- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
EY KENDİNİ BEGENMİŞ NEFSİM !
Ey nefsim!
Sen kendini genç ve güzel addediyorsun.
Gençligine güvenip güzelliginle de övünüyorsun.
Lakin görmez misin ki gençligin gidecektir ve gençliginle birlikte güzelligin de sönüp çözülecektir.
Dün çocuktun, bu günse yetişkin bir gençsin; yarın gelecek yaşlı olacaksın. Nasıl ki çocukluk çagın yerini gençlige bıraktı, aynen öyle de bu kuvvet çagın yerini zillet yaşına bırakacak. Bilirken bilmez, bu gün etrafina hükmederken yarın kendi bedenine dahi sözünü geçiremez olacaksın. Güzelligini de beş kuruşa sayma; zira 30 sene evvelki dillere destan güzeller, şimdi ya kabirdeler, ya da yüzleri buruşmuş kamburları altında iki büklüm olmuş birer harâbeler.
Ey nefsim!
Sen kendini seviyor; ama sadece kendini seviyorsun. Kerameti kendinden menkul şeyhler gibi, kendi zatında cazibeli haller bulup kendi kendine aşık oluyorsun. Öyle ki başkalarını sevdiginde, hatta hizmet deyip, hayır deyip başkalarının yardımına koştugunda dahi kendi menfaatin ugruna çalışıyor, sinsi sinsi kendi payına ne düşer diye hesap edip, dolaylı yoldan yine kendine varıyorsun. Kendini destanlara sığmayan bir Leylâ görüyor, kendi zatına aşık oluyorsun. Ama böyle yapmakla aşka zulmediyor, dünyadaki en güzel duygu sevgiye cevr ediyorsun. Bilmez misin, aşk denince bir aşık, bir de ona mukabil gelen maşuk olur. Sevgiden bahsedeceksen onda bir seven, bir de sevilen bulunur. Hem sevenin, hem de sevilenin aynı olması duyulmuş şey; aşığın, ayn-ı maşuk oldugu görüldük iş degildir. Gel bu kara sevdadan vazgeç; sevdanın karasını degil, ak olanını tercih et! Kendinde sevgiye layık gördügün ne güzelligin varsa hepsi Rabbindendir; sen Rabbini sev!
Aynaya degil, güzele; gölgeye degil, asla aşık ol!
Ey nefsim!
Sen kendini genç ve güzel addediyorsun.
Gençligine güvenip güzelliginle de övünüyorsun.
Lakin görmez misin ki gençligin gidecektir ve gençliginle birlikte güzelligin de sönüp çözülecektir.
Dün çocuktun, bu günse yetişkin bir gençsin; yarın gelecek yaşlı olacaksın. Nasıl ki çocukluk çagın yerini gençlige bıraktı, aynen öyle de bu kuvvet çagın yerini zillet yaşına bırakacak. Bilirken bilmez, bu gün etrafina hükmederken yarın kendi bedenine dahi sözünü geçiremez olacaksın. Güzelligini de beş kuruşa sayma; zira 30 sene evvelki dillere destan güzeller, şimdi ya kabirdeler, ya da yüzleri buruşmuş kamburları altında iki büklüm olmuş birer harâbeler.
Ey nefsim!
Sen kendini seviyor; ama sadece kendini seviyorsun. Kerameti kendinden menkul şeyhler gibi, kendi zatında cazibeli haller bulup kendi kendine aşık oluyorsun. Öyle ki başkalarını sevdiginde, hatta hizmet deyip, hayır deyip başkalarının yardımına koştugunda dahi kendi menfaatin ugruna çalışıyor, sinsi sinsi kendi payına ne düşer diye hesap edip, dolaylı yoldan yine kendine varıyorsun. Kendini destanlara sığmayan bir Leylâ görüyor, kendi zatına aşık oluyorsun. Ama böyle yapmakla aşka zulmediyor, dünyadaki en güzel duygu sevgiye cevr ediyorsun. Bilmez misin, aşk denince bir aşık, bir de ona mukabil gelen maşuk olur. Sevgiden bahsedeceksen onda bir seven, bir de sevilen bulunur. Hem sevenin, hem de sevilenin aynı olması duyulmuş şey; aşığın, ayn-ı maşuk oldugu görüldük iş degildir. Gel bu kara sevdadan vazgeç; sevdanın karasını degil, ak olanını tercih et! Kendinde sevgiye layık gördügün ne güzelligin varsa hepsi Rabbindendir; sen Rabbini sev!
Aynaya degil, güzele; gölgeye degil, asla aşık ol!