruz,
Ama şunuda biliyoruz ki
Rahmet deryanda ufacık bir damlayız,
Yüzümüz yerde ama
AFFET ALLAHIM AFFET..... [/SIZE]
 
Üst Alt