- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
...şimdilik avuçlarıma alamıyorum gülü,
dikenlerini avuçlayabiliyorum.
razı oluyorum canımın yanmasına;
canımı yakıyorum avuçlarımı sıkarak....
ey benim sîne-i nurum,
ey benim nûr-u aynım,
ey benim sabrı cemîlim,
ey avuçlarımı dikenlerine rağmen kendine toprak bildiğim gülüm,
şimdilerde yakubî bir soluktur içime çektiğim,
dilimin kıyısına dokunan, bir baba yüreğinin niyazı kadar beyaz;
artık bana güzel bir sabır yakışır!
dilim, yusufumu besleyen bir dua için dokunur söze.
bir yusuf kuyumda ağlar, arşta yükselirken adı
bir yusuf nazarımdaki kıymetini bilmez, eza olurken ahvali sol yanıma&
bir yusuf, yusufluğunu bilmez;
ve ben korkarım bir hasetlik canına dokunur yusufun diye&
ben korkarım karanlık eza olur yüreğe diye&
ey benim derûnumdaki sevda,
yarınlarıma dair hüsn-ü zannım,
hatrına niyaza dokunur dilim her dem,
hatrına yüreğim buruk heyecanlar yaşar doğan günle,
hatrına boyun bükerim sevgiliye,
hatırı sayılır olurum diye yar nazarında..
ey benim avuçlarımı kanatan sevda,
derinliğim kadardır avuçlarımda açtığın yara,
ne içimi imar ediyorsun sevinçle,
ne de sûretime mutluluğun resmini çizebiliyorsun.
ben üzerine titriyorum bir çocuk gibi,
büyümeni istiyorum,
büyütmeni istiyorum beni yâr nazarında..
ey benim lisanını hala anlayamadığım sevda,
sükûtun dağlar gibi içimde,
rengin gece misali.
leylim der susarım şimdilerde -sen gibi-,
yücelirim yâr makamına diye&
ey cemilin letafeti,
yûsufî güzellikte değil sûretim
yakub kadar sabırlı da değilim,
ama bilirim ki içimde büyürsen;
sultanı olacağım bir beldenin.
gözlerim aydınlanacak,
aydınlık olacağım mısıra..
ey içimdeki sevda,
içimin nili olursan, ereriz huzura;
can oluruz bir kurak beldeye&
Alinti...!
dikenlerini avuçlayabiliyorum.
razı oluyorum canımın yanmasına;
canımı yakıyorum avuçlarımı sıkarak....
ey benim sîne-i nurum,
ey benim nûr-u aynım,
ey benim sabrı cemîlim,
ey avuçlarımı dikenlerine rağmen kendine toprak bildiğim gülüm,
şimdilerde yakubî bir soluktur içime çektiğim,
dilimin kıyısına dokunan, bir baba yüreğinin niyazı kadar beyaz;
artık bana güzel bir sabır yakışır!
dilim, yusufumu besleyen bir dua için dokunur söze.
bir yusuf kuyumda ağlar, arşta yükselirken adı
bir yusuf nazarımdaki kıymetini bilmez, eza olurken ahvali sol yanıma&
bir yusuf, yusufluğunu bilmez;
ve ben korkarım bir hasetlik canına dokunur yusufun diye&
ben korkarım karanlık eza olur yüreğe diye&
ey benim derûnumdaki sevda,
yarınlarıma dair hüsn-ü zannım,
hatrına niyaza dokunur dilim her dem,
hatrına yüreğim buruk heyecanlar yaşar doğan günle,
hatrına boyun bükerim sevgiliye,
hatırı sayılır olurum diye yar nazarında..
ey benim avuçlarımı kanatan sevda,
derinliğim kadardır avuçlarımda açtığın yara,
ne içimi imar ediyorsun sevinçle,
ne de sûretime mutluluğun resmini çizebiliyorsun.
ben üzerine titriyorum bir çocuk gibi,
büyümeni istiyorum,
büyütmeni istiyorum beni yâr nazarında..
ey benim lisanını hala anlayamadığım sevda,
sükûtun dağlar gibi içimde,
rengin gece misali.
leylim der susarım şimdilerde -sen gibi-,
yücelirim yâr makamına diye&
ey cemilin letafeti,
yûsufî güzellikte değil sûretim
yakub kadar sabırlı da değilim,
ama bilirim ki içimde büyürsen;
sultanı olacağım bir beldenin.
gözlerim aydınlanacak,
aydınlık olacağım mısıra..
ey içimdeki sevda,
içimin nili olursan, ereriz huzura;
can oluruz bir kurak beldeye&
Alinti...!