
Bir lahza görse seni bu yaşlı gözlerim
Ne acı, ne sızı kalır yüreğimde ne de elemim
Razıyım,uğrunda bu yaralı canımı veririm
Gayri dayanamaz oldu artık sensizlikten yaralı yüreğim
Sanki yılardır hasretim sana bu alemde
Yaşlılık gelmeden yaşlandım şu gençliğimde
Vuslatın,sana özlemim var yanan yüreğimde
Ne olur Sultanım gel,dön bir gün evvelde
Yetmez mi sultanım bunca yıl sensiz yaşayışım!
Her gece gizli gizli hasretinden ağlayaşım
Gayri gözümde kalmadı artık dökecek yaşım
Sensiz kalbim kırık boynu bükük kaldı başım
Kanadı kırık yaralı bir kuş oldum sensizlikten
Solgun,kokusuz boynu bükük bir gül oldum Hasretinden
Yaprakları dökülen kup koru bir ağaç oldum seni özlemekten
Hasretinle yanan bir mum oldum gün gün erimekten
Baharı olmayan bir kış oldum yollarını gözlemekten
Ne gözyaşı ne kalp dayanır senin aşkına
İsmin dahi yetiyor yüreğimizi parçalatmaya
Gel ümmetii ümmetii deyip bas sultanım bağrına!
Sil hasretinle damla damla gözlerimden süzülen yaşlarıma!
Garip Mücteba nasıl ne eder sensiz
Kalbi kırık boynu bükük kaldı perişan, çaresiz
Gelmezmisin sultanım bir gün habersiz
Gayri bu yürek,bu gönül dayanamaz oldu artık sensiz
Seyyid Mücteba GEYLANİ
