Ey İnsan! “Sana yazıklar olsun! Eğer Allahü Teala görmüyor diye günaha dalıyorsan bu büyük küfür! Eğer Allah’ın gördüğünü bilerek işliyorsan büyük edepsizliktir” diye nefsine sitem ederek uyarman icap eder. Halbuki, yakınlarından biri sana saygısızlık edince gücenip kızıyorsun da, Allah’a karşı yaptığın küstahlığın neticesini düşünmüyorsun. Onun azabının ağırlığını bir saat güneşte veya hamamda kalmak veya bir yerini ateşe değdirmekle anlaman mümkündür.
Şayet Allah’ın fazlu keremine güvenip, “Benim ibadetime muhtaç değil” diyorsan, dünya işlerinde neden böyle düşünmüyor da, Allah’ın keremine bağlanmıyorsun? Dünyevi ihtiyaçları elde etmek için bütün gayretinle çalıştığın halde Allah’ın rızasını kazanmakta neden gayretli değilsin?
Ey İnsan! Sana yazıklar olsun… Dilinden iman ve İslam akarken, azalarından nifak ve isyan akıyor… “Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı Allahü Teala’ya aittir” (S.Hud 6). Ve “İnsan çalıştığının karşılığını görür” (Necm Suresi 39) buyurulduğu halde, dünyayı tercih edip, köpeğin leşe daldığı gibi, gece gündüz çalışırsın da ahireti askıya alısın, Allah’ın kefaletine itimat etmezsin. Bu halin, imanın isbatına delil olmaz. Zira imanı dil ile söylemek kafi gelseydi münafıklar cehennemlik olmazdı.
Ey İnsan! Sana yazıklar olsun…Hal ve davranışların kıyamete ve hesap gününe inanmayanlara benziyor. Eğer ölümle yok olup kurtulacağını sanıyorsan Allahü Teala’nın “Seni bir damla meniden, çeşitli şekillerden sonra insan suretinde dünyaya getirdi. Öldükten sonra da diriltip hesaba çekecek(S. Abese 18-22) ayetini inkar mı ediyorsun?
Bir Yahudi doktor, sevdiğin yemeği zararlı diye seni men ettiğinde, söz dinler itaat edersin de Peygamber-i Zişan’ın getirdiği ilahi hükümlere neden uymazsın? Halbuki doktorun ilmi, tecrübedeb ibaret; Allah’ın hükümleri ise, ezeli ve ebedi ilim ve irade iledir. Bunu bilesin.
Bir çocuk sana “”Elbisende akreb var” demiş olsa, delil aramadan elbiseni çıkarıp attığın halde; Allah’ın, Peygamber’in beyanlarına, alimlerin, hikmet sahiplerinin sözlerine neden ehemmiyet vermezsin? Bunları bir çocuğun sözlerinden ehemmiyetsiz mi görürsün? Yoksa cehennem ateşi, azab melekleri, ateşten zincirleri, zakkumu, ateşten sopaları, zehirli yılan ve akreplerden çekeceğin acıları dünya cefalarından daha mı ehven sanırsın? Allah seni hidayete kavuştursun. Bu hallerin akıl karı değildir. Şu halini hayvanlar bilse, sana gülerler.
Eğer şu söylediklerimi anladın ve kabullendinse onları niye yerine getirmez de tehir edersin? Bilmiş ol ki, ecel insana çok yakındır; beklenmedik bir anda yakalar. Nasıl emin olursun? Farz edelim sana yüz yıl mühlet verilse, bir defa ibadet etmek kafi mi gelecek? Dağın eteğinde bir defa doyurduğun atla koca dağ dolaşılır mı? Böyle düşünüyorsan şaşkınsın
Şayet Allah’ın fazlu keremine güvenip, “Benim ibadetime muhtaç değil” diyorsan, dünya işlerinde neden böyle düşünmüyor da, Allah’ın keremine bağlanmıyorsun? Dünyevi ihtiyaçları elde etmek için bütün gayretinle çalıştığın halde Allah’ın rızasını kazanmakta neden gayretli değilsin?
Ey İnsan! Sana yazıklar olsun… Dilinden iman ve İslam akarken, azalarından nifak ve isyan akıyor… “Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı Allahü Teala’ya aittir” (S.Hud 6). Ve “İnsan çalıştığının karşılığını görür” (Necm Suresi 39) buyurulduğu halde, dünyayı tercih edip, köpeğin leşe daldığı gibi, gece gündüz çalışırsın da ahireti askıya alısın, Allah’ın kefaletine itimat etmezsin. Bu halin, imanın isbatına delil olmaz. Zira imanı dil ile söylemek kafi gelseydi münafıklar cehennemlik olmazdı.
Ey İnsan! Sana yazıklar olsun…Hal ve davranışların kıyamete ve hesap gününe inanmayanlara benziyor. Eğer ölümle yok olup kurtulacağını sanıyorsan Allahü Teala’nın “Seni bir damla meniden, çeşitli şekillerden sonra insan suretinde dünyaya getirdi. Öldükten sonra da diriltip hesaba çekecek(S. Abese 18-22) ayetini inkar mı ediyorsun?
Bir Yahudi doktor, sevdiğin yemeği zararlı diye seni men ettiğinde, söz dinler itaat edersin de Peygamber-i Zişan’ın getirdiği ilahi hükümlere neden uymazsın? Halbuki doktorun ilmi, tecrübedeb ibaret; Allah’ın hükümleri ise, ezeli ve ebedi ilim ve irade iledir. Bunu bilesin.
Bir çocuk sana “”Elbisende akreb var” demiş olsa, delil aramadan elbiseni çıkarıp attığın halde; Allah’ın, Peygamber’in beyanlarına, alimlerin, hikmet sahiplerinin sözlerine neden ehemmiyet vermezsin? Bunları bir çocuğun sözlerinden ehemmiyetsiz mi görürsün? Yoksa cehennem ateşi, azab melekleri, ateşten zincirleri, zakkumu, ateşten sopaları, zehirli yılan ve akreplerden çekeceğin acıları dünya cefalarından daha mı ehven sanırsın? Allah seni hidayete kavuştursun. Bu hallerin akıl karı değildir. Şu halini hayvanlar bilse, sana gülerler.
Eğer şu söylediklerimi anladın ve kabullendinse onları niye yerine getirmez de tehir edersin? Bilmiş ol ki, ecel insana çok yakındır; beklenmedik bir anda yakalar. Nasıl emin olursun? Farz edelim sana yüz yıl mühlet verilse, bir defa ibadet etmek kafi mi gelecek? Dağın eteğinde bir defa doyurduğun atla koca dağ dolaşılır mı? Böyle düşünüyorsan şaşkınsın
Son düzenleme: