- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,072
- Aldığı Beğeniler
- 2
Ey gencligimde gulmus simdi aglayan nefsim!!!
Bediuzzaman insanin piskolojik yapisini dikkate alarak aklin ya da kaba hayvani duygularin egemenliginin insani hangi sonuca goturecegini cok sayida misaller ureterek anlatmaya calisir.
Yedinci Sozde bu konuyla ilgili gelistirdigi analoji carpici niteliktedir: Savas zamaninda bir asker kendi ulkesinden cok uzaklarda trajik bir duruma duser; bu askerin her tarafi derin yara bere icindedir; bir taraftan bu yaralarla ugrasirken diger taraftan da her an saldirmak uzere duran bir aslandan korunmaya calisir. Bunlar yetmezmis gibi bir de onune tum sevdiklerinin sirayla birer birer idam edildigini, siranin kendisine gelmesini bekledigi bir de idam hesbasi dikilmis. Bu zavalli asker boyle umutsuz bir sekilde beklerken sag tarafindan nurlu, iyi niyetli bir kisi belirir ve ona: Uzulme yavrum! Sana iki tilsim verip ogretecegim, bu tilsimlari guzelce kullandiginda o aslan sana dost olacakve bir at gibi hizmetine girecek, o idam sehbasi da senin icin bir salincaga donusecektir. Ayrica sana iki ilac verecegim, onlari kullandiginda yaralarin hemen iyilesecek, sihhate kavusacaksin. Sonra sana bir bilet verecegim, hemen yola cikacak ve bir senelik yolu bir gunde alacak ve ulkene kavusacaksin, diyerek ilac ve bileti verir. Tam bu esnada bu defa sol raeafindan seytan gibi biri belirir ve aldatici ve bastan cikarici bir uslubla ona:Hey arkadas! Gel beraber eglenelim, bos zamanlarimizin tadini cikaralim, su sarkilari dinleyelim, su yemekleri yiyelim, su ciplak kiz resimlerine bakalim! diyerek bastan cikarmaya calisir. Asker ise onun cagrisina aldanarak elindeki bileti yirtar, ilaclari ve tilsimi kullanmaktan vazgecer. Bu defa diger nurlu adam yaninda bilerek onu ikaz eder:Yavrucugum! Sakin o seytana aldanma! ve ona de ki: eger arkamdaki aslani oldurup, idam sehbasini kaldirip, her tarafimdaki yaralar iyilestirip, ulkeme en kisa surede donmemi saglayacak imkanin var ise goster, sonra sonra egleniriz; yoksa ben isime bakacagim de diyerek bastan cikarici seytana kanmamasini ogutler.
Bediuzzaman bu ornegi verdikten sonra nefsine donerek: Ey gencligimde gulmus simdi aglayan nefsim! diyerek hesaplasmaya baslar. Analojideki askerin genel olarak insan oldugunu, aslanin ecel, idam sehbasinin olum oldugunu soyler. İnsanin gozu onunde her gun sevdigi es ve dostlari ecel celladinin penceleri arasinda parcalaniyor ve ipe cekiliyor, her insan da kuyruga girmis kendi sirasini bekliyor. O yaralar insanin gucsuzlugu ve fakirligidir. O yolculuk ise ruhlar aleminden, anne karnindan, bebeklikten, cocukluktan, genclikten ihtiyarliktan, dunyadan, kabirden, berzahtan, hasirden, sirattan gecen uzun yolculuktur. O tilsim Allah inancidir, bu inancla insan olum yoluyla dunya zindanindan kurtulup, cennet bahcelerine gecer. O bilet basta namaz olmak uzere genel olarak farzllari yerine getirip, buyuk gunahlardan kacinmadir. Bastan cikarici kisinin teklif ettigi eglenceler ise insani uyusturan, esas gorevini unutturan her turlu gar-i mesru eglenceler, hazlardir. Akli olan kimse kendisini gayr-i mesru hazlara cagiran nefsine soyle seslenmelidir: Ey nefsim! sayet olumu oldurup, kabir kapisini kapatabileceksen, her turlu ayrilik ve hicrani ortadan kaldirabileceksen o zaman delicesine eglenebiliriz. Bunlara gucun yetmiyorsa lutfen benim pesimi birak, benim cok onemli islerim var. (Nursi, c.I, 1994, s.10-11
Bediuzzaman insanin piskolojik yapisini dikkate alarak aklin ya da kaba hayvani duygularin egemenliginin insani hangi sonuca goturecegini cok sayida misaller ureterek anlatmaya calisir.
Yedinci Sozde bu konuyla ilgili gelistirdigi analoji carpici niteliktedir: Savas zamaninda bir asker kendi ulkesinden cok uzaklarda trajik bir duruma duser; bu askerin her tarafi derin yara bere icindedir; bir taraftan bu yaralarla ugrasirken diger taraftan da her an saldirmak uzere duran bir aslandan korunmaya calisir. Bunlar yetmezmis gibi bir de onune tum sevdiklerinin sirayla birer birer idam edildigini, siranin kendisine gelmesini bekledigi bir de idam hesbasi dikilmis. Bu zavalli asker boyle umutsuz bir sekilde beklerken sag tarafindan nurlu, iyi niyetli bir kisi belirir ve ona: Uzulme yavrum! Sana iki tilsim verip ogretecegim, bu tilsimlari guzelce kullandiginda o aslan sana dost olacakve bir at gibi hizmetine girecek, o idam sehbasi da senin icin bir salincaga donusecektir. Ayrica sana iki ilac verecegim, onlari kullandiginda yaralarin hemen iyilesecek, sihhate kavusacaksin. Sonra sana bir bilet verecegim, hemen yola cikacak ve bir senelik yolu bir gunde alacak ve ulkene kavusacaksin, diyerek ilac ve bileti verir. Tam bu esnada bu defa sol raeafindan seytan gibi biri belirir ve aldatici ve bastan cikarici bir uslubla ona:Hey arkadas! Gel beraber eglenelim, bos zamanlarimizin tadini cikaralim, su sarkilari dinleyelim, su yemekleri yiyelim, su ciplak kiz resimlerine bakalim! diyerek bastan cikarmaya calisir. Asker ise onun cagrisina aldanarak elindeki bileti yirtar, ilaclari ve tilsimi kullanmaktan vazgecer. Bu defa diger nurlu adam yaninda bilerek onu ikaz eder:Yavrucugum! Sakin o seytana aldanma! ve ona de ki: eger arkamdaki aslani oldurup, idam sehbasini kaldirip, her tarafimdaki yaralar iyilestirip, ulkeme en kisa surede donmemi saglayacak imkanin var ise goster, sonra sonra egleniriz; yoksa ben isime bakacagim de diyerek bastan cikarici seytana kanmamasini ogutler.
Bediuzzaman bu ornegi verdikten sonra nefsine donerek: Ey gencligimde gulmus simdi aglayan nefsim! diyerek hesaplasmaya baslar. Analojideki askerin genel olarak insan oldugunu, aslanin ecel, idam sehbasinin olum oldugunu soyler. İnsanin gozu onunde her gun sevdigi es ve dostlari ecel celladinin penceleri arasinda parcalaniyor ve ipe cekiliyor, her insan da kuyruga girmis kendi sirasini bekliyor. O yaralar insanin gucsuzlugu ve fakirligidir. O yolculuk ise ruhlar aleminden, anne karnindan, bebeklikten, cocukluktan, genclikten ihtiyarliktan, dunyadan, kabirden, berzahtan, hasirden, sirattan gecen uzun yolculuktur. O tilsim Allah inancidir, bu inancla insan olum yoluyla dunya zindanindan kurtulup, cennet bahcelerine gecer. O bilet basta namaz olmak uzere genel olarak farzllari yerine getirip, buyuk gunahlardan kacinmadir. Bastan cikarici kisinin teklif ettigi eglenceler ise insani uyusturan, esas gorevini unutturan her turlu gar-i mesru eglenceler, hazlardir. Akli olan kimse kendisini gayr-i mesru hazlara cagiran nefsine soyle seslenmelidir: Ey nefsim! sayet olumu oldurup, kabir kapisini kapatabileceksen, her turlu ayrilik ve hicrani ortadan kaldirabileceksen o zaman delicesine eglenebiliriz. Bunlara gucun yetmiyorsa lutfen benim pesimi birak, benim cok onemli islerim var. (Nursi, c.I, 1994, s.10-11